Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5374 E. , 2024/4592 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5374 Karar No : 2024/4592 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bo
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5374 E. , 2024/4592 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5374 Karar No : 2024/4592 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının banka hesabına farklı tarih ve kişiler tarafından gönderilen ve kaynağı belli olmayan bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2014 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, sadece davacı adına olan banka hesaplarına gelen para miktarlarının incelendiği, söz konusu paraları gönderenler nezdinde herhangi bir karşıt inceleme gerçekleştirilmediği, bu paraların gönderilme amacının ve davacının ticari faaliyeti olduğunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı, yasa dışı bahis oynatan internet sitelerinden davacının banka hesaplarına gönderilip gönderilmediği, banka hesaplarına yatan paraların davacı tarafından çekilip çekilmediği hususlarının araştırılmadığı görüldüğünden eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 01/01/2014-31/12/2014 tarihlerinde kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı bilgi ve belge isteme yazılarının, ikamet adresinde bulunan annesine tebliğ edildiği ancak konuya ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği, GİB İntranet Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden yapılan tetkiklerde katma değer vergisi, gelir vergisi ve gelir geçici vergi beyannamelerinin bulunmadığı, Ba-Bs analizi sorgulamasında herhangi bir kayıt ve yasal defter ve belgelerine ait bir bilginin bulunmadığı, 2014 yılına ilişkin ilgili bankalardan istenilen bilgi ve belgelerin incelendiği, ... Bankası Anonim Şirketi’ndeki hesabına 2014 yılının Haziran ila Eylül döneminde gelen para miktarının toplam 763.511,90 TL, Akbank Türk Anonim Şirketi’ndeki hesabına 2014 yılının Haziran ila Aralık döneminde gelen para miktarının toplam 549.341,47 TL, Yapı Kredi Bankası'ndaki hesabına 2014 yılının Haziran ila Aralık döneminde gelen paranın toplam 358.431,49 TL, Türkiye İş Bankası Anonim Şirketi’nde bulunan hesabına 2014 yılının Ağustos ila Aralık döneminde gelen para miktarının toplam 1.010.962,59 TL olduğu, ticari faaliyetinden elde ettiği kazancın vergilendirilmesi işlemlerinde, faaliyetin 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun bahis ve şans oynatma suçunu düzenleyen 5. maddesinin (c) bendinde belirtilen şekilde yasal olmayan yollardan yapılması ile yasal zeminde yetkili mercilerden izin alınarak yapılması arasında bir farklılık bulunmadığı, faaliyetini ticari olduğunun tespit edildiği, bu faaliyeti sonucu elde ettiği kazancın vergilendirilmesi gerektiği, 2014 yılında faaliyette bulunduğu dönem hesaplarının, yasa dışı bahis oynatma faaliyetinden dolayı tespit edilen kayıt ve beyan dışı bırakılan tutarların raporda gösterildiği, belirtilen bankalarda adına açılmış hesaplara 2014 yılında farklı kişilerden ve farklı tarihlerde gönderilen paralar olduğu dolayısıyla bir yıl içerisinde yapılan işlemlerin para kazanmak amacıyla sürekli faaliyet göstermesini ifade ettiği ancak işlemi yapan kişinin kast ve niyetinin ne olduğu yaptığı işlerin ticari işletme ile ilgili olup olmadığı gibi hususların haricen bilinmesine imkan bulunmadığından bahse konu işlemlerden dolayı elde edilen gelirin ticari kazanç olarak gelir vergisine tabi tutulması, 2014 yılı için gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet tesis edilmesi ve mükellef hakkında takdir komisyonunca yapılacak işlemlerde raporda belirtilen tutarların dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verilmiştir. Sözü edilen vergi tekniği raporu done alınarak takdir komisyonu kararına dayanılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülerek matrahın, re'sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın gelire ulaşılması amaçlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamaların maddi delil olarak kabul edilmesi zorunluluğu 213 sayılı Kanun'un 3. maddesi düzenlemesinin gereği olduğundan ve bu saptamalar davacı tarafından, banka hesabına farklı tarih ve kişiler tarafından gönderilen ve kaynağı belli olmayan bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığını kanıtlamaya yeterli bulunduğundan, aksi yöndeki gerekçeyle verilen ve hukuka uyarlık görülmeyen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. Öte yandan, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olduğu hususunun gözetileceği tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 16/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.