3. Hukuk Dairesi 2015/13329 E. , 2016/8703 K. MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dilekçesi ile; müvekkilinin su aboneliği için davalı kuru…
**3. Hukuk Dairesi 2015/13329 E. , 2016/8703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dilekçesi ile; müvekkilinin su aboneliği için davalı kuruma müracaat ettiğini ve abonelik için kendisinden kanal katılım bedeli ve şebeke hisse bedeli adı altında bir miktar ücret alındığını, alınan tutarın haksız olduğunu iddia ederek; şimdilik, 200TL'nin iadesine, yapılan kesintinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah suretiyle dava değerini 4.056,00 TL ye çıkartmıştır. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davacının su şebekesi ve kanal hizmetinden ilk kez yararlandığını bu nedenle kanal katılım ve şebeke bedelinin başvuru sahibi olarak davacıdan tahsilinin zorunlu olduğunu, katılım payının sunulan hizmet karşılığı bir kez alındığını ve 2464 sayılı yasaya uygun olarak alındığını, davacıdan alınan tutarın ferdi aboneliğe geçiş esnasında tahsil edilen fark mahiyetinde olup mükerrer tahsilat olmadığını ve tahsil edilen tutarın yasaya uygun olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davalı kurumun dava konusu aboneliğin bağlandığı kanal ve şebekeye dair katılım payı tahsilatı toplamını bildiremediği, kurumun talep ettiği tutarla birlikte bu zamana kadar ki tahsilatlarının 2464 yasanın 89. Maddesindeki sınırı aşmadığını tespite yarar verileri bildirmediği, bu konuda yargısal denetimi imkansız hale getirdiği, yargılama sırasında mahkemenin söz konusu bilgiye başkaca bir yöntemle ulaşma ve değerlendirme yapma imkanı da bulunmadığı, katılım payı alınan kanalizasyon hattını 2004 tarihinde, su şebekesini 2006 tarihinde faaliyete geçirildiği, davacının ise 07.10.2010 tarihinde bağımsız bölümün maliki olduğu gözetildiğinde davacının ödediği 4.056TL katılım payının yasaya uygun olarak talep edildiği ispatlanamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 4.056TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutarın 200TL'sine dava tarihi olan 07.12.2013'ten , 3.856TL'sinin ıslah tarihi olan 09.06.2015'ten itibaren değişen oranlı yasal faizi yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ./.. -2- Dava konusu uyuşmazlık, davacının malik olduğu bağımsız bölüme ilişkin ferdi su aboneliğinin tesisi için davacının, davalı idareye kanal katılım ve şebeke hisse bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır. 01.07.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır: a) Kanalizasyon tesisi yapılması, b) Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi ile de su tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörülmüştür. 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununa dayalı olarak çıkarılan ... Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi ise “2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 87. ve 88.maddeleri gereği bir programa göre yapılacak yani; içme, kullanma, endüstri suyu ve kanalizasyon yatırımları ile mevcutların genişletilmesi (tevzi), iyileştirilmesi (ıslahı) amacıyla yapılan harcamalar ve istek üzerine ... Genel Müdürlüğünce yapılacak işlerin toplam yatırım giderleri tesislerin hizmet edeceği saha dâhilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden su ve kanalizasyon tesisleri harcamalarına katılma payı alınır. Su ve kanalizasyon şebekelerine katılma paylarının binasız arsanın vergi değeri payına isabet eden kısmı, inşaat ruhsatının alınması aşamasında avans olarak tahsil edilir. Bina tamamlandıktan sonra bağımsız bölümlere veya binanın tamamına tahsis aboneliği verilmesi sırasında arsa değeri üzerinden alınan avans düşülerek, yapı değerinin emlak vergi beyanı üzerinden ayrıca %2 oranından fazla olmamak üzere katılım payı tahsil edilir” düzenlemesini içermektedir. Yine 3194 sayılı İmar Kanununun “Yapı Kullanma İzni” başlıklı 30.maddesinin 3.fıkrasında “Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.” hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece yasanın yürürlük tarihinden sonra yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış olması veya mevcutların iyileştirilmesinin yapılması halinde, tesislerin hizmet edeceği saha dâhilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Ayrıca İmar Kanununun 30/3. maddesi uyarınca iskân ruhsatının alınmış olması davalı idarenin kanal katılım payı istemesine engel teşkil etmez. Somut olayda; davalı idarece, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kanalizasyon ve içme suyu tesislerinin yapıldığı ve davacının bu hizmetten yararlandığı sabittir. ./.. -3- Öyle ise mahkemece, bilirkişi marifetiyle bu hizmetten yararlanan bağımsız bölümün ilk malikinin (davacının) ödemekle yükümlü bulunduğu kanal katılım ve şebeke hisse bedelinin, abonelik başvuru tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi ve sonucu dairesinde bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, mahkemece davacının ödemesi gereken bedelin hesabı konusunda gerekli olmayan bir kısım belgelerin dosyaya celp edilmeye çalışılarak, celp edilemediğinden bahisle, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...