T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1742 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2025 NUMARASI : 2025/425-2025/556 DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözl…
T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1742 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2025 NUMARASI : 2025/425-2025/556 DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2025 Taraflar arasındaki alacak davasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin mandıra işi yaptığını, davalının da gıda toptancılığı işi yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya borçlandığını, borcun bir kısmının ödendiğini ancak bakiye borç bulunduğunu, bu nedenle davalı tarafça müvekkilinden teminat istendiğini, müvekkilinin de annesi adına kayıtlı taşınmazı davalıya borç ödendikten sonra iade edilmek üzere devrettiğini, tescil işleminin yapıldığını ancak davalının bu devir sonrası taşınmazı ipotek vererek kredi çektiğini ve alacağının zaten tahsil ettiğini sonrasında da taşınmazı üçüncü kişiye devrettiğini, taşınmazın iade koşullarının oluşmasına rağmen iade edilmediği gibi üçüncü kişiye devri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını beyan etmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL nin tazminine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi Görevsizlik Kararında: taraflar arasındaki işlemlerin ticari ilişkiden kaynaklandığı bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi Görevsizlik Kararında: davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın mutlak ticari dava da olmadığı, bu durumda davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyanın tetkikinde, taraflar arasında inançlı işlem olduğu iddia edilerek, davalının inançlı işlem gereği kendisine devredilen taşınmazı iade yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle doğan zararın tazmininin talep edildiği görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde; "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Kanun'un 11. maddesinde; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde de;" İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılan incelemede dosya içerisindeki Vergi Dairesi Başkanlığının ve Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabi müzekkereleri içeriğinden davacının tacir olduğuna dair belirleme yapılamadığı anlaşılmakla bu haliyle davacının tacir sıfatının bulunduğundan söz edilemeyecektir. Buna göre dava nispi ticari dava mahiyetinde değildir. Dava, mutlak ticari dava da olmadığına göre, eldeki davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. H Ü K Ü M/: Yukarda açıklanan nedenlerle; 1-.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talep eden Mahkemesine İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/10/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...