4. Hukuk Dairesi 2022/15419 E. , 2022/17850 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalılardan Davut aleyhine takip yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu …
**4. Hukuk Dairesi 2022/15419 E. , 2022/17850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalılardan Davut aleyhine takip yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun çeşitli mevkilerde bulunan taşınmazlarını davalılara devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin aciz belgesi sunulmadığından davanın reddine ilişkin ilk kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 27.09.2010 tarih 2010/6621 Esas -7379 Karar sayılı ilamı ile davacının açtığı davada aciz belgesinin aranmaması gerektğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davayı davacı takip etmeyeceğini belirttiğinden, bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... borçlunun dünürü olması nedeni ile davalılar ..., ... ve ...’e yapılan satışlarda bedel farkı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar da Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 31.01.2017 tarih 2016/14652 Esas 2017/798 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu 1559 ada 827 parsel 4 nolu bağımsız bölümün borçlu tarafından davalı ...’ya üzerindeki 10.02.1998 tarihli 24.770,93 TL ipotekle birlikte tapuda 3.000,00 TL bedelle satıldığı, bilirkişi tarafından rayiç değerin 12.280,00 TL olduğu belirlendiği anılan davalı vekili tarafından sunulan banka dekont ve yazıları ile ipotek fek yazısından tapudaki bedel dışında 24.08.1998 tarihinde banka aracılığıyla davalı borçlu hesabına 6.414,00 TL ve ipotek bedeli olarak da ağabeyi tarafından keşide edilen ve ödenen üç çek karşılığı 11.586,36 TL olmak üzere toplam 21.000,00 TL civarında ödeme yaptığı, dolayısıyla adı geçen davalının tapudaki ödeme dışında yaptığı ödemeleri ispatladığı, bu durumda bedel farkının ortadan kalktığı ve kötüniyetli olduğu da ispatlanamadığından hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmediği, dava konusu 667 ada 491 parsel 15 nolu bağımsız bölüm 17.11.1998 tarihinde borçlu tarafından davalı ...’e tapuda 3.000,00 TL bedelle satıldığı bilirkişi tarafından rayiç değerin 6.140,00 TL olduğu belirlendiği, adı geçen davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kendisine ait 1711 ada 326 parsel 3.kat 8 nolu bağımsız bölümü satarak... aracılığıyla 6.000,00 TL bedelle aldıklarını ve aldıkları tarihten beri de müvekkilinin annesi tarafından kullanıldığını belirttiğinden, Mahkemece davalı ... tarafından satılan 1711 ada 326 parsel 3.kat 8 nolu bağımsız bölüme ait satış senedi istenerek gerektiğinde anılan taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak değerinin belirlenmesi, satılan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın alınıp alınmadığının tespiti, gerektiğinde borçlu ve davalının satış tarihine yakın tarihli hesap hareketleri de incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelmeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediği, dava konusu 676 ada 62 parsel 21 nolu bağımsız bölümün 12.10.1998 tarihinde borçlu tarafından davalı ...’e tapuda 1.500,00 TL bedelle satıldığı; bilirkişi tarafından rayiç değerin 4.030,00 TL olduğu belirlendiği, adı geçen davalı vekilinin, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kendisine ait ... Mahallesindeki A bolk 5/35 nolu bağımsız bölümü satarak ... Emlak aracılığıyla 3.675,00 TL bedelle aldıklarını ve aldıkları tarihten beri de müvekkilinin kullandığını belirttiğinden, Mahkemece davalı ... tarafından satılan eski evine ait tapu kayıtları ve satış senedi istenerek gerektiğinde anılan taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak değerinin belirlenmesi, satılan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın alınıp alınmadığının tespiti, gerektiğinde borçlu ve davalının satış tarihine yakın tarihli hesap hareketleri de incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediği belirtilerek bozulmuştur. Bozmadan sonra mahkemece, davalılar ... ve ...’ya karşı, açılan davanın HMK’nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden bedel farkı olmadığı ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının diğer gerekçe ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bozmaya uygun olarak karar verilmiş bulunmasına ve davalı ...’in evini sattığını ve borçluya tapu dışında ödeme yaptığını ispatlayamamış olmasına göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Davalı ..., 676 ada 62 parsel 21 nolu bağımsız bölümü 12.10.1998 tarihinde tapuda 1.500 TL bedelle almıştır, bilirkişi tarafından rayiç değerin 4.030,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bozmadan sonra yapılan araştırmada adı geçen davalının adına kayıtlı evini 10.09.1998 tarihinde tapuda 1.000,00 TL bedel ile sattığı taşınmazın o tarihte satış değerinin 3.950,00 TL olduğu belirlemiştir. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, üçüncü kişinin satıştan kısa süre önce banka hesabından çektiği paranın, taşınır ve taşınmaz mal satışları karşılığı aldığı paranın dava konusu olan şeyin bedelini ödemede kullandığı kabul edilmektedir. Somut olayda da davalı ... 4.030,00 TL olduğu tesbit edilen taşınmaz için tapuda 1.500,00 TL, sattığı evin bedeli olarak tapudaki değeri 1.000,00 TL.yi ödediğini kabul ettiğimizde 2.500,00 TL ödeme yaptığı, bu hali ile ivazlar arasında önemli oransızlık kalmadığı, anılan davalının borçlunun mali durumunu bildiği ve ya bilebilecek kişilerden olduğunun da ispat edilmediğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.700,93 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/5.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 27.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.