Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış 12/12/2018 tarihli ... Otopark Uygulama Projelerinin Hazırlanması Hizmet Alımı Sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve sözleşme konusu işin süresinde tamamlanarak davalıya teslim edildiğini ancak, müvekkilinin hakediş alacaklarına ilişkin düzenlenen ve davalıya teslim edilen faturaya ve taraflar arasında yapılmış borç mutabakatına ilişkin alacağın davalı tarafça
DAVACI : ... (T.C. ...) ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALI :... - ... ...VEKİLİ : Av. ... ....DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 02/09/2021KARAR TARİHİ : 15/12/2021KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2021Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafından davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ....Esas(kapanan Kayseri 8. icra Dairesi .... E). Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış, eş zamanlı olarak takip dayanağı olan belgeye istinaden, 27.11.2017 tarihinde alacaklı/davalı şirketin talebi üzerine Kayseri 1, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Diş Sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınmış, karar uyarınca davacı hakkında Filli haciz yapılması amacıyla Pınarbaşı İcra Müdürlüğüne Talimat yazılmış, Pınarbaşı İcra Müdürlüğünün .... Talimat esas sayılı dosyası ile davacının adresine gidilmek suretiyle ev eşyaları ve ahırında bulunan 12 Adet İnek haczedilmiş, yeddiemin olarak bırakılmış olduğunu, alacaklı ve alacaklı vekili ile yaptığı görüşmeler sonucunda borcun bir kalemde ödenmesi aksi takdirde haczedilen ineklerin muhafaza altına alınacağı cebri icra tahdidi i üzerine davacının hukuksal Hizmet alarak Söz konusu ihtiyati haciz kararına 29.11.2017 tarihinde itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu ihtiyati haciz kararı için yapılan itirazın " senetle tahrifat bulunduğuna, senedin zamanaşımına uğradığına, müvekkilin davalılara böyle bir borcunun bulunmadığına, yapılan icra takibi nedeniyle davacının 12 adet ineğine haksız Yere haciz konulduğuna" ilişkin olup mahkemece bu hususların İİK 256. Maddesi gereği itiraz ile çözümlenecek hususlardan olmadığı vee yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş olduğunu, söz konusu itirazın reddi üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Kayseri .... İcra Dairesi'nin ... E, Sayılı dosyasında takip dayanağı olan Zamanaşımına uğramış senette tahrifat yapıldığı, bu nedenle belgede tahrifat yapmak suretiyle sahtecilik SUÇU vs. nitelendirilecek diğer suçlar bakımından suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, savcılık tarafından söz konusu senet üzerinden yapılan incelemede; Senedin ön yüzündeki tanzim yazı ve rakamların borçlu kısmı hariç davalı şirket yetkilisi şüphelinin ( ...) elinden çıktığı, davacının ... adına atılan imzanın ...'ın elinden çıktığı, senet üzerindeki " 01.09.2010, 20.000 TL ... Sine yirmi binTL nakden, 14.03.2010" Yazı ve rakamlarının bir kalem, "..., ...., ..., Dikilitaş köyü Pınarbaşı, borçlu ve kefil İmzaları, 14.03.1998"Yazı ve rakamlarının ayrı bir kalemden çıktığı; bu şekilde gelişen soruşturma kapsamında; bahse konu senedin üzerinde ilk olarak düzenleme tarihi kısmında yazan 14/03/1998 tarihinde düzenlendiği, yine borçlu ve kefil imzalarının bu tarihte atıldığı, düzenleme yerinin bu tarihte yazıldığı, bu haliyle senedin TTK 776. Maddesine göre zorunlu unsurları barındırdığı için kambiyo vasfını taşıdığı daha sonra şüphelinin ( ...) zamanaşımına takılmamak için 14/03/1998 düzenleme tarihinin üzerine tekrar 14/03/2010 düzenleme tarihini attığı ve geri kalan kısmı bu tarihe göre düzenleyerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğu, davacının hakkında ihtiyati haciz kararı aldırdığı ve akabinde Kayseri 8. İcra dairesine başvurduğu, ilamsız takip yoluyla senet aslını ve almış olduğu ihtiyati haciz kararını kullanarak Müştekiler hakkında takibe başladığı, tüm soruşturma evrakı değerlendirildiğinde şüphelinin kambiyo vasfı taşıyan senedi gerçeğe aykırı şekilde düzenleyerek mahkemeden şirket adına ihtiyati haciz kararı aldırdığı ve icra dairesine başvurarak Müştekiler hakkında takip başlattığı, bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği anlaşılmakla şüpheli hakkında, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/12/2019 tarih, ... soruşturma numaralı, ... E. Sayılı iddianamesiyle resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmış olduğunu, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı ilamında; A- Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından cezalandırılmasına, B- Dolandırıcılık suçu bakımından cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin iş bu haksız hukuka aykırı tutum ve davranışları gerek seçtiği takip yolu gerekse de icrasının yarattığı sonuç bakımından çok ağır haksızlık taşımakta olduğunu, tercih edilen takip yolu yönünden ağır haksız; Davalı şirket yetkilisi olan ... Tacir olup mevzuatımız tacire özen yükümlülüğü yüklemiştir ve takip yolu tercihi ve tercihinin sonuçlarının tüm taraflar açısından özen/öngörebilirlik yükü yüklemiş olduğunu, davalı şirket Tacire yüklenen ilkelerin hilafına hareketle takip dayanağı evrak tarihinin 2010 yılı olması üzerinden 10 yıllar geçmiş olması, ilamsız takip yolu başlatmış ödeme emrinin tebliği ve itiraz sürecini beklemeden evrak üzerinde oynama yapmak suretiyle olmayan alacağa kavuşmak için davacıyı yanıltıp sıhhatsiz evrağı sıhhatlıymiş gibi evrakta sahtekarlık ve dolandırıcılık yapmak sureti ile borçluya hak arama imkanı bırakmaya mahal vermeden bir nevi boğmna/dize getirme usuli ile ihtiyati haciz yoluna başvurması bu yolu özellikle tercih etmesi seçilen takip yolu yönünden özellikle izlenen yolun davacı açısından Telafısı imkansız maddi/manevi zararlar doğurabileceğini öngörebilir olması yönünden Ağır haksız ve ağır kötüniyetini ayrıca, açıkça ortaya koymakta olduğunu,takip yolunun sonuçları yönünden ağır haksız; ihtiyati haciz kararının icrası üzerine ,davacının hiç bir borcu olmamasına rağmen bir sabah İcra memuru tarafından kapısı çalınmış, köy/kırsal mahallenin getirdiği birebir ilişki iç içeliğinden dolayı tüm komşu ve köy halkının iştiraki ile evinde ve ahırında haciz yapılmış, ahırında bulunan İneklerin Muhafazası için Nakliye çağrılmış, komşu ve toplanan ahali tarafından muhafaza engellenmiş, davacının ısrarla borcunun olmadığını beyan etmesine rağmen borcun ödenmesi için 1 hafta süre verilmiş yoksa ineklerin muhafaza altına alınacağı korkusuyla davacının ruh hali bozulmuş, acı ve Izdırap çekmiş, üzüntü duymuş, halen ve ömür boyu, Üzüntü duymaya mahkum edilmiş, Köy halkı nezdinde “itibarı” zedelenmiş kendini ezik hissetmesine sebep vermiş, borcu olmadığını köy halkına ısrarla beyan etmesine rağmen aleyhinde yapılan dedikodular kulağına ulaşmış ” borcu olmasa devletin memuru kışın ortası habersiz kaçma şüphesi olmayan bir çiftçinin evine gelir mi? borcu vardır yalan söylüyordur" şeklinde dedikodular duyması üzerine üzüntüsü kat be kat artmış, ihtiyati haciz kararı devam ettiği sürece geçimine temin ettiği ineklerin muhafaza altına alınacağı korkusu ile uykuları kaçmış ruh hali bozulmuş olduğunu, ayrıca, davacının dikilitaş köyü'nün muhtarı olup bulunduğu çevrede saygın bir kişiliğe sahip olduğunu, ayrıca köy halkı tarafından, yaptığı hizmetler sonucunda ve bireylere karşı saygılı tutumlarıyla takdir edilen bir muhtar olduğunu, davacının sosyal ekonomik durumu, çevredeki saygınlığı ve tüm borçlarını layıkıyla yerine getirmesine rağmen, belgede sahtecilik ve dolandırıcılık sonucunda düzenlenen senede istinaden hakkında alınan haksız ihtiyati haciz kararı sebebiyle, muhtarlık yaptığı köye haciz araçlarıyla gelinmesi, 412 adet ineğine haciz konulması ve bu mesnetsiz borca maruz kaldığının çevredeki insanlar tarafından öğrenilmesi müvekkilimin itibarını sarsmış olduğunu, her ne kadar ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazlarımız "İİK 265 de sınırlı sayıda sayılan sebeplere dayanmadığı gerekçesiyle reddedilmişse de“ ihtiyati haczin haksız bir fiile dayandığı Kayseri 1, Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... E. .... K. Sayılı dosyasıyla sabit olmuş olduğunu, bu nedenle haksızlığı sabit olunan haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle, muhtarlık yaptığı köyde bulunan itibarı zedelenen davacının Manevi zararının giderilmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle de kesinleşen cezaya dayalı olarak tarafımızca açılan tazminat davasının kabulü gerekmekte olduğunu, bu hususa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2018 tarih, 2016/5582 E, 2018/2478 K. Sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 9.4.2014 Tarih, 2013/4-1008 E, 2014/490 K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, TMK 24/2 gereği kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar yada kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır, Arz edilen nedenlerle her ne kadar, kanunen verilen bir yetkiye dayanarak alınan ihtiyati haciz kararına istinaden davacının 12 adet ineğine haciz konulmuşsa da, söz konusu durumun davacının sosyal konumu da dikkate alındığında insanların kişiliğini oluşturan; kişinin şerefi, onuru, insanların gözündeki itibarı, namusu, lekelenmeme hakkı gibi değerlerine saldırıyı haklı hale getirmediğinden, kişilik hakkına saldırı söz konusudur Ayrıca TBK 58/1 'Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir" hükmü düzenlenmiş olduğunu, davalı şirketin haksız ihtiyati haciz kararı sonucunda, davacının kişilik haklarını ihlal ettiği, aşağıda belirtilen Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, Yargıtay Hgk 25.04.2018 Tarih 2018/19-374 E., 2018/943 K, Sayılı Kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.1.2014 tarih, 2013/2705 E., 2014/165 K. Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay içtihatları ve öğretideki görüşlerden de görüleceği üzere Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinin ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi Zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesi olduğunu, davalıtarafın tahrifat yapılmış senede dayanarak haksız ihtiyati haciz kararı aldığı ve davacının muhtar olduğu köye giderek ineklerini muhafaza altına aldırdığı kayseri 1. ağır ceza mahkemesi ....e. sayılı ilamıyla sabit olduğundan davacının kişilik değerlerinde azalma meydana gelmiş olduğunu, ayrıca HMK md.214'de sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının birbirine etkisi düzenlenmiş olup, söz konusu kanun maddesi gereği; ceza mahkemesi bir senedin sahte olduğunu saptayarak, suç işleyenler hakkında mahkumiyet kararı verirse, bu karar hukuk mahkemesinde kesin hüküm oluşturacak olduğunu, konuya ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 29.11.2016 Tarih 2015/14880 E., 2016/9206 K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, İlgili Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere ceza mahkemesinin, bir senedin sahteliği ile ilgili olarak suç unsurlarını tespit edip, işleyenleri ceza yaptırımına mahküm etmesi durumunda bu husus, hukuk mahkemesi bakımından da kesin delil teşkil edeceğinden söz konusu durumun somut olaya uyarlanarak, tahrifat yapılan bir senede dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararı nedeniyle sosyal hayattaki itibarı sarsılan davacının oluşan manevi zararın tazmini için açılan davanın kabulü gerekmekte olduğunu, maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden, davacı hakkında uygulanan haksız ihtiyati haciz, sahtecilik, dolandırıcılık sebebiyle, savunma hakkından daha etkin bir şekilde yararlanmak için yargılamanın her aşamasında avukatlık yardımından yararlanmak istemiş ve bunun için bir takım maddi harcamalarda bulunmuş olduğunu, bu sebeple davacının uğramış olduğu haksız bir fiil sonucu daha sağlıklı savunma yapabilmek için iradesi dışında vekalet ücreti ödemek zorunda kalmış olduğunu, Avukatlık Kanunu madde 164’ye göre avukatın vekâlet ücretine hak kazanacağı açık olduğunu, bu durumda iradesi dışında gerçekleşen bir olay sebebiyle bu ücreti ödemek zorunda kalan davacının de bu maddi zararını tazminat olarak isteme hakkı olması gerektiğini, HMK madde 330 da “Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir” denilmekte olduğunu, Maddesinin son fıkrasında “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” denilerek bu ücretin avukata ait olduğu hüküm altına alınmış olduğunu,,Bu durumda dava sonucu hükmedilecek vekâlet ücreti davacının zararını karşılamayacak, mağduriyetini gidermeyecek olduğunu, yine HMK'nın 629. Maddesini bu zararın tazminine imkan tanınmış olduğunu, Söz konusu kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere davalıların kötü niyetli bir şekilde senette tahrifat yaparak söz konusu yargılamaya sebebiyet verdiği Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi .... E., .... K. Sayılı ilamıyla sabit olduğundan yapılan vekalet ücretinin davalıdan tahsili gerekmekte olduğunu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15.12.1948 tarihli 1947/25 E. 1948/10 K. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, sonuç olarak, kendini savunmak zorunda kaldığı için maddi bir zarara uğrayan davacının ödediği vekalet ücretinin, davalıdan tahsili gerekmekte olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen sonuç alınmadığını belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve davaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davacı hakkında 7.000,00 TL Manevi tazminatın ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla daha sonra arttırılimak üzere şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın, tahrifat yapılan senede dayalı olarak alınan haksiz ihtiyati haciz tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.