T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/283 KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/276 Esas - 2025/964 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/283 KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/276 Esas - 2025/964 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/11/2025 gün ve 2025/276 E. - 2025/964 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılardan ..... vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için başkan .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, davalı tarafça müvekkillerine karşı İzmir 24 İcra Müdürlüğünün 2025/154 E dosyası ile takip başlatıldığını, 03/12/2022 tarihinde müvekkillerinden... adına kayıtlı ancak diğer müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile dava dışı motosiklet arasında trafik kazası olduğunu, kazanın diğer araç sürücüsünün kontrolsüz ve hızlı kullanımı sebebiyle oluştuğunu, davalı sigorta şirketi tarafından araç kullanan ....'un ehliyetsiz olması sebebiyle sigorta genel şartlarına aykırılıktan dolayı rücuen tahsil talebinde bulunduğunu, ancak bu müvekkilinin kazanın oluşumunda hiçbir sorumluluğunun olmayıp karşı araç sürücüsü ....'in kusuru ile kaza meydana geldiğini, ehliyetsizlik durumunun davalı alacaklıya rücu hakkı vermediğini, davalı sigorta şirketi ile müvekkilinin ...arasında kazaya karışan araca ZMMS sigortası düzenlendiğini, bu nedenle davalı şirketin müvekkili hakkında başlattığı takibin TTK'da düzenlenen zorunlu sorumluluk sigortasından kaynaklandığını bu kanunun 4. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli bulunduğunu, müvekkillerinden araç maliki ....'un rızası dışında araç elinden çıkmış olduğundan meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, karşı araç kullanan ....'in tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini ileri sürerek takipten dolayı sigorta şirketine borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili, tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 3,1,73 ve 83. Maddeleri gereğince görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, sigorta genel şartları uyarınca ehliyetsizlik durumunun sigortalıya rücu nedenlerinden olduğundan davacı tarafın sorumluluğu bulunduğunu, sigortalı olan .....plakalı araç sürücüsünün asli kusuru ile olaya sebebiyet verip aynı zamanda ehliyetsiz olduğunu kazada malul kalan ....'e sigorta tahkim komisyonu hakem heyeti kararı gereği tazminat ödediklerini, ödemeye istinaden sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebiyle sigorta genel şartlarına aykırılık bulunduğundan sigorta şirketinin rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, sigorta poliçesi, hasar dosyası ile aldırtılan bilirkişi heyet raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacı .... yönünden davanın kabulüne diğer davacı .... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi ile davası reddolunun davacılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ZMMS sigortasından kaynaklanan tazminat alacağının likit alacak olmadığını, ödenecek tazminatın önceden belirlenebilmesi mümkün olmadığından likit nitelik taşımadığını mahkemece icra inkar tazminatına karar verildiğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin tespitinin yasaya aykırı olduğunu, takibin açılmasının haksız olmadığını, kusur yönünden davada haklılıklarının ispatlandığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü .... un asli tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, sigortalı ....'a sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle rücu başlatabilecekleri konusunda ihtilaf olmadığını, müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, teminat limitinin geçildiğine dair hesap ve kararın hukuka aykırı olduğunu, limit üzerinde bir ödeme yapılmadığını, davanın tümden reddine karar verilmesini kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. Davacılardan.... vekili, mahkeme tarafından maluliyet hususunda tahkikat yürütülerek maluliyet raporu kazandırılmasının eksik incelemeye sebebiyet vermiş olup, maluliyetin tespiti sonrasında yargılamaya devam olunması gerekli bulunan dosyada tesis edilen kararın hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceğini, tarafların hak ve borçlarının belirlenebilmesi maluliyetin varlığı niteliği ve derecesi ile sürekli olup olmadığı hususlarının kesin biçimde tespiti ile mümkün olacağını, bu durumun sigorta şirketinin yaptığı ödemenin gerçek zararı yansıtıp yansıtmadığının, fazla veya yersiz ödeme içerip içermediğinin ve buna göre rücuya konu edilip edilemeyeceğinin sağlıklı bir şekilde tartışılmasını imkansız hale getirdiğini, ehliyetsizlik durumunun kusurun varlığı ve kazanın oluşumunu ispatlayan bir durum olmayıp davacı sürücünün kusursuzluğunun gözöardı edilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, diğer araç sürücüsünün kontrolsüz ve hızlı kullanımı sebebiyle kaza oluştuğunu, buna göre bildirmiş oldukları tanıkların dinlenerek kusur hususunda rapor alınması gerekirken kaza tespit tutanağın esas alınarak tanzim edilen raporun hükme esas olur şekilde bulunmadığını ileri sürerek davacı .... yönünden kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı sigorta şirketi tarafından davacılardan ....adına kayıtlı olup bu davacı tarafça ZMM poliçesi yaptırılan aracın diğer davacı tarafından ehliyetsiz olarak kullanılması sonucu dava dışı 3 kişilerin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin sigortalı araç işleteni ile sürücüsü olan davacılar hakkında başlatılan takipten dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sürücü davacı yönünden kabulüne, işleten ve sigorta yaptıran davacı yönünden ise reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı işleten ... ile davalı sigorta şti arasında davacı ile kazaya kazaya karışan ... plakalı araç için ZMMS sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Sigorta poliçesine göre bu aracın cinsi otomobil olarak belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüktedir. Davacılar davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilleri hakkında başlatılan takipten dolayı menfi tespit isteminde bulunmuşlardır. Davacılardan .... sigorta şirketi tarafından cinsi otomobil olarak belirtilen araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Davacı sigortalı gerçek kişi şahıstır. Sürücü de aynı durumdadır. Uyap sisteminden sigortalanan aracın çıkartılan trafik kaydına göre kullanım amacının da açıkça hususi olduğu açıkça belirlenmiştir. Davacıların hepsi de gerçek kişi olup tacir olduklarına yönelik iddia ve delil de bulunmamaktadır. Davacı sigortalının gerçek kişi, tescil bilgilerine göre davaya konu sigortalı aracın kullanım amacının da "hususi" olduğu, dosyaya sunulu genişletilmiş kasko sigortası poliçesine göre de sigorta ettiren davacının gerçek kişi olup, sigortalı aracın hususi olduğu, aynı şekilde UYAP sisteminden çıkartılan trafik kaydına göre de sigortalı aracın kullanım amacının hususi olarak düzenlendiği gözetildiğinde, anılan Kanun uyarınca davacı tüketici, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi sayılmakla, davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, ilk derece mahkemesince öncelikli olarak görevsiz olduğu değerlendirilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Asliye ticaret Mahkemesi olarak bakılarak davanın esası hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Bu durumda, göreve ilişkin olarak yapılan bu yanlışlık, HMK'nın 355. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık kapsamında kalmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararın öncelikle bu nedenle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre; öncelikle ilk derece mahkemesince davaya bakmakta "Tüketici Mahkemeleri" görevli olduğundan görev nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre de davacılardan .... vekili ve davalı .... A.Ş. vekilinin esasa yönelik istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılardan.... vekili ve davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2025 gün ve 2025/276 E. - 2025/964 K. sayılı kararının RESEN KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre esasa yönelik istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 03/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.