4. Hukuk Dairesi 2010/5470 E. , 2011/5374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne dair verilen 09/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i
**4. Hukuk Dairesi 2010/5470 E. , 2011/5374 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne dair verilen 09/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, 15.03.2009 günlü seçim konuşmasında davalının söylediği "...... diyor 3011 de Başbakan olur diyor, ... bir insan Başbakan olur ya da olmaz bu Allahın ve milletin takdiridir bu gün olur yarın olur olsa da olur olmasa da olur ama şimdi adam olmayanlar 3011 yılında da adam olamazlar, önemli olan Başbakan olmak değil adam olmak, adam gibi adam olmak..." biçimindeki sözlerinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, başbakan olan davacının siyasi anlatım biçimine (üslubuna), eylem ve söylemlerine, ülke yönetimindeki tercih ve uygulamaları ile ... Partisi'ne yönelik ağır sözlerine yanıt niteliğinde siyasi bir eleştiri yaptığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, dava konusu edilen konuşmanın davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu edilen konuşmanın, davacının daha önceki konuşmalarına, eleştirilerine ve yorumlarına yanıt niteliğinde olduğu; siyasi bir kimliği bulunan davalının, kamuoyu oluşturma hakkının yanında konuşulanlara karşı yanıt verme, düşünce açıklama ve eleştiride bulunma hakkını kullandığı, dava konusu sözlerden "...adam değilsin..." anlamının çıkartılamayacağı anlaşılmıştır. Siyasi kimlikleri bulunan davacı ile davalının, birbirlerine söyledikleri veya vatandaşların kendilerine yönelttiği hakaret niteliği taşımayan ağır eleştirilere göğüs germeleri gerektiğini, bu kapsamda söylenen sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı kabul edilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.