Ceza Genel Kurulu 2017/1042 E. , 2018/643 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 43-495 Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık ...'nin beraatine ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2012 tarihli ve 43-495 sayılı hükümlerin, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve davaya katılmasına karar verilen mağdurelerin vekilleri tarafından temyiz edilmesi üze…
**Ceza Genel Kurulu 2017/1042 E. , 2018/643 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 43-495 Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık ...'nin beraatine ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2012 tarihli ve 43-495 sayılı hükümlerin, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve davaya katılmasına karar verilen mağdurelerin vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 09.03.2017 tarih ve 6479-1237 sayı ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 06.04.2017 tarih ve 9999 sayı ile; "...Olayın mağdurelerin olayla ilgili olarak kendi aralarında yaptıkları konuşmayı duyan komşuları tanık.... (Demirel)....'un bu konuşmaları mağdurelerin teyzesine aktarması ile ortaya çıktığı, ilk soruşturmanın etkin bir şekilde yapılmadığı, mağdure anlatımlarının kopyala-yapıştır yöntemi ile tutanağa aktarıldığı, ancak mağdurelerin çocuk yuvasına yerleştirilmeleri akabinde burada yapılan görüşmede olayı anlatıkları, bu kez Cumhuriyet savcısı tarafında ayrıntılı bir şekilde alınan ifadelerinde birbirleri ile de tutarlı bir şekilde sanığın eylemlerini ayrıntılı bir şekilde anlattıkları, olayın ortaya çıkış şekline göre mağdurelerin teyzeleri ... tarafından yönlendirildiğine dair savunmanın aksinin kanıtlandığı, mağdurelerin olay tarihinde 6-7, olaya ilişkin ifade verdikleri tarihte 7-8 yaşlarında olduğu, yaşları itibariyle hiçbir çelişkiye düşmeden böyle bir olayı kurgulamalarının mümkün olmadığı, nitekim çocuk yuvası görevlisi ....'un mağdurlerin hayal gücünün bu denli geniş olmadığı şeklindeki tespitinin de bu durumu doğruladığı, mağdurelerin babalarından aşırı şekilde korktuklarına dair tespit ve beyanlar da nazara alındığında kendilerini çocuk yuvasında rahatça ziyaret edebilen, hatta izin alarak dışarı çıkarabilen babalarını huzurunda onu suçlayıcı ifade vermekten kaçınmalarının da doğal olduğu, nispeten kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda ve arkadaş ortamlarında olayı açıklıkla anlattıkları, çocukların babaları olan sanığın kendilerini ziyaretleri nedeniyle kaygılandıklarına, tekrar kendilerine zarar vereceği korkusunu taşıdıklarına, yaşadıkların olay nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu yaşadıklarına,....'nin ayrıca majör depresyona duçar olduğuna, mağdurelerin iddia edilen eylemlere maruz kaldıkları kanaatine ulaşıldığına dair uzman hekim raporları da gözetildiğinde, her iki mağdurenin 25/10/2010 günü Cumhuriyet Savcısına verdikleri ayrıntılı ve birbiri ile uyumlu anlatımlara itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Buna göre;