Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3052 E. , 2024/3873 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3052 Karar No : 2024/3873 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU: Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3052 E. , 2024/3873 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3052 Karar No : 2024/3873 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU: Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, mesai saatleri dışında çalışmak üzere adına "muayenehane uygunluk belgesi" düzenlenmesi ve özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf yükseköğretim kurumunda çalışmak üzere adına "çalışma belgesi" düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı işleminin (Dava dilekçesinde ... tarih ve .../... sayılı işlem olarak belirtilmiştir.) iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının, 03/12/2012 tarihinden 16/06/2015 tarihine kadar ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde mükellefiyet kaydının bulunduğu, yine ... Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 27/11/2012 tarihli yazısında davacının mesai saatleri dışında mesleğini icra etmesine izin verildiği ve bu sebeple de döner sermaye vs. ek ödemelerin kesileceğinin belirtildiği, kira konratı, elektrik ve su aboneliği ile Maliye Bakanlığının denetim elemanlarınca düzenlenen yoklama fişlerinin bulunduğu, dolayısıyla 03/12/2012 tarihinden 16/06/2015 tarihine kadar faal bir muayenehanesinin bulunduğu sonucuna varıldığı, 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai sonrası serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerin bu faaliyetlerinin devam edeceği, muayenehanesini 6514 sayılı Kanun nedeniyle kendi iradesi dışında kapatmak zorunda kalan davacının, iradesi dışında sonlandırmak zorunda kaldığı mesai sonrası serbest meslek faaliyetini devam ettirebilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi kararının yeni serbest meslek faaliyetinde bulunmak isteyenlere bu yolu açmadığından bahisle muayenehane uygunluk belgesi verilmesi isteminin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacının özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf yükseköğretim kurumunda çalışmak üzere adına "çalışma belgesi" düzenlenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına ve kaldırılan kısım yönünden davanın reddine; diğer kısımlar yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, davacının muayenehane açmasının mümkün bulunmadığı, iptal edilen kanuni düzenlemenin halihazırda muayenehanesi olan hekimlerin bu muayenehanelerini kapatmaları için öngörülen süreye ilişkin olduğu, öğretim üyelerinin yeni muayenehane açılabileceğine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, davacı adına düzenlenmiş bir muayenehane uygunluk belgesinin olmadığı ileri sürülmüştür. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 27/03/2019 tarihli dilekçeyle, ... Asker Hastanesinde uzman olarak görev yaptığı 1999 yılında özel bir poliklinikte yarı zamanlı olarak çalıştığı, yine 2012-2015 yılları arasında muayenehanesinde serbest meslek faaliyetinde bulunduğu ve 2015 yılında yasal zorunluluk sebebiyle muayenehanesini kapatmak zorunda kaldığından bahisle mesai saatleri dışında çalışmak üzere adına "muayenehane uygunluk belgesi" düzenlenmesi ve özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumunda çalışmak üzere adına "çalışma belgesi" düzenlenmesi talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulmuştur. Anılan başvurunun, davacının halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yaptığı, 2012-2015 yılları arasında muayenehane işlettiğine dair herhangi bir muayenehane uygunluk belgesine rastlanmadığı, halihazırda serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerine ilişkin olarak 6514 sayılı Kanunla 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici 64. maddenin ve 2955 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddenin Anayasa Mahkemesince, yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiği, buna göre 2955 ve 2547 sayılı Kanunlara tabi tabip ve diş tabiplerinden 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla serbest meslek faaliyetinde bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışanların (Anayasa Mahkemesince anılan Kanun'a ilişkin esas hakkında karar verilinceye, yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya kadar) aynı şekilde faaliyetine devam edebilecekleri, 6514 sayılı Kanun'un diğer hükümlerinin yürürlükte bulunduğu ve söz konusu Anayasa Mahkemesi kararlarının yeni serbest meslek faaliyetinde bulunmak veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmak isteyenlere bu yolu açmadığından bahisle ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ...tarih ve E... sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, 18/01/2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur. Yine, 2955 sayılı ... Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesine göre, ... Askeri Tıp Akademisindeki profesör ve doçent unvanlı öğretim elemanları mesai saatleri dışında mesleklerini serbest olarak icra edebiliyorken anılan düzenleme 5947 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; 6514 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklikle de, ... Askeri Tıp Akademisinde kadrolu öğretim elemanlarının 926 sayılı Kanun'un ek 27. maddesi hükmüne tabi oldukları düzenlemesine yer verilerek, anılan kurumda görev yapmakta olan öğretim elemanlarının mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, anılan kurallar da Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur. Diğer taraftan, 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici 64. madde ile 2955 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği (geçici 11. maddede istifa etmiş sayılacağı) yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddelerin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir. Ayrıca, 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6639 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na eklenen ek 158. madde ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmuştur. 31/07/2016 tarih ve 29787 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 106. maddesi ile, Askeri Tıp Akademisine bağlı yükseköğretim birimleri her türlü hak ve yükümlülükleri, alacak ve borçları, sözleşme ve taahhütleri, taşınırları ve taşıtlarıyla birlikte, Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa Mahkemesince iptal edilen 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesi ile 2955 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin ve 2955 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesinin, Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2955 sayılı Kanun'a tabi olarak ... Askeri Tıp Akademisinde öğretim üyesi olarak görev yaptığı, bilahare ... Askeri Tıp Akademisinin 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmesi üzerine halihazırda da Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Tıp Fakültesinde 2547 sayılı Kanun'a tabi profesör olarak görevini yürüttüğü, 03/12/2012 ile 18/06/2015 tarihleri arasında özel muayenehanesinde faaliyetinde bulunması nedeniyle vergi mükellefi olduğundan bahisle mesai saatleri dışında özel muayenehane açmak veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmak için izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacının özel sağlık kuruluşunda çalışma isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, temyiz isteminin, dava konusu işlemin davacının adına "muayenehane uygunluk belgesi" düzenlenmesi isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik olduğu görülmekle, temyiz incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Buna göre, davacının, ... Askeri Tıp Akademisinin, Sağlık Bilimleri Üniversitesine devrine kadar 2955 sayılı Kanun'a tabi, sonrasında ise 2547 sayılı Kanun'a tabi öğretim üyesi olarak görev yaptığı ve 1219 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 12. maddesinin 2. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların çalışma esasları bakımından 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 2955 sayılı Kanun'un 32. maddesi hükümlerinin saklı tutulduğu yönünde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde 2547 sayılı Kanun ve 2955 sayılı Kanun'un esas alınması gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının, 03/12/2012 tarihinden 16/06/2015 tarihine kadar ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde mükellefiyet kaydının bulunduğu, yine ... Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 27/11/2012 tarihli yazısında davacının mesai saatleri dışında mesleğini icra etmesine izin verildiği ve bu sebeple de döner sermaye vs. ek ödemelerin kesileceğinin belirtildiği, kira konratı, elektrik ve su aboneliği ile Maliye Bakanlığının denetim elemanlarınca düzenlenen yoklama fişlerinin bulunduğu, dolayısıyla 03/12/2012 tarihinden 16/06/2015 tarihine kadar faal bir muayenehanesinin bulunduğu sonucuna varıldığı, 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai sonrası serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerin bu faaliyetlerinin devam edeceği, muayenehanesini 6514 sayılı Kanun nedeniyle kendi iradesi dışında kapatmak zorunda kalan davacının, iradesi dışında sonlandırmak zorunda kaldığı mesai sonrası serbest meslek faaliyetini devam ettirebilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi kararının yeni serbest meslek faaliyetinde bulunmak isteyenlere bu yolu açmadığından bahisle muayenehane uygunluk belgesi verilmesi isteminin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen ve dava konusu işlemin de dayanağı olan kararında; 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde ve 2955 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yapılan ve öğretim elemanlarının tam zamanlı çalışmasını düzenleyen kurallar Anayasaya uygun bulunduktan sonra bu kuralların öngördüğü sisteme geçişi düzenleyen geçici maddeler (geçici 64. madde ve geçici 11. madde) iptal edilmiştir. Maddelerin iptali, öğretim üyelerinin Anayasa Mahkemesinin 2010 yılında verdiği iptal kararına güvenerek mesai sonrası çalışma ve faaliyette bulunma şeklinde statülerini sürdürme konusunda (haklı) meşru beklentilerinin korunmadığı ve kanun koyucunun konu ile ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının belirsizliğe yol açtığı, tüm bunların da hukuki güvenlik ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesine dayanmıştır. Hukuk güvenliği ilkesinin bir uzantısı olan haklı (meşru) beklenti, Anayasa Mahkemesince, makul bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklenti olarak tanımlanmış, temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya savunulabilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin kabulü için yeterli görülmemiştir. (Anayasa Mahkemesi'nin 01/07/2015 tarihli ve E:2015/39; K:2015/62 sayılı kararı) Anayasa Mahkemesinin bir çok kararında belirtildiği üzere, bir beklentinin hukuken koruma görebilmesinin ön koşullarından biri beklentinin haklı (meşru) beklenti seviyesine ulaşmasıdır. Doktrinde, beklentinin meşruluğunun tespitine yönelik olarak, "ilgili böyle bir güvencenin yalnızca belirli bir yol izlendiğinde tanınacağını bilmekte ya da bilmesi gerekmekteyse ve kendisi de bu usul yerine diğer bir usulü izlemişse bu güvenceden yararlanamayacak, dolayısıyla haklı beklenti doğmayacaktır. Mahkemeler adalet ve hakkaniyetin aksine, ilgilinin lâyık olmadığı (hak etmediği) ve korunması yersiz olacak çıkarları haklı beklenti uğruna korumazlar." yönünde açıklamalar yer almaktadır. (Yücel Oğurlu, İdare Hukukunda Kazanılmış Haklara Saygı ve Haklı Beklentiler Sorunu, Ankara 2003, s.254) Bu tespitlere göre, üniversite öğretim üyelerinin muayenehane açmak sûretiyle serbest meslek icra etmesinin usulüne meri mevzuat doğrultusunda bakmak gerekir. Üniversite öğretim üyelerinin muayenehane açmak sûretiyle serbest meslek icra etmesi için ... ve ... sayılı Kanun'un aradığı şartların yerine getirilmesi gerekli olmakla birlikle, yeterli değildir. Çünkü, hekimlik mesleğinin icra edilme koşulları ve muayenehane açma koşulları 1928 yılından beri yürürlükte olan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da düzenlenmiştir. Bu Kanun'un 5. maddesine göre; hususi muayenehane açmak veyahut evinde muayenehane tesis eylemek suretiyle sanatını icra eylemek istiyen her tabip hasta kabulüne başladığından itibaren en çok bir hafta içinde isim ve hüviyetini, diploma tarih ve numarasını ve muayenehane ittihaz eylediği mahal ile mevcut ise ihtısas vesikalarını mahallin en büyük sıhhiye memuruna kaydettirmeğe ve muayenehanenin nakli halinde en az yirmi dört saat evvel keyfiyeti nakli ihbara mecburdur. İl sağlık müdürlüklerinin aktarılan Kanun hükmünden kaynaklanan yetkilerini kullanmalarına yönelik düzenlemelere Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer verilmiş, 09/03/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Yönetmelik ve halihazırda yürürlükte olan 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikte muayenehane açmak için il sağlık müdürlüklerine başvuru koşulu yer almış nihayet, 03/08/2010 tarihli ve 27661 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile muayenehaneler için uygunluk belgesi alma şartı getirilmiştir. Buna göre, 1219 sayılı Kanun gereği muayenehane açmak suretiyle sanatını icra etmek isteyen her tabip, il sağlık müdürülüklerine bildirimde bulunmak suretiyle kayıt yaptırmaya, bu Kanun'un uygulamasını gösteren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin getirdiği kurallar gereği istenilen belgeler ile il sağlık müdürlüklerine başvurmaya ve nihayet anılan Yönetmelikte 03/08/2010 tarihinde yapılan değişiklikten itibaren de muayenehane uygunluk belgesi almaya mecburdur. Nitekim, anılan Yönetmeliğe 03/08/2010 tarihli Yönetmelik ile eklenen "Muayenehane standardı ve açılması" başlıklı 12/D maddesinin 06/01/2011 tarihli ve 27807 sayılı Yönetmelik ile değişik 2. fıkrasında; "Muayenehane açacak uzman/tabipler EK-1/d’ deki belgelerle birlikte müdürlüğe başvurur. Müdürlük, birinci fıkrada belirtilen şartları haiz olup olmadığını yerinde inceler, eksikliği bulunmayan başvuru dosyası Bakanlığa gönderilir. Bakanlık başvuru dosyasını inceler. Uygun görülen başvuru dosyası ilgili müdürlüğe gönderilir. Bu Yönetmelik şartlarını taşıyan muayenehane için uzman/tabip adına müdürlükçe örneği EK-14’te yer alan uygunluk belgesi düzenlenir." hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, üniversite öğretim üyelerinin muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra edebilmeleri kapsamında Anayasa Mahkemesi kararında yer verilen meşru beklentinin varlığından söz edilebilmesi için 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla yürütülen serbest meslek faaliyetlerinin mer'i mevzuata/usulüne uygun olarak yürütülmesi gerekir. Mevzuatta aranan koşulları sağlamaksızın serbest meslek icra eden öğretim üyelerinin, mevzuata uygun olmayan bu faaliyetlerine devam edecekleri yönündeki beklentilerinin hukuki bir temeli bulunmadığından meşru beklenti kavramı içinde değerlendirilememesi gerekir. Bu durumda, davacının muayenehane uygunluk belgesi verilmesi isteminin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminde, yürürlükteki mevzuat gereği davacının 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak açılmış bir muayenehanesinin olup olmadığının tespiti gerekir. Davacı tarafından, 03/12/2012-18/06/2015 tarihleri arasında özel muayenehanesinin bulunduğunun ispatı açısından, Ankara Kavaklıdere Vergi Dairesi Müdürlüğünde mükellefiyet kaydı, yine ... Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 27/11/2012 tarihli mesai saatleri dışında davacıya mesleğini serbest icra etmesine izin verildiği ve ek ödemelerinin kesileceğine ilişkin yazı, kira kontratı, elektrik ve su aboneliği ile Maliye Bakanlığının denetim elemanlarınca düzenlenen yoklama fişlerinin dosyaya sunulduğu görülmektedir. Davalı idare tarafından ise, belirtilen tarihlerde yapıldığı ileri sürülen muayenehane faaliyetine yönelik, davacı adına taraflarınca düzenlenmiş bir muayenehane uygunluk belgesinin bulunmadığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar davacı tarafından, vergi dairesi mükellefiyet kaydı, yine ... Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 27/11/2012 tarihli davacının mesai saatleri dışında mesleğini icra etmesine izin verildiği ve bu sebeple de ek ödemelerin kesileceğine ilişkin yazı, kira kontratı, elektrik ve su aboneliği, yoklama fişleri sunulmuş ise de; yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, davacının özel muayenehanesinin bulunduğunu belirttiği tarihlerde muayenehane işletilebilmesi için İl Sağlık Müdürlüğünce düzenlenmiş bir muayenehane uygunluk belgesinin bulunmasının şart olduğu, davalı idare tarafından davacı adına düzenlenmiş bir muayenehane uygunluk belgesinin bulunmadığının açıkça belirtildiği, bununla birlikte davacı tarafından adına düzenlenmiş bir muayenehane uygunluk belgesinin varlığından da bahsedilmediği açık olup, dolayısıyla davacının 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak uygunluk belgesi alınarak açılmış bir muayenehanesinin bulunduğundan bahsedilemeyecektir. Buna göre, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 2955 sayılı Kanun'a tabi öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğu ve bu Kanun'un geçici 11. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak açılmış bir muayenehanesi bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılan davacının, anılan Kanun'un geçici 11. maddesi kapsamında hukuken korunması gereken bir haklı beklentisinin varlığından söz edilemeyeceğinden; ayrıca, ... Askeri Tıp Akademisinin Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmesi üzerine davacı 2547 sayılı Kanun'a tabi olarak çalışmaya başladığından ve halihazırda tabi olduğu 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanunla değişik 36. maddesi gereği de muayenehane açması hukuken mümkün bulunmadığından, adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin davacı adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptaline dair verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usule ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.