1. Hukuk Dairesi 2009/9167 E. , 2009/11479 K. "" MAHKEMESİ : MUSTAFAKEMALPAŞA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 2071 parsel sayılı taşınmazı gelini S..’ya, 2222 parsel sayılı taşınmazı oğlu H..’ın kayınbiraderi davalı S..’e satış suretiyle temlik ettiğini, yine 1956 parsel sayılı taşınmazı oğulları davalılar H.. ve M..’ya rücu şartlı bağış suretiyle devrettiğini, satışların gerçek olmadığ…
**1. Hukuk Dairesi 2009/9167 E. , 2009/11479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MUSTAFAKEMALPAŞA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 2071 parsel sayılı taşınmazı gelini S..’ya, 2222 parsel sayılı taşınmazı oğlu H..’ın kayınbiraderi davalı S..’e satış suretiyle temlik ettiğini, yine 1956 parsel sayılı taşınmazı oğulları davalılar H.. ve M..’ya rücu şartlı bağış suretiyle devrettiğini, satışların gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazların bedeli karşılığı satışa konu edildiğini, murisin bakımı ile ilgilendiklerini, muvazaanın söz konusu bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; “ davacının temyiz isteğinin süreden reddine, 2071 ve 2222 parsel sayılı taşınmazların temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenerek anılan temlikler yönünden tescile karar verilmiş olması isabetlidir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Öte yandan; 1956 parsel yönünden tenkise karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Anılan parsel yönünden murisin ölüm tarihi dikkate alınarak TMK.nun 561 (eski 503) maddesi hükmü gereğince, miras bırakanın tasarruf nisabını aşan kısmının tenkis hesabında dikkate alınması gerekirken taşınmazın tamamının değeri gözetilerek tenkise tabi tutulmuş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edilen hususlar dikkate alınmak suretiyle 1956 parsel sayılı taşınmaz bakımından tenkis isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine. Davalıların öteki temyiz itirazlarına gelince; davada faiz istenilmediği halde mahkemece belirlenip hüküm altına alınan tenkis miktarına tercih tarihi itibariyle faiz tahakkuk ettirilmesi ve bu şekilde HUMK'nun 74. maddesi hükmünün gözardı edilerek istekten fazlaya karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm altına alınan tenkis miktarından H..ve M.. dışındaki davalıların tamamının sorumlu tutulması da doğru değildir. Ayrıca, yargılama gideri ve vekalet ücretinden anılan davalılar dışında S.. ve S..'in de sorumlu tutulması isabetsizdir.Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.