T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/531 KARAR NO: 2026/596 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2025 NUMARASI: 2025/653 E - 2025/731 K-Değişik İş İHTİYATİ HACİZ TALEP KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 03/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/531 KARAR NO: 2026/596 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2025 NUMARASI: 2025/653 E - 2025/731 K-Değişik İş İHTİYATİ HACİZ TALEP KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 03/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili 14/11/2025 havale tarihli dava dilekçesi ile; karşı tarafça ".... Mah. ..... Sk. No:... .../İstanbul" adresinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketerek kaçak elektrik kullandığı 27/08/2025 tarihli ...seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile tespit edilmiş olup söz konusu tespite istinaden 08/09/2025 son ödeme tarihli 5.942.969,80 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, faturanın ödenmemesi nedeni ile müvekkili kurum tarafından .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu hususun video kaydına alınmak ve ayrıca fotoğraf çekmek suretiyle karşı tarafın kaçak elektrik kullandığının tevsik edildiğini, söz konusu harici hat yer altından geçmekte olup video kaydı izlendiği taktirde ortaya çıkacağını, tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin de, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. Maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerektiğini, bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuz olduğunu, bu nedenle, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tutulduğu tarihte şirketin yetkilisi olan kişilere de icra takibi yönetilmesi ve borçtan sorumluluğunun aşikar olduğunu beyanla, öncelikle 08/09/2025 son ödeme tarihli 5.942.969.80 TL bedelli faturanın tamamı yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise ölçülülük ilkesi gereğince mahkemece tespit edilecek oran yönünden ihtiyati haciz talebimizin kabulü gerektiğini belirterek ihtiyati haciz talebinin kabulü ile öncelikle teminatsız olarak aksi kanaat hasıl olması halinde uygun görülecek bir teminat karşılığı borçlu karşı tarafın borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 18/12/2025 tarihli karar ile ; Somut olayda, 27/08/2025 tarihli ...seri numaralı Kaçak/ Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ve taraf vekillerinin duruşmadaki beyanlarından alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği gerekçesiyle ;İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE, Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; (5.942.969,80 TL) alacak yönünden alacağın %15'sine tekabül eden (891.445,47 TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE,şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, karşı taraf vekili istinaf etmiştir.Karşı taraf vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; açtıkları menfi tesbit davasında mahkemece tedbir kararı verildiğini,talep eden taarfın delil olarak tak taraflı düzenlenen tutanak ve video kaydı sunduğunu, tutanağın resmi belge nitelinde olmadığını,alacağın varlığının yargılama gerektirdiğini, yaklaşık ispatın sağlanmadığını,itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir. Talep eden tarafça 24/12/2025 tarihli Teminat mektubu sunulmuştur.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Tutanağın şirket hakkında tutulduğu görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belgeler ve cevap dilekçesi içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından davalı şirket yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği , bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Gerçek kişi yönünden ise ,borçla sorumlu olup olmadığı,alacağın varlığı yargılama gerektirdiğinden bu kişi hakkındaki bu aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden ,talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğün den, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkeme kararı gerçek kişi yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Karşı taraf vekilinin ,... LİMİTED ŞİRKETİ yönünden verilen hükme yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine , 2-Karşı taraf vekilinin ...e ilişkin hükme yönelik istinaf talebinin kabulü ile ,istinafa konu karar bu kişi yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ; 1-İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE, Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; (5.942.969,80 TL) alacak ile sınırlı olarak alacağın %15'sine tekabül eden (891.445,47 TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/03/2026