7. Ceza Dairesi 2008/1983 E. , 2011/17504 K. "İçtihat Metni" Bakaya kalmak suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun, 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1, 50/1-a maddeleri gereğince 2000 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ergani Sulh Ceza Mahkemesinin 18.09.2007 tarihli ve 2007/40-126 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.01.2008 gün ve 923 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığın
**7. Ceza Dairesi 2008/1983 E. , 2011/17504 K.** **"İçtihat Metni"** Bakaya kalmak suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun, 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1, 50/1-a maddeleri gereğince 2000 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ergani Sulh Ceza Mahkemesinin 18.09.2007 tarihli ve 2007/40-126 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.01.2008 gün ve 923 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2008 gün ve KYB. 2008-14288 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1-)1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 47/A. maddesinde "Askeri mahkemelerden Askeri Ceza Kanununun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlardan dolayı verilen cezalar tecil edilemez ve para cezasına veya tedbirlerden birine de çevrilemez. Aynı Kanunun Üçüncü Babının Üçüncü Faslı ile 84 üncü maddesi hariç olmak üzere 5 inci ve 130 uncu maddesi hariç olmak üzere sekizinci fasıllarında yazılı suçlardan dolayı verilen cezalar tecil edilemez. Ancak fiili işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış çocuklarla, hüküm zamanında yetmiş yaşına girmiş olanların mahkum oldukları bir seneden az hapis cezaları tecil olunabilir." hükmünün yer aldığı, sanık hakkında 1632 sayılı Kanunun 63/A. maddesine aykırılıktan hüküm verilmiş olduğu, bu maddenin anılan Kanunun Üçüncü Babının, Üçüncü Faslında yer aldığı ve tecil edilemeyecek olan suçlar kapsamında bulunmadığından, mahkemece yoklama kaçağı suçlarının Askeri Ceza Kanununa göre ertelenmemesi göz önüne alındığında verilecek ceza miktarına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğu hususu belirtilerek hüküm kurulmasında, 2-)13.11.2004 tarihli ve 25642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye göre 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 647 sayılı Cezaların infazı hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması lehe olduğu halde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ergani Sulh Ceza Mahkemesinin 2007-40 Esas ve 2007-126 karar sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.