1. Hukuk Dairesi 2026/1211 E. , 2026/1518 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1008 E., 2025/339 K. Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ile mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir. Davacılar; mirasbırakanları ...’ın maliki olduğu 6 parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu bağımsız bölümün davalılardan ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, temlikin mirasbırakanın ruh ve akıl sağlığı yerinde değil iken gerçekleştirildiğ…
1. Hukuk Dairesi 2026/1211 E. , 2026/1518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1008 E., 2025/339 K. Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ile mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir. Davacılar; mirasbırakanları ...’ın maliki olduğu 6 parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu bağımsız bölümün davalılardan ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, temlikin mirasbırakanın ruh ve akıl sağlığı yerinde değil iken gerçekleştirildiğini, ayrıca temlikin davalı ...’e kazandırma ve mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras şirketi adına tescile karar verilmesini istemişler; Dairenin bozma kararından sonra atanan tereke temsilcisi davayı takip etmiş, yargılama sırasında taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince davaya yeni malik ...’a karşı tapu iptali ve tescil olarak devam edilmiştir. Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, temlikin gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemenin 11.02.2010 tarihli ve 2007/358 Esas, 2010/48 Karar sayılı kararı ile; çekişme konusu bağımsız bölümün muvazaalı olarak temlik edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; somut olayda el birliği halinde mülkiyet söz konusu olup dava dışı ortak bulunduğu, bu nedenle davaya katılmayan ortak ...’nın olurunun alınması ya da miras şirketine MK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; mirasbırakanın vekaletname tarihinde hukuki işlem ehliyetinin olduğu, muvazaa iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın tereke temsilcisi tarafından temyizi üzerine Dairece; eldeki davada Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 07.07.2021 tarihli raporu ile mirasbırakanın vekaletname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu ancak satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının tespit edildiği, bu tespit doğrultusunda mirasbırakanın satış tarihinde ehliyetsiz olduğu anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, bu kez Dairece; "... Tapu Müdürlüğünün dosya içerisinde mevcut 08.03.2024 tarihli yazısı ekindeki tapu kaydından, dava konusu 18 nolu bağımsız bölümün kayıt malikinin dava dışı ... olduğu, edinme sebebinin ise 05.12.2022 tarihli ve ... yevmiye nolu satış işlemi olarak belirtildiği görülmektedir. Hâl böyle olunca; Mahkemece dava konusu taşınmazın güncel tapu kayıtları ve dayanak tüm belgeleri (resmi akit vs.) dosya arasına alınmalı, dava konusu bağımsız bölümün yargılama sırasında dava dışı üçüncü kişiye devredildiği gözetilerek HMK'nın 125. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılıp davayı ne şekilde sürdüreceği sorulmalı, bu yöndeki usuli eksiklik giderildikten sonra işin esası hakkında karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, mirasbırakan ...’ın vekaletname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu ancak satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı, dava devam ederken davalı ...’un taşınmazı ...'a satış suretiyle devrettiği, davacıların davaya yeni kayıt maliki ...’e karşı tapu iptali ve tescil olarak devam ettikleri, ...’in muris ...'ın yeğeni olduğu, davalılar arasındaki devri bilen, satışların muvazaalı olduğundan haberdar olabilecek kişi olduğu, iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle dava kabul edilerek yargılama giderlerinden davalı ...’in de sorumlu tutulduğu Mahkemenin 06.03.2024 tarihli ve 2023/403 Esas, 2024/252 Karar sayılı kararın davalı ... tarafından temyiz edilmediği, bu hususta davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, ayrıca hükmün (1). fıkrasındaki dava konusu 34 27... parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu bağımsız bölüme ilişkin tescilin, muris ...’ın Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.05.2007 tarihli ve 2007/965 Esas, 2007 827 Karar sayılı veraset ilamındaki mirasçılar adına miras payları oranında yapılacak olmasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usule, kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.099,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan; 4.097,80‘er TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...’tan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.