Başvuru, idari para cezasının iptali istemiyle yapılan başvuruda itiraz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dosyanın kanun yolu denetimi yapan hâkimliğe gönderilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari para cezasının iptali istemiyle yapılan başvuruda itiraz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dosyanın kanun yolu denetimi yapan hâkimliğe gönderilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: R. isimli işçi, olayların geçtiği tarihte başvurucunun işyerindeçalışmaktadır. Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne, işçi R.nin bir kısım işçilik alacağının başvurucu tarafından ödenmediği ihbar edilmiştir. İhbar üzerine 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun maddesi gereğince değerlendirme yapılması amacıyla 30/6/2014 tarihli yazıyla bazı belgelerin 17/7/2014 tarihine kadar Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne ibrazı başvurucudan talep edilmiştir. Anılan yazıda, davete icabet edilmemesi hâlinde 4857 sayılı Kanun'un maddesine aykırı davranmaktan aynı Kanun'un maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağı ayrıca belirtilmiştir. Söz konusu davet yazısı aynı işyerinde çalışan başka bir işçiye 15/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, bu tebliğin usulsüz olduğunu bireysel başvuru öncesinde dile getirmemiştir. Başvurucu, belirtilen süre içinde müracaat etmemiş ve ilgili Kurumdan belgelerin ibrazı nedeniyle süre talebinde de bulunmamıştır. Bunun üzerine Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce başvurucuya 4857 sayılı Kanun'un maddesine dayanılarak aynı Kanun'un maddesi uyarınca 181 TL idari para cezası verilmiştir. Başvurucu, anılan idari para cezasının iptali istemiyle Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Başvuruya karşı idare tarafından verilen cevapta, ilgili başvuru dilekçesinin ilgiliye tebliğ edildiği, başvurucunun davet yazısının gereklerini yerine getirmediği gibi ek süre talebinde de bulunmadığı belirtilmiş; idari para cezasının iptali isteminin reddine karar verilmesi talep olunmuştur. Başvurucunun bu cevaptan haberdar olmadığına dair bir iddiası bulunmamaktadır. Hâkimlik 20/11/2014 tarihli kararıyla idari para cezasının iptal istemini kabul etmiştir. Gerekçede, ilgiliye savunma için en az bir haftalık makul bir süre verilmeden -iki gün sonraki randevuya gelmediği gerekçesiyle- orta ölçekli bir esnafı maddi olarak yıkacak derecede bir ceza ile cezalandırmanın adalet ve hukuk ilkeleri ile bağdaşmayacağı belirtilmiştir. Anılan karara idare tarafından itiraz edilmiştir. Daha önce cevap dilekçesinde dile getirilen gerekçelerle yapılan itiraz, Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/12/2014 tarihli kararıyla kabul edilerek idari para cezasının iptali istemine ilişkin başvurunun reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun davet yazısına uymadığı gibi ek süre verilmesi talebinde de bulunmadığı, bu sebeplerle idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir. Bu karar başvurucuya 18/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 16/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4857 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler." 4857 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Bu Kanunun; a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen, ... işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”