1. Hukuk Dairesi 2010/11277 E. , 2011/1510 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, oğlu A..'ın miras bırakanı olan dedesi E.. A..'nın 3 ada 91 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak damadı olan davalı Sezen'e satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil, olmazsa tenkis isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanı…
**1. Hukuk Dairesi 2010/11277 E. , 2011/1510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, oğlu A..'ın miras bırakanı olan dedesi E.. A..'nın 3 ada 91 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak damadı olan davalı Sezen'e satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil, olmazsa tenkis isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “......mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, davacı A.. davaya davet edilmemiş, yalnızca davayı takip eden avukata tebligat çıkartılmış, avukatın vekaletname ibraz etmemesi üzerine de, usulen açılmış bir davadan söz edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Bilindiği gibi, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğacağı ve bozmada öngörüldüğü şekilde işlem yapılmasının zorunlu hale geleceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, davada yer almasının sağlanması bakımından davacı A.. adına davetiye çıkartılması ve davete uyduğu takdirde onun huzuruyla davanın sürdürülüp sonuçlandırılması gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak miras bırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.02.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Vahap Keşkek geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali,tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkin olup, Mahkemece önceden kurulan kararların temyizi üzerine Dairece verilen bozma kararları çerçevesinde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak usuli eksiklikler tamamlandıktan sonra davanın subut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Gerçekten de, davalılardan A..A..'nın dava ile ve çekişme konusu taşınmazla herhangi bir ilgisi bulunmadığından onun hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Ancak, davacı miras bırakanın davalıya yapmış olduğu taşınmaz temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.