14. Hukuk Dairesi 2018/4684 E. , 2019/3607 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.08.2005 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.04.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve i…
**14. Hukuk Dairesi 2018/4684 E. , 2019/3607 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.08.2005 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.04.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, suya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait 109 ada 215, 179 ve 234 parsel sayılı taşınmazları yanında bulunan içme ve hayvan sulamada kullanılan kamışlı ve mayalı diye tabir edilen suya; suyu 10-11 km uzaklıktaki evlerine götürmek için, iş makineleri ile kazı yaparak müdahalede bulunduklarını belirterek müdahalenin önlenmesi ve kazı yapılan yerlerin eski hale getirilerek inşaatların kalini talep etmiştir. Davalılar, dava konusu yerdeki çalışmaları köy ihtiyar heyetinin kararı üzerine mahallelerine içme suyu getirmek için yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ilk kararda, davanın yargılama avansının yatırılmamış olması nedeniyle HMK'nın 114/1-g maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekilinin temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 24.10.2016 tarih 2015/1557 Esas 2016/6625 Karar sayılı ilamı ile; davanın 26.08.2005 tarihinde, 1086 sayılı Yasa döneminde açıldığı, 6100 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar eski yasa hükümlerinin uygulandığı, bu nedenle davanın açılması ile ilgili tüm işlemlerin tamamlandığı kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü; Davacı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 90.maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı yasanın 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.