12. Ceza Dairesi 2025/8424 E. , 2026/820 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1468 E., 2025/1184 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçu bakımından verilen karar ve istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm tesis edilen katılan ...'a 04.08.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve katılanın…
12. Ceza Dairesi 2025/8424 E. , 2026/820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1468 E., 2025/1184 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçu bakımından verilen karar ve istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm tesis edilen katılan ...'a 04.08.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve katılanın bu karara karşı 12.09.2025 tarihli dilekçe ile temyiz yoluna başvurduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 331/4. Maddesinde “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” düzenlemesi karşısında, temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşılmakla, katılan ... 'ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 63... /6 maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan ...'ın temyiz isteminin süresinde olmadığından reddi, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ölen ...'ın önlerine cisim/hayvan çıkması sebebiyle direksiyona el attığına, ölenlerin de kusurunun olduğuna, cezanın çok yüksek olduğuna, bilinçli taksir oranının fazla olduğuna, sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast hükümlerine göre aynı nev'iden fikri içtima uygulanmadan sanığın her bir muteveffa ve yaralı şahıs için ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesini, ilişkindir. Katılan ...'ın temyiz sebepleri; sanığın olası kast hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.12.2024 günü saat 00.30 sıralarında sanık ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... yönünden ... istikametine seyir halinde iken iki şeritli 5,4 metre genişliğinde çift yönlü, zeminin asfalt-kuru, gece vakti, aydınlatmanın olmadığı, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz, yerleşim yeri içinde, azami hız limitinin 90 km/saat olduğu yolda aracın kontrolünü kaybederek yol dışı kalması sonucunda araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'nin öldüğü, ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı olayda; sanık her ne kadar ölen ...'nın direksiyona müdahale ettiğini beyan etmişse de tanığın buna şahit olmadığı anlaşıldığından bu savunmanın sadece sanık beyanından ibaret kaldığı, ayrıca sanık 80-90 km hızla gittiğini beyan etmişse de 11,7 metre fren izi ve 53 metre tarlaya fırlama durumunun hızın beyandan fazla olduğu kanaatine ulaşıldığı, Kaza Tespit Tutanağında, kazanın oluşumunda sanığın "2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen 52/1-B maddesine aykırı olarak ''aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiği, sanığın 1,76 promil alkollü olduğunun tespit edildiği hususları bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın alkollü araç kullanarak öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi nedeniyle bilinçli taksir ile hareket ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR 1.Katılan ...'ın Temyiz İstemi Yönünden: Katılanın yokluğunda verilen hükmün katılana 04.08.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve katılanın bu karara karşı 12.09.2025 tarihli dilekçe ile temyiz yoluna başvurduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 331/4. Maddesinde “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” düzenlemesi karşısında, temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık Müdafiinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. Maddelerinde düzenlenen ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda tam kusurlu olarak üç kişinin ölümüne, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşmak yerindeyse de fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2-Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin sanığın kaza anında 1,76 promil alkollü olmaktan ibaret olduğu, olayda alkollü araç kullanma dışında bilinçli taksir halini oluşturan başkaca bir halin bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; somut olayın özellikleri de gözetilerek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapılıp, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranı belirlenmesi gerekirken, temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca, tek ihlale dayanılarak üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetsiz ve orantılılık ilkesine de aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.