8. Hukuk Dairesi 2012/11141 E. , 2013/5921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.03.2011 gün ve 541/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, miras yolu ile intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında davalı Mehmet adına tespit edilen 273 ad
**8. Hukuk Dairesi 2012/11141 E. , 2013/5921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.03.2011 gün ve 541/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, miras yolu ile intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında davalı Mehmet adına tespit edilen 273 ada 9 parselin tamamına ve davalı Ümmühani adına tespit edilen 267 ada 32 parselin ½ sine ilişkin tapu kayıtlarının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, yakın miras bırakanları babaları ile davacının ana ayrı baba bir kardeş olduklarını, nizalı taşınmazların öncesinin kendi ninelerinden geldiğini, davacının hakkı olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 267 ada 32 parsel; senetsizden 2961,44 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla yirmi yılı aşkın zilyetliği nedeniyle davalı Ümmühani Özçelik; 273 ada 9 parsel ise yine senetsizden 2892,02 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla davalı ... adına 2.4.2006 tarihinde tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmekle 15.8.2006 tarihinde sicil oluşmuştur. Dosya arasındaki nüfus aile kayıt tablolarına göre; davacının babası- davalıların dedesi miras bırakan Hüseyin Şen 1945 yılında ölmüştür. Nüfus Müdürlüğü'nün 5.6.2012 tarihli karşılık yazısına göre, ilçe hükümet konağının 1943 yılında yanması nedeniyle geriye dönük kayıtların bulunmadığı, nüfus kütüklerinin 1944 yılında yapılan yersel yazımla yenilendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre davacının babası muris ... daha önce Ümmühani ile evlendiği, bu evliliğinden çocukları davalıların yakın miras bırakanları babaları 3.5.1991 tarihinde ölen ... Şen ile dava dışı ... dünyaya geldiği, bilahare ilk eşin ölümüyle davacının annesi Ümmühani ile evlendiği bu evliliğinden de davacı ... ile dava dışı Durkadın’ın olduğu belirlenmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazların miras bırakanları-babası Hüseyin Şen’den intikal ettiği iddiasıyla iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı taraf ise, niza konusu taşınmazların öncesinin murisin ilk eşi nineleri Ümmühani’ye ait olduğunu, davacının hakkı olmadığını ileri sürmüştür. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı uyuşmazlık konusu taşınmazın miras bırakanı babası ... ’den intikal ettiğini kanıtlayamamıştır. Aksine davalı tanıkları ve bir kısım davacı tanığı tarafından niza konusu taşınmazların davalıların ninesi davacının babası ... ilk eşi Ümmahani’den kaldığı ifade edilmiştir. O halde Mahkemece yapılacak iş, davalıların ninesi davacının babası ... ilk eşi Ümmühani’nin mirasçılık belgesinin sunulması için davacıya süre verilmesi (mirasçılık belgelerinin nüfusa kayıtlı bulunmaması halinde tanık deliline dayanarak da temin edilebileceğinin düşünülmesi), davacının mirasçı sıfatının bulunduğunun belirlenmesi halinde Ümmahani’nin ölüm tarihi de nazara alınarak ve mahallinde keşif icrasıyla terekenin taksim edilip edilmediği, edilmişse uyuşmazlık konusu taşınmazların kime düştüğü, kimden kime ne şekilde aktarıldığı, zilyetliğin kim tarafından sürdürüldüğü hususlarının belirlenmesi; taksim yapılmadığı ve Ümmühani’nin ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğunun anlaşılması halinde ise davacının yakın mirasbırakanı babası ... düşmesi gereken miras payı nedeniyle davacının payı oranında miras payı olacağının düşünülmesi gerekir. Eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. GK.