1. Hukuk Dairesi 2010/5411 E. , 2010/6196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu çekişmeli 507 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile terkinine, elatmanın önlenmesi ve muhdesatın yıkımına karara verilmesini istemi
**1. Hukuk Dairesi 2010/5411 E. , 2010/6196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu çekişmeli 507 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile terkinine, elatmanın önlenmesi ve muhdesatın yıkımına karara verilmesini istemiştir. Davalı, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sırasında tapu kaydına dayalı olarak adına tespit ve tescil edildiğini, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin karar ve haritasının tebliğ edilmediğini bu nedenle bağlayıcılık kazanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesine eklenen 3. fıkra 2 ve 3. cümle ve geçici 10. maddedeki düzenlemeler karşısında 10 yıllık hak düşürücü sürenin hazine yönünden dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .....'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesine ilave yolu ile birtakım düzenlemeler getiren 5841 Sayılı Yasa gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen Hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Bir taraf dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olduğu halde dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü yada İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır. (Baki Kuru, Hukuk Usulü Mahakemeleri 5. Cilt, sayfa 5338, dipnot 159; 10. H.D. 21.12.1976, 8770/8739 ve dipnot 160: 5. HD 12.09.1977, 5445/5655 dipnot 161: 10. HD 24.02.1976, 6296/1297) Hal böyle olunca, yapılan uygulama neticesinde dava tarihinde davacı Hazinenin davasında haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri davacının vekili varsa avukatlık ücreti ve maktu harçtan davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.