(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/14551 E. , 2012/21231 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/14551 E. , 2012/21231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 05.10.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Somut olayda davacı genel müdür olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesi davalı işveren tarafından "hizmet sözleşmesini imzalarken güttüğümüz amaca ulaşılmadığı" gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi gereğince feshedilmiştir. Davacı fesih gerekçesinin geçersizliğinin tespitine ve manevi tazminat ile sözleşmede öngörülen bir yıllık çalışma yasağına karşılık bir yıllık ücret alacağı isteğinde bulunmuştur. .Davalı işveren, davacının işveren vekili olduğunu, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, aynı davada tespit davası ile manevi tazminat talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının işveren vekili olduğu, işe iade davası açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle mahkemece davacının işe iade davası açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğine göre davacının talep sonucunun fesihte gösterilen gerekçenin geçersizliğinin tespiti olduğu anlaşıldığından, davanın işe iade olarak nitelendirilmesi doğru olmamıştır. Davacının genel müdür olarak çalıştığı ve 4857 sayılı Kanun'un 18/son maddesi gereğince işveren vekili olduğu tartışmasızdır. Burada çözülmesi gereken sorun, işveren vekilinin fesihte gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığının tespitini talep hakkına sahip olup olmadığıdır. 4857 sayılı Kanun'un 18/son maddesinde belirtilen işveren vekilleri hakkında uygulanmayacağı belirtilen hükümler arasında 20. madde bulunmamaktadır. 20. maddeye göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür(f.l). Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür(f.2). Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir(f.3). İşletmenin veya işyerinin yönetiminde yer alan kişi ile işveren arasındaki güven ilişkisi diğer işçilere oranla daha hassastır. Bu nedenle, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte zedelenen bu ilişkiyi yeniden tesis etmek çok daha zordur. İş sözleşmesi feshedilen işveren vekilinin tekrar işe iadesini sağlayacak bir güvencenin sağlanması işveren açısından katlanılamaz büyük bir risk olur. Bu nedenle kanunda özellikleri belirtilen işveren vekilleri için feshin geçersizliği ile birlikte işe iade davası açabilme hakkı verilmemiştir. Ancak, işveren vekillerinin başka bir işverene ait işyerinde çalışma olanağını elde etmeleri genellikle daha önce çalıştıkları işyerinden ne şekilde ayrıldıkları ile bağlantılıdır. Dolayısıyla iş sözleşmelerinin feshinde gösterilen gerekçe önem arz edebilir. İşverenin fesih bildiriminde belirttiği gerekçenin doğru olmadığı, şeref ve namusuna dokunulduğu veya kişiliğine kuşku ile bakılmasına yol açacak nitelikte olduğunu düşünen işveren vekilinin, fesih bildiriminde gösterilen gerekçenin geçerli olmadığının tespitini isteyebilmesine imkân verecek bir hukuki düzenlemeyi 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi sağlamış bulunmaktadır. Böylece işveren vekili anılan düzenleme uyarınca fesih bildiriminde sebep bildirilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile bir ay içinde iş mahkemesine dava açabilecek, taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülebilecektir. Belirtilen nedenlerle işin esasına girilerek sonucuna göre dava konusu tespit, tazminat ve alacak yönünden bir karar verilmesi gerekirken davacının işveren vekili olduğu, işe iade davası açamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.05.10.2012