Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1922 E. , 2024/5603 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/1922 Karar No : 2024/5603 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... İdaresi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek boz
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1922 E. , 2024/5603 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/1922 Karar No : 2024/5603 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... İdaresi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Köyceğiz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alana yönelik olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan parselasyonun ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:, K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden parselasyon işleminin mevzuata, dağıtım-tahsis ve parselasyon esaslarına uygun olmadığı, düzenleme sınırının geçirilmesi yönüyle dağıtımda diğer parsel sahipleri ile müdahil idare arasında eşitlik ve hakkaniyetin korunmadığı, alınması gereken düzenleme ortaklık payı (DOP) miktarın yasal sınırlar içerisinde kaldığı anlaşılsa da düzenleme sınırının yanlış geçirilmesinden dolayı DOP oranının yeniden belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bakılan dava, Muğla ili, Köyceğiz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alana yönelik olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan parselasyonun ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinde idari yargı yerlerine verilen dilekçelerin,a) Görev ve yetki,b) İdari merci,c) Ehliyet,d) İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup, olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiştir. Yine 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) bendinde iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hükmüne yer verilmiştir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesi için ön koşullardan olan ehliyet, yani idari işlemle dava açacak kişi arasında "menfaat ilgisi"nin bulunup bulunmadığının yargı yerince takdir edileceği açıktır. İptal davasına konu edilecek işlem ile davacı arasında menfaat ilişkisinin kurulabilmesi gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında belirlendiği üzere ancak kişisel, meşru ve güncel bir ilginin varlığıyla mümkündür. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olunmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her uyuşmazlığın niteliğine göre davacıların dava açmaktaki menfaatini değerlendirmek yargı yerinin görevindedir. Bu kapsamda idari işlem türleri arasında düzenleyici ve bireysel işlemler ayrımı yapılmaktadır. Örneğin, imar planları her ölçekteki planlama hedefi değişse bile bir bölgenin veya şehrin arazi kullanımlarını, gelişme yön ve büyüklüklerini gösteren ve plan notları ve açıklama raporlarıyla bir bütün halinde olan düzenleyici işlemlerdir. Oysa parselasyona ilişkin işlemlerin bireyin hukukunu etkilediğinde şüphe yoktur. 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı alınmaksızın tesis edilebileceğinden bu işlemlere karşı açılan davaların da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabileceği açıktır. Uyuşmazlıkta, kendi özel mülkiyetinde bulunan herhangi bir taşınmaza yönelik itirazda bulunulmaksızın genel özellikleri itibarıyla ve düzenleme sınırının geçirilmesi ile düzenleme ortaklık payının belirlenmesi bakımlarından mevzuata aykırı şekilde tesis edildiği yönü ile uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin davacı büyükşehir belediyesince dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yapı yapmaya elverişli imar parsellerinin oluşturulduğu ve yapılaşma koşullarının her parselde net olarak ortaya konulduğu başka bir deyişle bizzat hak sahibini etkileyen işlem statüsünde bulunan parselasyon işlemine tapuda maliki veya hak sahibi olmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı kuşkusuzdur. Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.