TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/685 Esas KARAR NO : 2025/585 HAKİM : Dr. ..... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynakl…
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/685 Esas - 2025/585 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/685 Esas KARAR NO : 2025/585 HAKİM : Dr. ..... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından malın teslim edildiğini, dönem dönem ödeme yapılmakla birlikte fatura bedelinin kısmen ödenmediğini, bakiye 18.760 TL'nin tahsili için başlatılan 2020/5943 sayılı takibin haksız itiraz sonucu durduğunu, davalının faturaya ve borca itiraz etmediğini, malların eksik ve hatalı imal edildiğini öne sürdüğünü, TTK 23 madde gereğince 8 günlük bildirim süresinin geçirildiğini, alacağın likit olduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkili ile kendisini davacı şirketin yetkilisi olarak tanıtan ...'ın dilekçe ekinde sunulan malların imalat, teslim ve montajına ilişkin 2018 yılında 45.000 TL bedelle anlaştığını, davacının eksik ve hatalı imalatlar yaptığını, ürünlerin bir kısmının teslim edilmediğini, buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, davacının yerine getirmediği işlere ilişkin dava dışı .... teklif alındığını, 11.900,30 TL bedel talep edildiğini, müvekkili tarafından başka bir firmaya yaptırıldığını, müvekkilinin 40.000 TL ödeme yaptığını, fatura içeriğinde yer alan 6.350 TL bedelli masa takımının kararlaştırılan özellikleri taşımadığı için müvekkili tarafından kabul edilmediğini, geri gönderildiğini, müvekkilinin masayı iade etmesine rağmen 5.000 TL ödeme yaptığını, Ayrıca müvekkiline ait 8 kişilik toplantı masası ile 2 evrak dolabının tadilat yapılmak üzere davacıya teslim edildiğini, davacının 15.000 TL bedelli bu malları müvekkiline iade etmediğini, fatura içeriğine 8 gün içerisinde itiraz edildiğini, bu hususun davacı adına hareket eden ....'ın imzaladığı tutanakla belgelendiğini, kaldı ki faturaya itiraz edilmemesi halinde içeriğinin kesinleşeceğini, iş veya hizmetin yapıldığının kabulü anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin borçlu olmadığını savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. ... .... karar, 04/04/2022 tarihli kararının kaldırıldığı görüldü. Davacı vekili katıldığı oturumda beyanında; davalıyla sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, lehine yargılama gideri sarf edilen taraf üzerinde yargılama giderinin bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili katıldığı oturumda beyanında; davacıyla sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, lehine yargılama gideri sarf edilen taraf üzerinde yargılama giderinin bırakılmasını talep etmiştir. HMK'unun 315.maddesinde; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir," hükmü düzenlenmiştir. Somut davada, tarafların dava konusunda uzlaştıkları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortadan kalktığı görülmekle; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; Harçlar Yasası'nın 22.maddesinde düzenlenen, "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır," hükmü doğrultusunda, ön inceleme aşaması tamamlanmadan taraflar sulh olduğundan, karar ve ilam harcının 1/3'ünün alınmasına dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Tarafların sulh olduğu anlaşılmakla; davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 226,58 TL harçtan mahsubu ile, bakiye 388,82 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Tarafların sulh beyanları dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ..... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde iş bu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025 Katip ...... ¸ Hakim ...... ¸