Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5415 E. , 2024/5916 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5415 Karar No : 2024/5916 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ergani Noteri olarak görev yapmakta iken hakk
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5415 E. , 2024/5916 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5415 Karar No : 2024/5916 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ergani Noteri olarak görev yapmakta iken hakkında yürütülen kovuşturma nedeniyle tutuklanan ve ... tarih ve... sayılı Adalet Bakanlığı yazısıyla işten el çektirilmesine karar verilip görev yaptığı noterliğin safi gelirinin yarısına, bulunduğu banka hesabında tedbiren bloke konulan davacı tarafından, işten el çektirilmesine gerekçe gösterilen hakkındaki kovuşturma sonucunda beraatine karar verildiğinden bahisle, işten el çektirildiği 08/02/2010 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrıldığı 01/02/2015 tarihleri arası yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık olmak üzere, Ergani Noter Vekili ...'e ödenen 35.462,00 TL vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faiz olarak 1.000 TL (miktar artırımı ile 22.301,62 TL), Gaziantep 13. Noter Vekili... 'a ödenen 69.888,67 TL vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faiz olarak 1.000 TL (miktar artırımı ile 20.187,10 TL) ve 12.03.2010 tarihinden 31.01.2015 tarihine kadar noterlik safi gelirinin yarısı olan 815.834,68 TL'ye 18.05.2015 tarihine kadar uygulanması gereken en yüksek mevduat faiz alacağı olarak 422.359,80 TL olmak toplam 529.710,47 TL (miktar artırımı ile 567.199,19 TL) maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının, işten el çektirildiği dönemde Ergani Noter Vekili ...'e ödenen vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faizi ile Gaziantep 13. Noter Vekili ...'a ödenen vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faizinin ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden yapılan incelemede; davacının 23.09.2008-29.03.2013 tarihleri arasında Ergani Noteri olarak görev yaptığı, bu görevine devam etmekte iken "Yasadışı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu nedeniyle 22.01.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 25.01.2010 tarihinde ...Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hâkimliği'nin... sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 29.07.2010 tarihinde tahliyesine karar verildiği, davacının, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04.03.2010 tarihli kararıyla hakkında "Yasadışı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu dolayısıyla devam eden soruşturma/kovuşturma nedeniyle işten el çektirildiği, işten el çektirme tedbiri sebebiyle kovuşturma kesin karara bağlanıncaya kadar davacının yerine vekil noter belirlendiği, yapılan işlemlerin 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 33, 34 ve 123. maddeleri gereği olduğu, davacının hakkında devam eden soruşturma/kovuşturma nedeniyle ve anılan yasa hükümleri gereğince işten el çektirilmesi görevli olduğu noterliklerde yerine vekil noter belirlenmesi işlemlerinin tesis edilmesi sebebiyle idareye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, bu halde, belirtilen yönlerden, davalı idarenin tazmin sorumluluğu doğacak mahiyette bir hizmet kusuru oluştuğundan bahsedilemeyeceği ve davacının tazminat taleplerinin reddi gerektiği; davacının, işten el çektirildiği dönemde, hesaba bloke koydurulmak suretiyle alıkonulan, 12.03.2010 tarihinden 31.01.2015 tarihinde kadarki noterlik safi gelirinin yarısı olan 815.834,68 TL'ye 18.05.2015 tarihine kadar uygulanması gereken en yüksek mevduat faiz alacağı olarak 422.359,80 TL olmak üzere toplam 529.710,47 TL (miktar artırımı ile 567.199,19 TL) maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden yapılan incelemede; davacı hakkında "Yasadışı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu dolayısıyla devam eden soruşturma/kovuşturma nedeniyle işten el çektirildiği dönemde ilgili banka hesabına bloke koyulmak suretiyle noterlik safi gelirlerinin yarısının kovuşturma neticeleninceye kadar tedbiren alıkonulmasında herhangi bir hukuka aykırılık ve hizmet kusuru bulunmadığı hususu yukarıda açıklanmış ise de, söz konusu tedbirin uygulanması sırasında davalı idarenin, davacının zarara uğramaması veya en az zarara uğrayacak şekilde hareket etmesi gerekirken, davacının noteri olduğu noterliklerin safi gelirlerinin yarısının uzun bir süre vadesiz hesapta tutularak bloke konulması sebebiyle zamanla enflasyon sebebiyle paranın değerinde oluşan azalmadan dolayı davacının zarara uğradığı, zararın, davalı idarece anılan gelirleri vadesiz bir hesapta faiz işletilmeksizin alıkonulması işlemi olduğu, davacıyı zarara uğratan bu işlemin hizmet kusuru oluşturduğu ve davacının bu sebeple oluşan zararının Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği, bu kapsamda Mahkemelerinin 06.04.2021 tarihli Ara Kararı ile davacının davaya konu maddi zararlarının hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunda; Ergani Noterliği'nce ödenen safi gelirin yarısı olan toplam 286.841,29 TL'nin 18.05.2015 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 93.074,75 TL ve Gaziantep 13. Noterliği'nce ödenen safi gelirin yarısı olan toplam 514.864,12 TL'nin 18.05.2015 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 45.244,45 TL ve her iki kalem faiz genel toplamının ise 138.319,50 TL olduğunun hesaplandığı, taraflarca bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar yerinde görülmeyerek Mahkemece hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu durumda, davacının, işten el çektirildiği dönemde, noterlik safi gelirlerinin yarısına vadesiz bir hesapta bloke koydurulmak suretiyle alıkonulmasıyla oluşan 138.319,50-TL maddi zararın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 138.319,50 TL maddi tazminatın,... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin (391.390,97 TL) maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacının İddiaları : 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 123. maddesinde "zimmeti çıktığı takdirde" noterlik gelirinin yarısının mahsup edileceği, aksi takdirde notere iade edileceği belirtilmekte olup, davacının yargılandığı davanın zimmet suçu ile ilgili bir dava olmadığı, dolayısıyla noterlik gelirinin yarısına 7 yıldan fazla bir süre bloke konulması ve faydalanmasının engellenmesi, ayrıca 2010-2015 yılları arası işten el çektirilmesi sebebiyle noterliğinin vekaleten idare edilmesi sebebiyle noter vekiline ücret ödenmesinin hukuka uygun olmadığı, Adalet Bakanlığının ağır hizmet kusuru bulunduğu, öte yandan davacının noterlik gelirinin yarısına bloke konulması ile birlikte bu tutarı en yüksek mevduat faizi üzerinden bankaya yatırma imkanının elinden alındığı, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması durumunda kamu bankası olan Ziraat Bankasının haksız zenginleşmesine neden olunduğu, diğer taraftan İdare Mahkemesince gerekçeli kararda dayanak alınan Noterlik Kanunu'nun 33., 34. ve 123. maddelerinin noterlik işleyişi ile ilgili düzenlemeler olduğu, bu düzenlemelerin idarenin hizmet kusurunu ortadan kaldırmadığı, idarenin tüm işlem ve eylemlerinin yargısal denetime tabi olduğu, idarelerin kusurlu tutum ve davranışlarının sonuçlarına katlanmak zorunda oldukları, diğer taraftan, davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücreti takdirinin hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek temyize konu kararın davacı aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalının İddiaları : Davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle tutuklanması ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile işten el çektirilmesi sonucu 1512 sayılı Kanun'un 33. ve 34. maddeleri gereğince tesis edilen işlemlerin yasal zorunluluk kapsamında gerçekleştirilen işlemler olması sebebiyle hukuka uygun olduğu, bu sebeple idareye tazminat sorumluluğu yüklenemeyeceği, öte yandan vekalet döneminde davacının noterlik işlemlerine herhangi bir müdahalesi olmadığı halde yasal düzenleme gereğince zaten yarısı kendisine ödenen ve diğer yarısı da yargılama sonucunda ödenmek üzere bekletilen noterlik gelirleri sebebiyle mağduriyet oluştuğu iddiasının da dinlenebilir olmadığı, öte yandan yasal zorunluluk sebebiyle vekaleten yönetilen noterlikte görevlendirilen noter vekillerine ödenen ücretler hesaplanarak davacının fiilen çalışmadığı bu dönemde vekil eliyle yürütülen işlemlerden elde edilen noterlik geliri elde etmesine rağmen mağduriyeti oluştuğundan bahisle vekillerin aldığı ücretlere dahi faiz işletilmesinin de ayrıca hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, diğer taraftan mahrum kalındığı iddia edilen ücretler toplamının bilirkişi raporunda hatalı hesaplandığı, Ergani Noteri vekaleti ile Gaziantep 13. Noterliği vekaleti dönemindeki vekillere ödenen ücretler toplamının 109.261,98 TL olması gerekirken 110.261,98 TL olarak yazıldığı belirtilerek temyize konu kararın davalı idare aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının Savunması: Savunma verilmemiştir. Davalının Savunması: Dava konusu olayda davalı idareye atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı, temyize konu kararın davalı idare aleyhine olan kısmı bozularak davacının temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 23.09.2008-29.03.2013 tarihleri arasında Ergani Noteri olarak görev yaptığı, bu görevine devam etmekte iken "Yasadışı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu nedeniyle 22.01.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 25.01.2010 tarihinde...Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hâkimliği'nin ... sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 29.07.2010 tarihinde tahliyesine karar verildiği, davacının, Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.03.2010 tarihli kararıyla hakkında "Yasadışı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu dolayısıyla devam eden soruşturma/kovuşturma nedeniyle işten el çektirildiği, işten el çektirme tedbiri sebebiyle kovuşturma kesin karara bağlanıncaya kadar davacının yerine vekil noter belirlendiği, davacının işten el çektirme tedbiri devam ederken Gaziantep Onüçüncü Noterliği'ne atandığı, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı'na, ...tarih v... sayılı yazısı ile Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'na "1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince, noterlik aidatı yatırıldıktan sonra safi gelirin noter vekiline verilen ücretten artan kısmının yarısı notere verilerek diğer yarısının zimmeti çıktığı takdirde mahsup edilmek, aksi takdirde notere iade edilmek üzere, soruşturma ve kovuşturmanın kesin bir kararla sonuçlanıncaya kadar alıkonulmasına" şeklinde yazı yazıldığı, bu yazılar üzerine davacının görev yaptığı noterliklerin safi gelirlerinin yarısına ilgili banka hesaplarında alıkonulduğu, 30.01.2015 tarihi mesai bitiminde Gaziantep Onüçüncü Noteri olarak yaş tahdidine tabi tutulduğu ve aynı tarihte emekli olduğu, işten el çektirme tedbirinin ise Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı Oluru ile kaldırıldığı, öte yandan davacı hakkında yürütülen kovuşturma sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce beraat kararı verildiği, bu kararın Yargıtayca onanıp 22.05.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine, açıkta kaldığı süreler için uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla Hazine aleyhine ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... esasına kayden açılan davada Mahkemenin ...sayılı kararıyla "kısmen kabul, kısmen reddi ile... diğer konulardaki talepler konusunda idari mahkemeye dava açabileceği hususunun davacıya muhtariyetine" karar verildiği, bu karar üzerine fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 150.000-TL maddi tazminatın 08.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi istemiyle ... Mahkemesinin ...esasına kayden dava açıldığı, anılan Mahkemece bu davada, "Mahkememizde açılmış olan işbu davada uyuşmazlık konusu olan tazminat isteminin adli yargıda açılan davada da talep edildiği ve aynı konuda adli yargıda açılan davada verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi beklenmeden açılmış olan bu davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı" gerekçesi ve "bu davaya konu tazminat talepleri yönünden verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde idari yargıda dava açılabileceği" açıklamasıyla davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu kararın tarafların kanun yoluna başvurmaması üzerine kesinleştiği, ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleşmesi üzerine, işten el çektirilmesine gerekçe gösterilen hakkındaki kovuşturma sonucunda beraatine karar verildiğinden bahisle, işten el çektirildiği 08/02/2010 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrıldığı 01/02/2015 tarihleri arası yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık olmak üzere, Ergani Noter Vekili ...'e ödenen 35.462,00 TL vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faiz olarak 1.000 TL (miktar artırımı ile 22.301,62 TL), Gaziantep 13. Noter Vekili ...'a ödenen 69.888,67 TL vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faiz olarak 1.000 TL ( miktar artırımı ile 20.187,10 TL) ve 12.03.2010 tarihinden 31.01.2015 tarihinde kadar noterlik safi gelirinin yarısı olan 815.834,68 TL'ye 18.05.2015 tarihine kadar uygulanması gereken en yüksek mevduat faiz alacağı olarak 422.359,80 TL olmak üzere toplam 529.710,47 TL (miktar artırımı ile 567.199,19 TL) maddi zararın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin ilk fıkrasında; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" kuralı yer almakta olup, aynı maddenin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Boşalan noterliğin vekaleten yönetimi" başlıklı 33. maddesinde, "Her ne sebeple olursa olsun boşalan birinci, ikinci veya üçüncü sınıf bir noterliği, atanan noter göreve başlayıncaya kadar o noterlikte çalışan ve stajının altı ayını tamamlamış olan stajiyer, bu durumdaki stajiyerler birden fazla ise kıdemlisi, o noterlikte bu durumda stajiyer yoksa noter odasının uygun bulacağı ve görevlendireceği aynı durumdaki stajiyer, bunlardan hiç birisi bulunmadığı takdirde o noterliğin başkatibi, onun da engelli bulunduğu hallerde en kıdemli katibi vekaleten yönetir. Noterlikte bu işi görecek katip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürülür. İşin yürütülmesinde yetersiz kaldığının denetimlerde belirlenmesi halinde vekil her zaman değiştirilebilir. Yukarıki fıkralar gereğince noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödenir. Ancak, bu ücret noterliğin aylık safi gelirinin yarısından fazla olamaz. Vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneği dahil noterliğin, aylık gayri safi gelirinden, noterlik aidatı vekilin ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanı, gelir ve giderin müfredatlı listesi ile birlikte en geç müteakip ayın onbeşine kadar vekil tarafından Türkiye Noterler Birliğine gönderilir."; "Geçici bir süre işten ayrılmalarda vekalet" başlıklı 34. maddesinde, "Noterlerin, tutuklanma, işten el çektirme ve geçici olarak işten çıkarma gibi sebeplerden dolayı geçici bir süre işlerinden ayrılmaları halinde görevleri 33 üncü madde uyarınca gördürülür. Bu takdirde, geçici olarak işten çıkarma hali ayrık olmak üzere diğer hallerde, noterlik aidatı ayrıldıktan sonra safi gelirin noter vekiline verilen ücretten artan kısmının yarısı notere verilip, diğer yarısı zimmeti çıktığı takdirde mahsup edilmek, aksi takdirde notere iade olunmak üzere, soruşturma ve kovuşturma kesin bir kararla sonuçlanıncaya kadar alıkonulur. Geçici olarak işten çıkarma halinde noter aidatı ve vekile verilen ücretten artan noterlik safi geliri Türkiye Noterler Birliğine gönderilir. Geçici yetkili noter yardımcısının birinci fıkrada gösterilen sebeplerle işinden ayrılması halinde 32 nci maddedeki usule göre yerine bir vekil seçilir. Vekil noterlik gelirinin tamamını alır."; "İşten el çektirme" başlıklı 123. maddesinde, "Suç teşkil eden fiillerden dolayı haklarında adalet müfettişi, Cumhuriyet savcısı veya ceza mahkemesi tarafından soruşturma veya kovuşturma yapılan noterler, soruşturma ve kovuşturmanın selameti bakımından Adalet Bakanlığı tarafından gerekli görüldüğü takdirde, soruşturma veya kovuşturma kesin bir karar veya hükümle sonuçlanıncaya kadar işten el çektirilirler. Soruşturma veya kovuşturma sırasında işten el çektirilmiş olan noterin, kovuşturma sonunda 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan biriyle mahkum olması halinde işten el çektirme, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Birinci fıkra gereğince soruşturma veya kovuşturma sırasında işten el çektirilmemiş olup, kovuşturma sonunda ikinci fıkrada gösterilen bir suçtan hüküm giyen notere, hükmün kesinleşmesi beklenilmeksizin işten el çektirilir. İkinci fıkra hükmü bu halde de uygulanır." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Temyize konu kararın İdare Mahkemesince hükmedilen, davacının, işten el çektirildiği dönemde, noterlik safi gelirlerinin yarısına vadesiz bir hesapta bloke koydurulmak suretiyle oluşan (Ergani Noterliği'nce ödenen safi gelirin yarısına 18.05.2015 tarihine kadar işletilen yasal faiz tutarı olan 93.074,75 TL ile Gaziantep 13. Noterliği'nce ödenen safi gelirin yarısına 18.05.2015 tarihine kadar işletilen yasal faiz tutarı olan 45.244,45 TL olmak üzere toplam 138.319,50 TL olarak hesaplanan) maddi zararın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısım yönünden yapılan incelemede; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2- Temyize konu kararın İdare Mahkemesince hükmedilen, davacının işten el çektirildiği dönemde Ergani Noter Vekili ...'e ve Gaziantep 13. Noter Vekili ...'a ödenen vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faizinin ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin kısım yönünden yapılan incelemede; İdare, yasalarla kendi yetki ve sorumluluğuna bırakılan kamu hizmetini yasal yetkileri içinde ve gereği gibi yürütmek amacıyla önceden gerekli teşkilatı kurmak ve bu teşkilatın ve hizmetin gerektirdiği araç, gereç ve personeli her an hizmete hazır tutmak ve hizmetin iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli tüm özeni göstermekle yükümlüdür. Hizmetin kötü veya geç işlemesi ya da hiç işlememesi yüzünden kişilerin zarara uğramaları halinde idarenin hukuksal sorumluluğu söz konusudur ve uğranılan bu zararın hizmeti yürütmekle görevli idarece tazmini gerekmektedir. Kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla idarelerin, tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesi için de, ortada bir idari eylemin veya işlemin (idare tutum ve davranışın) bulunması, bu eylem veya işlemden zarar meydana gelmesi, bu idari eylem ve işlem ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması gerekir ki zarar doğuran eylem ya da işlemin idareye bağlanabilmesi durumunda, hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine göre zararın tazmini cihetine gidilir. Tam yargı davalarında öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas olduğundan, olayın oluşumu ve zararın niteliğinin irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. İdare, Anayasamızın 125. maddesinde de belirtildiği üzere kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Olayda; davacının yasadışı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.01.2010 tarihinde tutuklandığı, 29.07.2010 tarihinde tahliye edildiği, 22.05.2017 tarihinde beraat kararının kesinleşmesi üzerine... Ağır Ceza Mahkemesinin ...esasına kayden koruma tedbiri nedeniyle tazminat davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda; davacının tutuklu kaldığı süre zarfında noter vekili ...'e 6.705,00 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar davacı 01.04.2013-31.01.2015 tarihleri arasında noter vekili olan ...'a yaptığı ödemeyi talep etmişse de bu tarihlerde davacının tutuklu olmadığı anlaşılmakla bu hususun CMK 141., 142. maddeleri kapsamına girmediğinden talebinin kabul edilmediği, sonuç olarak davacı lehine tutuklandığı 25.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 6.705,00-TL maddi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın davacının tutuklandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının yasadışı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, bu kararın 22.05.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca noterlerin tutuklanma, işten el çektirme ve geçici olarak işten çıkarma gibi sebeplerden dolayı geçici bir süre işten ayrılmaları durumunda görevlerinin vekaleten gördürüleceği, noterliği vekaleten yürüten görevliye ise kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere noter odası tarafından tayin olunacak ücretin noterlik gelirinden ödeneceği, bu ücretin noterliğin aylık safi gelirinin yarısından fazla olamayacağı düzenlenmiş ve somut olayda davacının tutuklanması üzerine anılan hüküm işletilerek davacının görevli bulunduğu noterliklere vekaleten yapılan atamalarla ilgililere noterlik gelirinden noter odasının belirlediği tutarda bir ödeme yapılmıştır. Bu bağlamda; anılan düzenlemelerin kamu hizmeti niteliğindeki noterlik hizmetinin noterin tutukluluğu sebebiyle sekteye uğramaması ve kamu hizmetinin devamlılığı prensibi açısından öngörülen düzenlemeler olduğu, noterin tutukluluğu sebebiyle görevi başında bulunamaması nedeniyle vekaleten bu görevi yürüten kişiye yapılan ödemenin işin mahiyeti gereği olduğu, davacı noterin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla davacının isnat edilen suç nedeniyle Adalet Bakanlığının tasarrufu ile işten el çektirildiği süre zarfında noterlik gelirinden mahrum kaldığı açık olup İdare Mahkemesince bilirkişi marifetiyle hesaplattırılan bu dönemde noter vekillerine ödenen tutarların (davacının tutuklu kaldığı 25.01.2010 tarihinden 29.07.2010 tarihine kadar geçen dönemde koruma tedbiri sebebiyle açılan tazminat davasında noterlik gelirinden noter vekili ...'e ödenen 6.705,00-TL'nin davacıya yasal faiziyle ödenmesine hükmedildiğinden ödemede mükerrerliğe sebebiyet verilmemek kaydı ile) yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinden İstinaf Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 3. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; a) Davacının, işten el çektirildiği dönemde, noterlik safi gelirlerinin yarısına vadesiz bir hesapta bloke koydurulmak suretiyle oluşan (Ergani Noterliği'nce ödenen safi gelirin yarısına 18.05.2015 tarihine kadar işletilen yasal faiz tutarı olan ...TL ile Gaziantep 13. Noterliği'nce ödenen safi gelirin yarısına 18.05.2015 tarihine kadar işletilen yasal faiz tutarı olan ... TL olmak üzere toplam ... TL olarak hesaplanan) maddi zararın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısım yönünden ONANMASINA b) Davacının işten el çektirildiği dönemde Ergani Noter Vekili ...'e ve Gaziantep 13. Noter Vekili ...'a ödenen vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faizinin ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin kısım yönünden BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 26/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Ergani Noteri olarak görev yapmakta iken hakkında yürütülen kovuşturma nedeniyle tutuklanan ve ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı yazısıyla işten el çektirilmesine karar verilip görev yaptığı noterliğin safi gelirinin yarısına, bulunduğu banka hesabında tedbiren bloke konulan davacı tarafından; işten el çektirilmesine gerekçe gösterilen hakkındaki kovuşturma sonucunda beraatine karar verildiğinden bahisle, işten el çektirildiği 08/02/2010 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrıldığı 01/02/2015 tarihleri arası yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık olmak üzere, Ergani Noter Vekili ...'e ödenen 35.462,00 TL vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faiz olarak 1.000 TL (miktar artırımı ile 22.301,62 TL), Gaziantep 13. Noter Vekili ...'a ödenen 69.888,67 TL vekillik ücreti ile ödeme tarihlerinden itibaren uygulanması gereken yasal faiz olarak 1.000 TL (miktar artırımı ile 20.187,10 TL) ve 12.03.2010 tarihinden 31.01.2015 tarihine kadar noterlik safi gelirinin yarısı olan 815.834,68 TL'ye 18.05.2015 tarihine kadar uygulanması gereken en yüksek mevduat faiz alacağı olarak 422.359,80 TL olmak toplam 529.710,47 TL (miktar artırımı ile 567.199,19 TL) maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, (...) tarihi izleyen günden başlar. (...)"; "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde, "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (...) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. Adli (...) yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir."; "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Tazminat isteminin koşulları" başlıklı 142. maddesinin birinci fıkrasında, "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." hükmüne yer verilmiştir. Olayda, davacının Yasadışı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yargılandığı ceza davası sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, bu kararın 22.05.2017 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesini müteakiben davacı tarafından 04.08.2017 tarihinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin... esasına kayden koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının açıldığı, dava dilekçesinde davacının cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 800.000,00-TL maddi ve 1.000.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunduğu, Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararından da anlaşılacağı üzere davacının her iki noter vekiline ödenen ücretlerin yasal faiziyle ödenmesi ve noterlik safi gelirinin noter vekiline ödenen ücretten artan kısmının notere verilen hariç diğer yarısına konulan bloke nedeniyle bloke tarihinden kendisine ödeme yapılan tarihe kadar geçen süre zarfında işleyecek olan faizin de "koruma tedbiri nedeniyle tazminat" davasında ...Ağır Ceza Mahkemesinden istenildiği, Mahkemece yapılan değerlendirmede, davacının sadece tutuklu kaldığı süre olan 25.01.2010-29.07.2010 tarih aralığında Noter Vekili ...'e yapılan ödeme yönünden maddi tazminata hükmettiği, diğer talepler yönünden ise İdare Mahkemesine dava açmakta serbest olduğu yönünde hüküm verildiği, bu karar üzerine 19.10.2018 tarihinde ... İdare Mahkemesinin ...esasına kayden açılan davada, ...Ağır Ceza Mahkemesince "diğer tazminat talepleri" yönünden verdiği görevsizlik kararının kesinleşmemesi nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, akabinde 18.09.2019 tarihinde ...İdare Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında açılan davada anılan Mahkemenin ...tarih ve K:... sayılı dilekçe ret kararı üzerine aynı Mahkemenin... esas sayılı dosyasında yenileme dilekçesi ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, davacının tutukluluk dönemi hariç diğer tazminat talebine dayanak olan işlemin, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı davacının işten el çektirilmesi işlemi olduğu, söz konusu idari işlemin ise davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı beraat kararı sonucunda... tarih ve ... sayılı Olur ile kaldırıldığı anlaşılmakta olup bu itibarla davacı hakkında tam yargı davasına konu olan idari işlemin en son icra edildiği tarih olan işten el çektirme tedbirinin kaldırıldığı 08.07.2015 tarihinden sonraki 60 günlük yasal süresi içinde ve en son 07.09.2015 (06.09.2015 tarihi resmi tatile denk geldiğinden) tarihine kadar 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca tam yargı davası açılması gerekirken bu tarihten çok sonra beraat kararının kesinleşmesi beklenilerek 04.08.2017 tarihinde ilk defa adli yargıda açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının maddi tazminat talebinin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken işin esası incelenmek suretiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.