4. Hukuk Dairesi 2022/5424 E. , 2024/4164 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/315 E., 2021/1453 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle araç satışının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan …
**4. Hukuk Dairesi 2022/5424 E. , 2024/4164 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/315 E., 2021/1453 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle araç satışının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının babası ...'in vefat etmeden önce davacıdan mal varlığını kaçırmak ve saklı payını yok etmek amacı ile kendi adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracını diğer mirasçı ...'e bağışladığını, dikkat çekmemek için Noterde satış sözleşmesi ile muvaazalı şekilde satış gibi gösterildiğini ileri sürerek ... plakalı aracın Çaycuma Noterliğince yapılan 08.07.2011 tarihli muvaazalı satış sözleşmesinin iptali ile veraset ilamı oranınca pay tespiti ile 2918 sayılı yasa gereğince davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın bedelini peşin ödeyerek satın aldığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2024 tarihli ve 2013/412 Esas, 2014/486 Karar sayılı kararıyla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2020 tarihli ve 2016/18405 Esas, 2020/3027 Karar sayılı ilamıyla, "... Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinde genel muvazaa “...tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” şeklinde düzenlenmiş olup, sözleşmenin bu biçimde yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanma olanağına sahiptir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinin (mülga Borçlar Kanunu'nun 18 uncu maddesi) uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2009 günlü ve 1999/4-286 Esas, 1999/293 Karar sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. Hâl böyle olunca, dava konusu araç bakımından Türk Borçlar Kanununun 19 uncu maddesi (mülga Borçlar Kanunu'nun 18. maddesi) kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar