Başvuru, meydana gelen ölümlü trafik kazasına ilişkin etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, meydana gelen ölümlü trafik kazasına ilişkin etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/5/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 24/6/2014 tarihinde başvurucunun oğlu N.nin idaresindeki TIR'ın yolun sağ şeridinde seyretmekte olan A. idaresindeki kamyona arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında N. vefat etmiştir. Olaya ilişkin Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Kollukta beyanı alınan ve Cumhuriyet Başsavcılığınca da şüpheli sıfatıyla dinlenen A. özetle bir kargo şirketinde şoför olarak çalıştığını, kendisine tahsis edilen kamyon ile Antep'ten İzmir'e gitmek üzere 24/6/2014 gecesi yedek şoför Y. ile birlikte yola çıktıklarını, güzergâhlarına göre Pozantı üzerinden Konya'ya gideceklerini ancak Pozantı girişini kaçırdığını, yola devam ederken Çamtepe girişini görmesine rağmen yolun altından geçmesi nedeniyle emin olamadığı için bu dönüşten dönmediğini, hızının 40-50 km kadar olduğunu, ileride bir dönüş bulacağını düşündüğünü, girişi kaçırdıktan sonra aniden yavaşlamadığını yahut aracını durdurarak geri geri gitmediğini, kaza esnasında yanında yedek şoför olarak bulunan Y.nin uyumakta olduğunu, çarpan aracı dikiz aynasından görmesiyle kazanın gerçekleşmesinin bir olduğunu, bu nedenle çarpan aracın çok hızlı seyrettiğini düşündüğünü, çarpmanın hızıyla kendi aracının savrularak bariyerlere çarptığını, aracını gerekli özeni göstererek kullandığını ve gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. Kaza anında A. idaresindeki araçta yedek şoför olarak bulunan Y. kollukta alınan beyanında; kendisinin uyumakta olduğunu, kaza anında uyandığını, A.ya nerede olduklarını sorduğunu, A.nın "Bilmiyorum, elimde sigara vardı dönüşü kaçırmışım." dediğini, bu nedenle A.nın geri geri gitmiş ya da ani fren yapmış olabileceğini düşündüğünü beyan etmiştir. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26/6/2014 tarihli bilirkişi raporunda, A.nın idaresindeki aracın takograf cihazından alınan rapora göre kural ihlalinin olmadığının anlaşıldığı, N.ninarkadan çarpma ve önlerinde giden araçları güvenli veya yeterli mesafeden izlememe kusur veya kuralını ihlal etmesi nedeniyle birinci derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kazadaki kusur durumuna ilişkin olarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 1/9/2014 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meskûn mahal dışında, 10,5 m genişlikte, kuru zeminli, asfalt kaplama, eğimsiz, düz, aydınlatması olmayan otoyolda, açık havada, gece meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre çarpma noktasından önce 8 m fren izi olduğu tespit edilmiştir. Raporda, kamyon sürücüsünün durduğu veya geri geri manevra yapmış olabileceği yönündeki iddia kapsamında olayın iki duruma göre ayrı ayrı değerlendirmesi yapılmıştır. Buna göre kazanın kamyon sürücüsünün otoyolda nizami seyri sırasında meydana gelmiş olması durumunda N.nin sağ şeritte, özen yükümlülüğüne aykırı seyri sırasında ön ilerisinde seyreden araca çarpmamak için fren tatbik etmiş ise de 8 m frenli vaziyette, arkadan çarptığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı ile asli ve tam kusurlu olduğu, A.nın kusursuz olduğu sonucuna ulaşılacağı belirtilmiştir. Kazanın kamyon sürücüsünün otoyolda geri manevra yapması veya duraklaması sırasında meydana gelmesi durumunda ise N.nin sağ şeritte seyri sırasında, ön ilerisinde öngörüsü olmayacak şekilde, kurallara aykırı olarak duraklayan veya geri manevra yapan araca çarpmamak için fren tatbik etmiş ise de 8 m frenli vaziyette arkadan çarptığı olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu, A.nın ise kurallara aykırı olarak, arkadan gelen sürücüler açısından öngörülemeyecek ve tehlike yaratacak şekilde duraklaması veya geri manevra yapmasıyla kazaya sebep olduğu, olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı ile asli ve tam kusurlu olduğu sonucuna ulaşılacağı tespit edilmiştir. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/1/2015 tarihinde, 21/10/2014 tarihli ek bilirkişi raporu ile takograf cihazının yeniden inceletilmesinde A.nın iradesindeki aracınhızının kaza sırasında yasal sınırlar içinde ve seyir hâlinde olduğunun tespit edildiği, tanık Y.nin beyanına kaza esnasında uyuması nedeniyle görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması ve anlatımını destekler mahiyette delil bulunmaması sebepleriyle itibar edilmediği, tüm bu hususların bir arada değerlendirilmesinde trafik kazasının kamyon sürücüsü şüphelinin otoyolda nizami seyri sırasında meydana geldiği ve şüpheli A.nın gerçekleşen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ölen N.nin kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Başvurucunun yaptığı itiraz Tarsus Sulh Ceza Hâkimliğince 1/4/2015 tarihinde, itiraza konu karardaki gerekçenin ayrıntılı ve yeterli olduğu, evrak içeriğine uygun düştüğü, itirazın kabulü için bir neden bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Anılan karar 13/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 8/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.