Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında hükmedilen kamulaştırma bedellerinin düşük olması, yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması ve yargılama sonunda maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında hükmedilen kamulaştırma bedellerinin düşük olması, yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması ve yargılama sonunda maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 28/5/2014 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 19/1/2015 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 18/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine herhangi bir görüş sunulmamıştır. Anayasa Mahkemesince Merkezî Nüfus İdaresi Sistemi'nden yapılan sorgulama neticesinde başvuruculardan Ali Kalaycı'nın (T. Kimlik No:) bireysel başvuru tarihinden sonra 13/1/2016'da vefat ettiği tespit edilmiştir. Vefat eden başvurucu Ali Kalaycı'nın mirasçıları Remziye Kalaycı, Bilal Kalaycı ve Bülent Kalaycı Anayasa Mahkemesine sundukları 9/6/2016 tarihli dilekçeleri ile murisleri tarafından yapılmış olan bireysel başvuruyu devam ettirdiklerini, başvuru dosyasındaki ihlal iddialarına katıldıklarını beyan etmişlerdir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuruculardan Hasan Hüseyin Gündüz, Mine Gezer ve Necati Atar'ınhissedarı oldukları İzmir ili, Konak ilçesi, Hatuniye Mahallesi, 7346 ada, 2, 3 ve 8 parsel nolu taşınmazlarla ilgili olarak İzmir Büyükşehir Belediyesince (İdare) kamulaştırma kararı alınmış ve İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde adı geçen başvurucular ve söz konusu taşınmazların diğer malikleri aleyhine farklı tarihlerde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları açılmıştır. Vefat eden başvurucu Ali Kalaycı aleyhine de İzmir ili, Konak ilçesi, Hatuniye Mahallesi, 7346 ada, 3 parsel nolu taşınmazın hissedarı olması nedeniyle İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 28/3/2008 tarihinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılmıştır. Yargılamaların ilerleyen safhalarında söz konusu davalar ilk açılan dava olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/10/2007 tarihli ve E.2007/426 sıra sayılı dosyasında birleştirilerek yargılamalara devam edilmiştir. Yargılama boyunca İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlık konusu taşınmazların tapu kayıtları ile vergi kayıtları, söz konusu taşınmazlara bedel yönünden emsal nitelikte görülen dava dışı başka taşınmazların kayıtları incelenmiş, keşif yapılmış, bilirkişi heyeti raporu ve bu rapora ek iki rapor daha hazırlatılmıştır. Yargılama sonunda İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi 24/9/2009 tarihli ve E.2007/426, K.2009/273 sayılı kararı ile davayı kabul etmiş, toplanan deliller neticesinde 2 nolu parsel için 098,45 TL; 3 nolu parsel için 527,21 TL; 8 nolu parsel için 010,35 TL karşılığında taşınmazların İdare adına tesciline, söz konusu meblağların depo edilen banka hesabından hak sahiplerine ödenmesine hükmetmiştir. Taraflarca temyiz talebinde bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 14/6/2010 tarihli ve E.2009/14272, K.2010/8957 sayılı ilamı ile uyuşmazlık konusu taşınmazların değerlendirme tarihi itibarıyla imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parseli olup olmadıkları, imar parseli olma durumları var ise düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediği, düşüldü ise ne oranda düşüldüğü hususlarında Belediye İmar Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden bilgi alınmasının ardından yargılama dosyasının temyiz incelemesine gönderilmesi gerektiğini belirterek dosyanın geri çevrilmesine karar vermiştir. Belirtilen eksikliklerin tamamlanmasının ardından yapılan temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi 1/11/2010 tarihli ve E.2010/10915, K.2010/14121 sayılı ilamı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda hatalı değerlendirmeler yapıldığını belirterek, bozmaya hükmetmiştir. İlamın ilgili kısımları şöyledir: "... Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir..Ancak;1-Bilirkişi kurulu raporunda Devlet İstatistik Enstitüsü'nce yayınlanan aylık üretici fiyatları endekslerine (1994=100 endeksi alınmış olmakla) göre değerlendirme tarihi olan Ekim 2007'deki 10277,57 endeksi alınması gerekirken, bir sonraki Kasım ayının endeksi olan 10369,52'nin alınması suretiyle değerlendirme yapılması, 2-2942 sayılı Yasanın maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazların ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Dosyaya getirtilen kayıtlara göre dava konusu 7346 ada 8 parsel sayılı taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değeri 335,60 YTL, emsal alınan 1242 ada 24 parselin asgari m² değeri ise 148,58 YTL.dir. Buna göre emsal taşınmaz dava konusu 7346 ada 8 parsel sayılı taşınmazdan (diğer dava konusu 7346 ada 2 ve 3 parselde olduğu gibi) daha değersiz olduğu halde dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması, 3-Dava konusu taşınmazların imar parseli, emsal taşınmazın ise kadastro parseli olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazların somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerlerine (m² fiyatına) düzenlemeye karşılık bir ilave yapılması gerekirken, bilirkişi kurulunca bu işlemin tersine olarak önce düzenleme ortaklık payı ilavesinin yapılıp sonra karşılaştırma yapılması, düzenleme ortaklık payı oranının %29,99 yerine %30 olarak alınması ve emsalin değerlendirme tarihindeki m² fiyatının %70'e bölünmesi şeklinde yanlış hesap yöntemi ile daha yüksek m² bedeli tespit edilmiş olması,Doğru görülmemiştir. ..." Aynı Daireye davalı taraflarca yapılan karar düzeltme talebi de 4/4/2011 tarihli ve E.2011/2575, K.2011/4388 sayılı ilam ile reddedilmiştir. Bozma üzerine İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi, bozma ilamında açıklanan hususları dikkate aldığını belirterek ek bilirkişi kurulu raporu hazırlatmış, yaptığı değerlendirme sonucu 14/9/2011 tarihli ve E.2011/244, K.2011/341 sayılı kararı ile yeniden hesaplanan kamulaştırma bedelleri üzerinden fazladan ödendiği tespit edilen bir kısım bedelin davacı İdareye iadesine hükmetmiştir. Temyiz üzerine yapılan değerlendirme sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi 28/2/2012 tarihli ve E.2011/12402, K.2012/2035 sayılı ilamı ile tekrar bozmaya hükmetmiştir. İlamın ilgili kısımları şöyledir: "... Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre hakim bozma gereğini yerine getirmek zorunda olup, bilirkişilerin hakimin hükmüne uyduğu bozma ilamına direnir şekilde karşı çıkmaları da söz konusu olmayacağından ve vergi değerleri yönünden dava konusu taşınmaz emsalden daha değerli olduğundan dava konusu taşınmazı en fazla emsalle eşdeğer kabul edilerek vergi değerlerine ters düşmeyecek şekilde değerlendirme yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması, ... Doğru görülmemiştir. ..." Yargıtay Hukuk Dairesi, davalı taraflarca yapılan karar düzeltme istemini ise 3/7/2012 tarihli ve E.2012/6230, K.2012/8442 sayılı ilamı ile reddetmiştir. Bozma ilamı üzerine dava dosyasını yeniden incelemeye alan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi, ek bilirkişi kurulu raporu hazırlatarak, kamulaştırma bedellerini tekrar hesaplatmış ve söz konusu raporun Yargıtay bozma ilamları ile uyumlu ve hükme elverişli olduğuna kanaat ederek bu doğrultuda 18/2/2013 tarihli ve E.2012/224, K.2013/16 kararı ile 2 nolu parsel için toplam 627,45 TL; 3 nolu parsel için 729,41 TL ve 8 nolu parsel için 842,25 TL kamulaştırma bedeli tespit etmiş, 2 ve 3 nolu parseller yönünden davalıların İdareye iadede bulunmasına, 8 nolu parsel yönünden ise davalılara ek bedel ödenmesine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi aynı kararında her iki taraf lehine de karşılıklı 320 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiş ve başvurucular 18/3/2013 tarihli temyiz dilekçelerinde hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda yapılan hesaplamaların hatalı ve Yargıtay içtihatları ile uyumsuz olduğuna yönelik itirazlarda bulunmuşlardır. Temyiz incelemesi sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtay Hukuk Dairesinin 13/5/2013 tarihli ve E.2013/6751, K.2013/7955 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucular onama ilamı üzerine bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuşlar, 4/7/2013 tarihli dilekçeleri ile temyiz taleplerinde ortaya koydukları hususları tekrar itiraz konusu ettiklerini belirtmişler ayrıca kamulaştırma bedellerine yasal faiz ödenmesini istemişlerdir. Karar düzeltme incelemesi sonucunda ise Yargıtay Hukuk Dairesi 13/2/2014 tarihli ve E.2013/15478, K.2014/2283 sayılı ilam ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "...23/3/2008 tarihinden itibaren ilk karar tarihi olan 24/9/2009 tarihine kadar; bozmadan sonra yatırılan fark bedellerine ise ... 23/3/2008 tarihinden itibaren son karar tarihi olan 18/2/2013 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına..." ibaresini eklemiş ve düzelterek onamaya hükmetmiştir. Düzelterek onamaya ilişkin ilam başvuruculara 28/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 28/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. B. İlgili Hukuk 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, ... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, ... idare adına tesciline karar verilmesini ister.Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. ...Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve ... Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. ...Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. . İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına . dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.(Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./ md) Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir...." 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;a)Cins ve nevini,b) Yüzölçümünü.c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,d)Varsa vergi beyanını,e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,h) Yapılarda, (.)(2) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz...." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."