TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET AYPAN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/4868) Karar Tarihi: 30/9/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 9/12/2020-31329 Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Mehmet AYPAN Vekili : Av. Ahmet GÜL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, zorunlu askerlik döneminde sa ğlık problemlerinin vaktind
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET AYPAN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/4868) Karar Tarihi: 30/9/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 9/12/2020-31329 Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Mehmet AYPAN Vekili : Av. Ahmet GÜL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, zorunlu askerlik döneminde sa ğlık problemlerinin vaktinde tespit edilememesi üzerine organ kayb ı oluşmas ı dolay ısıyla aç ılan davada hükmedilen tazminat miktar ının yetersiz olmas ı nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 10/3/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ı yönünden başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna, kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı yönünden kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6.Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 38. Başvurucu 18/11/2009 tarihinde yap ılan son yoklama muayenesinde herhangi bir rahats ızlığının tespit edilmemesi üzerine askere al ınm ış ve 23/2/2010 tarihinde acemi eğitimini tamamlamak üzere birli ğine kat ılm ıştır. Siverek Askerlik Şubesi Başkanl ığının 18/11/2009 tarihli son yoklama belgesinde ba şvurucunun okuma yazma bilmedi ği ifade edilmiştir. 9.İzmir Asker Hastanesi Ba ştabipliğinin komando seçimine ili şkin 9/3/2010 tarihli raporunda başvurucu hakk ında "Askerliğe elverişlidir, komando olamaz" denilmiştir. Başvurucu 29/3/2010 tarihinde Jandarma E ğitim Komutanl ığına sevk edilmi ştir. 10. Başvurucu, sa ğ gözünde çapaklanma ve a ğrı, görmede azalma şikâyetleri yaşayarak rahats ızlanmas ı üzerine 30/3/2010 tarihinde önce Bilecik Devlet Hastanesine, oradan Eski şehir Asker Hastanesine, oradan da 31/3/2010 tarihinde Gülhane Askerî T ıp Akademisine (GATA) sevk edilmi ştir. GATA'n ın ayn ı tarihli doktor raporunda; başvurucunun iki gündür gözünde az görme, a ğrı ve çapaklanma şikâyetleri oldu ğunu söylediği belirtilmi ştir. GATA'da ba şvurucuya ilaç tedavisi uygulanm ış ve 2/4/2010 tarihinde başvurucu, sa ğ gözde endoftalmi (göz enfeksiyonu) te şhisiyle vitrektomi, lensektomi ameliyat ı olmuştur. Ayr ıca başvurucuda atipik pnömoni (akciğer enfeksiyonu) oldu ğu tespit edilmiştir. 11. 12/4/2010 tarihinden itibaren ba şvurucuya birer ay sürelerle üç kez hava değişimi raporu verilmi ş, GATA taraf ından düzenlenen 9/6/2010 tarihli sa ğlık raporund a askerliğe elverişli olmad ığı belirtilen ba şvurucu terhis edilmi ştir. Başvurucu sa ğ gözde görme yetisini tamamen kaybetmi ştir. 12. Bilecik Jandarma E ğitim Birli ği komutan ı taraf ından konuyla ilgili ara ştırma yap ılm ış ve başvurucunun birlikte görev yapt ığı erlerin ifadesi al ınm ıştır. İfade veren erler, başvurucunun Foça'da dört hafta süreyle acemi e ğitiminde bulundu ğunu, burada şiddetli ba ş ağrılar ı olduğunu, revire gitmek istedi ğini posta ba şına söyledi ğini ancak revirde ufak tefek rahats ızlıklarla ilgilenilmedi ği, boşuna müracaat etmemesi söylenerek revire gönderilmedi ğini, başvurucunun birkaç gün sonra tekrar ba şının ağrıdığını diğer erlere söylediğini fakat yemin töreni provalar ı nedeniyle kendisiyle ilgilenilmedi ğini, Bilecik'e gelmeden bir gün önce gözünü tutmaya ba şlad ığını, gözünün a ğrıdığını söylediğini, hatta yolda gelirken gözünün kapanm ış olduğunu, Bilecik'e geldikten sonra ak şam saat 21.00 sıralar ında durumunu nöbetçi astsubaya ilettiklerini, nöbetçi astsubay ın onu sabah revire gönderece ğini söyledi ğini, 30/3/2010 tarihinde sabah 07.30'da revire sevk edildi ğini belirtmişlerdir. 13. Bilecik Jandarma E ğitim Birliği komutan ı ve alt ı personel taraf ından düzenlenen 31/3/2010 tarihli tutanakta; ba şvurucunun Bilecik'e gelmeden on gün önce şiddetli ba ş ağrılar ından yak ındığı ancak ufak tefek rahats ızlıklardan dolay ı revirde ilgilenilmedi ği şeklindeki telkinler nedeniyle posta komutan ına revire ç ıkmak için müracaatta bulunmad ığı, kendisinin de içine kapan ık ve okuma yazma bilmeyen birisi olmas ı nedeniyle revire ç ıkmak için uğraşmad ığının anlaşıldığı belirtilmi ştir. Başvurucunun 29/3/2010 sabah ı gözünün sulanmaya ba şlad ığını ve ağrılar ının şiddetlendi ğini arkada şlar ına söyledi ğinin, ancak yola gideceği için kendisiyle yine ilgilenilmeyece ğini zannederek müracaatta bulunmad ığının tespit edildi ği bildirilen tutanakta, ba şvurucunun gözündeki rahats ızlığın tespit edilmesinden sonra 30/3/2010 tarihinde revire sevk edildi ği, durumunun acil olmas ı nedeniyle s ıras ıyla Bilecik Devlet Hastanesine, Eski şehir Asker Hastanesine ve GATA'ya sevk edildi ği ifade edilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 414. Başvurucu 12/7/2010 tarihinde Millî Savunma Bakanl ığına başvurarak maddi ve manevi zararlar ının tazminini talep etmi ştir. Bu talebin z ımnen reddi üzerine ba şvurucu Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AY İM) 25.000 TL maddi, 45.000 TL manevi tazminat istemli dava açm ıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde, askere al ınmadan önce yap ılan sağlık kontrolünde askerlik yapmaya elveri şli olduğunun tespit edildi ğini, sağ gözündeki rahats ızlığın Foça'daki birli ğinde meydana geldi ğini, rahats ızlığı nedeniyle Birlik Komutanl ığına başvurduğunu, bu ba şvurusunun " acemi eğitimi sonras ı gönderilece ği birlikt e muayene edilece ği" sebebiyle reddedildi ğini, ihmal ve geç müdahale nedeniyle gözünü kaybettiğini ileri sürmü ştür. Dilekçede ayr ıca rahats ızlığı askerlik yapmas ına engel oldu ğu halde askerli ğe al ınmas ının hizmet kusuru oldu ğu iddia edilmi ştir. 15. AYİM dava konusu ile ilgili olarak Ankara Üniversitesi T ıp Fakültesi (AÜTF) Dekanl ığı Cerrahi T ıp Bilimleri Bölüm Ba şkanl ığından bilirki şi raporu alm ıştır. AÜTF Göz Hastal ıklar ı Ana Bilim Dal ında görevli iki profesör doktor ve bir doçent doktordan olu şan üç kişilik bilirki şi heyetince haz ırlanan 26/7/2012 tarihli raporda; i. Endoftalmi hastal ığının göz içi dokular ın enfeksiyonu olarak ortaya ç ıktığı, ciddi ve a ğır hasara yol açan bir hastal ık olduğu ve körlü ğe sebep olabilece ği, ii. Endoftalmi hastal ığının ameliyat ya da travma gibi d ış kaynaklardan vey a vücudun di ğer bölgelerinde olan sistemik bir enfeksiyonun kan yoluyla göze ulaşmas ı sonucu ortaya ç ıkabileceği, iii. Belgeler incelendi ğinde başvurucunun göze gelen darbe (travma) veya ameliyat öyküsü olmad ığı, GATA'da yatmakta iken yap ılan göğüs hastal ıklar ı muayenesinde akci ğer enfeksiyonu tan ısının konuldu ğu, akciğer enfeksiyonunu n gözdeki endoftalmi için bir kaynak olabilece ği, endoftalmiye sebep olarak dü şünülen akciğer enfeksiyonunun herhangi bir ortamda geli şebilen bir hastal ık olduğu, bu nedenle rahats ızlığın oluşumunda askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin olmad ığı, iv. Başvurucunun te şhis, tedavi ve bak ım hizmetlerinde herhangi bir hata, gecikme ve eksiklik bulunmad ığı, uygun tedavi ve ameliyat ın yap ıldığının anlaşıldığı, endoftalminin ciddi ve a ğır hasara yol açan bir hastal ık olduğu için bütün tedavilere ra ğmen görme kayb ının meydana gelebilece ği belirtilmi ştir. 16. AYİM başvurucunun rahats ızlığıyla ilgili olarak Bilecik'e gelmeden on gün önce viziteye ç ıkar ılm ış olsa idi sonucun de ğişip değişmeyeceği sorusunu yönelterek bilirkişi heyetinden ek rapor istemi ştir. 17. 29/11/2012 tarihli ek raporda; dosyadaki belgelere göre ba şvurucunun Bilecik'e gelmeden on gün önce şiddetli ba ş ağrılar ından yak ındığının anlaşıldığı, baş ağrısının birçok sebebi olabilece ği gibi göz hastal ığının bir ön belirtisi anlam ına gelmeyece ği belirtilmi ştir. Bunun yan ı sıra başvurucunun GATA'daki 31/3/2010 tarihli muayenesine ili şkin anamnezde (doktorun te şhis koyma amaçl ı olarak hastaya sordu ğu sorular sonucu elde etti ği hastan ın öyküsü) ise görme azl ığı, ağrı ve çapaklanma şikâyetlerinin bu tarihten iki gün önce başlad ığının ifade edildi ği, bu durumda ba şvurucunun gözle ilgili şikayetlerinin Bilecik'e geldiği s ırada başlad ığı sonucuna var ıldığı belirtilmi ştir. Raporda ayr ıca başvurucunun Bilecik'e gelmeden on gün önce viziteye ç ıkm ış olmas ı durumunda sonucun de ğişip değişmeyeceği konusunda net bir şey söylenemeyece ği, bununla beraber endoftalmin çok hızlı seyreden bir hastal ık olduğu için hastal ığın on gün boyunca gözle ilgili şikâyet oluşturmamas ının olas ı olmad ığı bildirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 518. AYİM, GATA'dan ba şvurucunun muayenesinin yap ılarak meslekte kazanma ve vücut fonksiyon kayb ı bulunup bulunmad ığı konusunda rapor alm ıştır. GATA'n ın 11/6/2013 tarihli raporunda; ba şvurucunun sa ğ gözünde tam görme kayb ı bulunduğu, %33 oran ında iş göremezlik ve mesleki kazanma gücünden yoksun oldu ğu bildirilmi ştir. Ayr ıca AYİM taraf ından başvurucunun askere al ınmamas ı gerekirken al ınm ış olmas ından kaynaklanan maddi zararlar ı konusunda bilirki şi raporu al ınm ıştır. 31/10/2013 tarihli bilirki şi raporunda, başvurucunun askere sevk edildi ği tarih ile terhis edildi ği tarih aras ında geçen 107 günlük asgari ücret tutar ı üzerinden yap ılan hesaplama sonras ında 2.600 TL maddi tazminat hak edişi bulundu ğu ifade edilmi ştir. 19. AYİM 2/4/2014 tarihinde davan ın k ısmen kabulüne, k ısmen reddine kara r vermiştir. Taraflar ın karar düzeltme talepleri üzerine usul yönünden karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmi ştir. Usule ili şkin eksikler tamamland ıktan sonra AY İM 4/11/2015 tarihinde davan ın k ısmen kabulüne, k ısmen reddine oyçoklu ğuyla karar vermi ştir. Kararda; başvurucunun askerlik şubesi şahsi dosyas ının incelenmesinden sa ğlık sorunu olup olmad ığına dair sorulara hay ır şeklinde cevap verdi ği, son yoklamada askerli ğe elverişli olduğuna karar verildi ği ancak ba şvurucunun askere sevkinde ayr ıntılı ve yeterli bir muayene yap ılmad ığı, böylece asl ında başından itibaren sa ğlık durumu itibar ıyla askerlik yapmaya elverişli olmad ığı hâlde askere al ınm ış olduğunun tespit edildi ği, dolay ısıyla olayda hizmet kusuru bulundu ğu belirtilmi ştir. AYİM söz konusu hizmet kusuru nedeniyle bilirkişilerce hesaplanan 2.600 TL maddi tazminat ın ve ayr ıca 1.000 TL manevi tazminat ın başvurucuya ödenmesine hükmetmi ştir. Öte yandan AY İM karar ında başvurucunun rahats ızlığının askerlik hizmetinin sebep ve tesirinden kaynaklanmad ığı, uygulanan t ıbbi tedavi yönünden de hizmet kusuru bulunmad ığı ifade edilmi ş; başvurucunun askerlik hizmeti dolay ısıyla rahats ızland ığı ve t ıbbi tedavide gecikme nedeniyle ileri sürdü ğü zararlar ına yönelik tazminat istemlerinin reddine karar verilmi ştir. 20. Karşıoy görüşünde başvurucunun rahats ızlığına ilişkin bilirki şi raporundaki tespitlere göre " askerlik yapmaya elveri şli olmad ığı halde askere al ınm ış olduğunun" söylenemeyece ği, hizmet kusurunun bulunmad ığı ifade edilmi ştir. 21. Nihai karar, ba şvurucu vekiline 4/3/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 22. Başvurucu 10/3/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 23. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre ya şam hakk ı kapsam ındaki pozitif yükümlülükler, askerlik hizmetini yerine getiren ki şilerin sağlıklar ının ve iyilik hâllerinin korunmas ını, bu kişilere gerekli t ıbbi bak ımın sağlanmas ını gerekli k ılar. AİHM'e göre yetkili makamlar, askerlik hizmeti s ıras ında gerçekle şen her türlü yaralanma ve ölü m olay ına ilişkin makul bir aç ıklama sunma yükümlülü ğü alt ındad ır (Metin Gültekin v e diğerleri/Türkiye , B. No: 17081/06, 6/10/2015, 32, 33; Beker/Türkiye , B. No: 27866/03, 24/3/2009, 41-43). 24. AİHM, ilgili sa ğlık kurumlar ı taraf ından silah alt ına çağırılan askerlerin korunmas ını sağlayacak önlemlerin al ınmas ı gerektiğini zira baz ı durumlarda silah alt ındaki askerlerin sa ğlıklar ını ilgilendiren konularda ortaya ç ıkan eksiklik ve aksakl ıklar ın ilgili kurumlar ı Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi (Sözle şme) kapsam ında sorumlu hâle Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 6getirebilece ğini belirtmektedir. A İHM, bir devletin vatanda şlar ını vatani göreve ça ğırmaya karar verdi ği anda yasal ve idari çerçeveyi olu şturmas ı gerektiğini ifade etmi ş; bu çerçeveni n özellikle de baz ı askerî faaliyetlerin ve görevlerin do ğası gereği kişinin hayat ı ve/veya bedensel bütünlü ğüne mal olabilecek riskleri öngören uygun bir mevzuat ı içerecek şekilde güçlendirilmesinin önemine de ğinmiştir ( Lütfi Demirci ve di ğerleri/Türkiye , B. No: 28809/05, 2/3/2010, 30, 31). 25. Şehmus Ekinci/Türkiye (B. No: 15930/11, 27/3/2018) karar ında AİHM, psikiyatrik rahats ızlıklar ı bulunan ki şinin askerlik hizmetine al ınma sürecinde yeterli şekilde muayeneden geçirilmedi ğine ve askerlik hizmetine zorland ığına ilişkin iddiay ı incelemiştir. 26. Söz konusu kararda A İHM öncelikle ba şvurucunun temel askerlik e ğitimine başlamadan önce Türk Silahl ı Kuvvetlerinin ilgili mevzuat ında genel hatlar ıyla düzenlenmi ş olağan sağlık muayenesinden geçirildi ğini ve hekim taraf ından askerli ğe elverişli olduğuna karar verildi ğini tespit etmi ştir. AİHM sağlık sorunlar ının bulundu ğu hususunda ba şvurucu taraf ından ilgililere ilk muayene esnas ında bilgi verildi ği, görevli hekimin ba şvurucunun t ıbbi geçmişini değerlendirerek psikolojik rahats ızlıklar ının ilaç tedavisi sayesinde hafiflemi ş olduğu ve sağlık durumunun askerlik hizmetini yerine getirmeye engel olmad ığı kanaatine ulaştığını, dolay ısıyla başvurucunun sa ğlık durumunun yeterli şekilde ele al ındığını belirtmiştir. AİHM başvurucunun rahats ızlığının ilerledi ğinin uygulanan sa ğlık kontrolleri sayesinde fark edildi ğini, bu bak ımdan askerî yetkililerin iyi niyet eksikli ğiyle itham edilemeyece ğini vurgulam ıştır. Askerlik hizmeti s ıras ında hastal ığı ilerleyen ba şvurucunun hastaneye yat ırılmas ı, ilaç tedavisine tabi tutulmas ı, t ıbbi gözetim alt ına al ınmas ı ve askerliğinin ask ıya al ınmas ını askerî yetkililerin konuya atfettikleri önemin birer göstergesi olarak nitelendiren A İHM, son a şamada ba şvurucunun askerli ğe elverişsiz olduğuna karar verildiğini ve rahats ızlığın tespiti ile tedavisinde herhangi bir kusurun bulunmad ığını belirterek Sözle şme'nin 8. maddesi bak ımından fiziksel ve ruhsal bütünlü ğe zarar verilmedi ği gerekçesiyle ba şvuruyu dayanaktan yoksun bulmu ştur (Şehmus Ekinci/Türkiye, 37-46). V.İNCELEME VE GEREKÇE 27. Mahkemenin 30/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 28. Başvurucu; askerlik hizmeti s ıras ında gözünün rahats ızland ığını, tedavi sürecindeki ihmaller sonucu sa ğ gözünün görme yetene ğini kaybetti ğini, AYİM'de yürütülen yarg ılama sonucunda adil olmaktan uzak bir şekilde maddi ve manevi tazminat a hükmedildi ğini, ayr ıca AYİM'in başka bir hastaneden rapor al ınmas ı talebini reddederek yetersiz olan bilirki şi raporuna göre karar verdi ğini belirtmi ştir. Başvurucu bu nedenlerle vücut bütünlü ğünün korunmas ı, adil yarg ılanma ve mülkiyet haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 29. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Kişinin dokunulmazl ığı, maddî ve manevî varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, ..., maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir." Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 730. Anayasa'n ın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunmas ı" kenar ba şlıklı 56. maddesinin üçüncü f ıkras ı şöyledir: "Devlet, herkesin hayat ını, beden ve ruh sa ğlığı içinde sürdürmesini sa ğlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi art ırarak, işbirliğini gerçekle ştirmek amac ıyla sağlık kuruluşlar ını tek elden planlay ıp hizmet vermesini düzenler." 31. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 32. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlar ında, kas ıt söz konusu olmaks ızın hekim kusuru nedeniyle vücut bütünlü ğünün zarar gördü ğün şeklindeki t ıbbi ihmale dai r şikâyetleri Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında incelemi ştir (Melahat Sönmez, B. No: 2013/7528, 9/9/2015; Ahmet Sevim, B. No: 2013/474, 9/9/2015; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017). Somut ba şvuruda bu durumdan ayr ılmay ı gerektirecek bir nede n bulunmamaktad ır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 33. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kişinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 34. Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmektedir. Bu kapsamda an ılan Anayasa hükmü ile ki şinin maddi ve manevi varl ığının bütünlü ğü gerek kamusal yetkilerle donat ılm ış kişilerin gerekse özel ki şilerin eylemlerine kar şı güvence alt ına al ınm ıştır (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 40). 35. Bu çerçevede devletin egemenlik alan ında yaşayan ve kontrolü alt ında buluna n kişilerin maddi ve manevi varl ıklar ına yönelen fiilleri önleme, önlenememi ş olan eylemlere yönelik olarak da gerekli soru şturma ve kovu şturmay ı yapma, failleri tespit edip cezaland ırma, gerekti ğinde bundan do ğan zararlar ı etkili bir şekilde bizzat kar şılama vey a sorumlular ına karşılatma yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Kişilerin vücut bütünlü ğüne yap ılan bir eylemden do ğan zararlara yönelik etkili bir tazminin sa ğlanamad ığı, bu çerçeved e devletin Anayasa n ın 17. maddesinden do ğan koruma yükümlülü ğünü yerine getirmedi ği durumlarda ki şinin vücut bütünlü ğünün korundu ğundan söz edilemez ( Özkan Şen, 40; Yasin Ç ıldır, B. No: 2013/8147, 14/4/2016, 37). 36. Söz konusu pozitif yükümlülük sa ğlık alan ında yürütülen faaliyetleri de kapsamaktad ır. Nitekim Anayasa n ın 56. maddesinde devletin herkesin hayat ını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sa ğlamak amac ıyla sağlık kuruluşlar ını tek elden planlay ıp hizmet vermesini düzenleyece ği, bu görevini kamu kesimi ve özel kesimdeki sağlık ve sosyal kurumlar ından yararlanarak onlar ı denetlemek suretiyle yerine getirece ği kurala bağlanm ıştır (İlker Başer ve diğerleri, B. No: 2013/1943, 9/9/2015, 44). Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 837. Devlet, zorunlu askerlik hizmetine al ınacak kişilerin -ifa edilecek görevlerin özelliklerini de dikkate alarak- fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini etkileyebilecek riskleri öngören ve do ğmas ı muhtemel zararlar ı telafi etmeye uygun olan idari önlemleri almal ıdır. Bu çerçevede ilgili mevzuat ın oluşturulmas ı, yükümlülerin sa ğlık durumlar ının korunmas ını hedefleyen önleyici ve onar ıcı ad ımlar ın at ılmas ı, asker ki şilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin zarar görmemesi amac ıyla makul olan tüm tedbirlerin al ınmas ı devleti n yerine getirmesi yükümlülüklerdendir. Ayr ıca sağlığı bozulan ki şilerde meydana gelen zararlar ın giderilmemesi durumunda devlet, etkili bir yarg ısal koruma imkân ı sunmal ı ve hak arama yollar ını öngörmelidir. 38. Etkili yarg ısal koruma sa ğlamada ma ğdurlar ın kendi inisiyatifleri ile hukuk veya idare mahkemesinde açt ıklar ı dava yollar ının sadece hukuken mevcut bulunmas ı yeterli olmay ıp bu yolun uygulamada fiilen de etkili olmas ı ve başvurulan makam ın ihlal iddias ının özünü ele alma yetkisine sahip bulunmas ı gereklidir. Ba şvuru yolunun ancak bir hak ihlali iddias ını önleyebilmesi, devam etmekteyse sonland ırabilmesi veya sona ermi ş bir hak ihlalini karara bağlayabilmesi ve bunun için uygun bir giderim sunabilmesi hâlinde etkilili ğinden söz etmek mümkün olabilir ( Tahir Canan , 26; Filiz Aka, B. No: 2013/8365, 10/6/2015, 39). 39. Diğer taraftan bu yöndeki pozitif yükümlülü ğünün sonuç yükümlülü ğü değil uygun araçlar ın kullan ılmas ı yükümlülü ğünü ifade etti ğini hat ırlatmak gerekir. Uygun araçlar ın kullan ılmas ı yükümlülü ğü, her davada ba şarılı olunmas ı veya mağdurlar ın olaylarla ilgili beyanlar ıyla bağdaşan bir sonuca var ılmas ı gerektiği anlam ına gelmemektedir. Bununl a beraber kural olarak dava, olay ın gerçekle ştiği koşullar ı belirleyecek ve iddialar ın doğruluğunun kan ıtlanmas ı hâlinde sorumlular ının tespit edilerek uygun telafi imkânlar ını sağlayacak nitelikte olmal ıdır (Nail Artuç , B. No: 2013/2839, 3/4/2014, 45; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017, 50). 40. Anayasa Mahkemesi için bu noktada önemli olan husus, yürürlükteki yarg ısal sistemin ihmale yönelik davran ışlar ve t ıbbi hatalar nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığına yap ılan eylemlerden do ğan sorumlulu ğu hiçbir durumda belirsizlik içinde bırakmamas ıdır. Bu, toplumun güvenini korumak ve hukuk devletinin benimsenmesini sağlamak için gereklidir. Anayasa Mahkemesinin bu noktadaki görevi -ihlallerin önlenmesinde oynamas ı gereken rolün zay ıflat ılmamas ı amac ıyla- derece mahkemelerini n Anayasa'n ın 17. maddesi ile öngörülen dikkatli ve özenli inceleme şart ını ne ölçüde yerine getirdiğini incelemektir ( Aysun Okumu ş ve Aytekin Okumu ş, B. No: 2013/4086, 20/4/2016, 72; Perihan Uçar ve di ğerleri , B. No: 2013/5860, 1/12/2015, 57; Hilmi Düzgüner, 51). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 41. Somut olayda ba şvurucunun iddialar ı, sağ gözünü kaybetmesine yol açan rahats ızlığının teşhis ve tedavisi ile askerli ğe elverişli olmad ığı hâlde askere al ınmas ı olmak üzere iki yönden incelenmelidir. i. Başvurucunun Rahats ızlığının Teşhis ve Tedavisine İlişkin Sürecin Değerlendirilmesi 42. AYİM'in başvurucu taraf ından ileri sürülen iddialar ı dikkate alarak rahats ızlığın sebeplerini ortaya koymak amac ıyla çok yönlü bir ara ştırma yapt ığı, bu kapsamda başvurucuya ait t ıbbi kay ıt ve belgeleri temin ederek ve detayl ı sorular yönelterek konunun uzmanlar ından oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yapt ırdığı görülmüştür. Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 943. Olayda tedavinin gecikmesine sebebiyet verildi ği şeklinde dü şünülebilecek olan başvurucunun Bilecik'e sevk edilmeden önce ba ş ağrısı şikâyetlerini iletmi ş olduğu hâlde revire gönderilmemi ş olmas ı hususunun da Mahkemece ara ştırılm ış olduğu görülmektedir. Bilirkişi raporunda bu iddian ın incelendi ği, endoftalmin çok h ızlı seyreden bir hastal ık olduğu için hastal ığın on gün boyunca gözle ilgili şikâyet olu şturmamas ının olas ı olmad ığı bildirilmek suretiyle söz konusu iddian ın karşıland ığı anlaşılmaktad ır. 44. Buna göre derece mahkemesince yap ılan yarg ılamada t ıbbi ihmal iddialar ının araştırılmas ı ve durumun aç ıklığa kavuşturulmas ı için al ınan uzman bilirki şi raporunda yeterli somut bulgu ve tespitlere yer verilerek ba şvurucunun iddialar ının ayr ıntılı bir biçimde tart ışıldığı ve karşıland ığı görülmüştür. 45. Yarg ılama süresince bir avukat taraf ından temsil edilen ba şvurucunun bilirki şi raporuna ve kararlara kar şı kanuni yollara ba şvurabildiği, itiraz ı üzerine yeniden bilirkişi raporu al ındığı, bu suretle me şru ç ıkarlar ının korunmas ı için söz konusu davaya gerekli olduğu ölçüde etkili kat ılımının sağland ığı, dava dosyas ını inceleyip ayr ıca bilgi ve belge sunabildiği, toplanan delillerden haberdar edildi ği anlaşılmaktad ır. 46. Sonuç olarak ba şvurucunun ileri sürdü ğü iddialar hakk ında al ınan bilirki şi raporuna dayan ılarak verilen derece mahkemesi karar ı, konuyla ilgili ve yeterli bir gerekçe içermektedir. Bu durumda uyu şmazl ığın çözümü için esasl ı olan iddialar ın derece mahkemelerince Anayasa'n ın 17. maddesinin gerektirdi ği özen ve derinlikte incelendi ği anlaşılm ıştır. ii. Başvurucunun Askerli ğe Elverişli Olmad ığı Hâlde Askere Al ınmas ına İlişkin İddian ın Değerlendirilmesi 47. AYİM karar ında, okur yazar olmayan ba şvurucunun sa ğlık durumuna ili şkin sorulara verdi ği cevaplarla yetinilmi ş olduğu, askere sevkinde ayr ıntılı ve yeterli bir muayene yap ılmad ığı, asl ında sağlık durumu itibar ıyla başından beri askerlik yapmaya elveri şli olmad ığı hâlde askere al ındığı tespit edilmi ştir. Dolay ısıyla olayda hizmet kusuru bulundu ğu belirtilerek ba şvurucuya 2.600 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmi ştir. 48. Buna göre sa ğlık durumu itibar ıyla askerli ğe elverişli olmayan ba şvurucunun askere al ınmas ı nedeniyle hizmet kusuru bulundu ğu derece mahkemesinin kararlar ıyla ortaya konulmuş olup bu hususta herhangi bir tart ışma bulunmamaktad ır. 49. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin yapaca ğı inceleme, söz konusu hizmet kusurunun giderilmesinde ba şvurucuya ödenen tazminat miktarlar ının yeterli bir giderim sağlay ıp sağlamad ığı ile s ınırlı olacakt ır. 50. AYİM taraf ından maddi zararlar ın tespiti ve hesaplanmas ı konusunda gerekli araştırma ve incelemenin yap ıldığı ve bilirki şinin hesaplamalar ına dayal ı olarak maddi tazminat miktar ının belirlendi ği görülmektedir. Maddi tazminat ın nas ıl hesaplanaca ğı konus u hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin bir mesele olarak derece mahkemelerinin takdirindedir. Bariz takdir hatas ı veya keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin derece mahkemesinin bu takdirine müdahale etmesi mümkün de ğildir. Somut olayda ba şvurucunun faiz talep etmedi ği görülmü ştür. Derece mahkemesinin tazminat ın hesaplanmas ına ilişkin Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 10yorumunun keyfî veya bariz takdir hatas ı içerdiği hususunda herhangi bir kanaate ulaşılamam ıştır. Dolay ısıyla maddi tazminat bak ımından aç ık bir ihlal bulunmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 51. Manevi tazminat miktar ı bak ımından ise 1.000 TL olarak belirlenen tazminat miktar ı ile davan ın koşullar ı ve başvurucunun sa ğ gözünün görme yetisini tamamen kaybetmesi sonucu u ğrad ığı zararlar aras ında aç ık bir orant ısızlık bulundu ğu sonucuna ulaşılm ıştır. Söz konusu miktar Anayasa Mahkemesinin benzer davalarda belirledi ği tazminat miktar ına göre kayda de ğer ölçüde dü şüktür. Derece mahkemelerinin hükmedece ği tazminat ın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmetti ği tazminat miktar ıyla ayn ı olmas ı gerekmemektedir. Bununla birlikte okur yazar olmayan ba şvurucunun sağlık durumuna ili şkin sorulara verdi ği cevaplarla yetinildi ği, askere sevkinde ayr ıntılı ve yeterli bir muayene yap ılmad ığı, asl ında sağlık durumu itibar ıyla başından beri askerlik yapmaya elveri şli olmad ığı hâlde askere al ındığı, askerli ği s ıras ında rahats ızlanan başvurucunun sa ğ gözünün görme yetisini tamamen kaybetti ği ve somut olay ın koşullar ı dikkate al ındığında 1.000 TL'lik tazminat miktar ının tazminat hakk ının özünü zay ıflatacak kadar düşük olduğu anlaşılm ıştır. Bu durumda ba şvuruya konu davada hükmedilen manevi tazminat ın ihlalin sonuçlar ının giderilmesi bak ımından yetersiz oldu ğu kanaatine var ılm ış olup bu nedenle ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ı bak ımından devleti n pozitif yükümlülü ğünün yerine getirildi ğinin kabul edilemeyece ği sonucuna ula şılm ıştır. 52. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 17. maddesinin birinci fıkras ında güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 53. 30/11/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 54. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve 600.000 TL maddi, 400.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 55. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 11gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 56. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 57.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 58.İncelenen ba şvuruda AY İM taraf ından hükmedilen manevi tazminat miktar ının ihlalin sonuçlar ının giderilmesi bak ımından yetersiz olmas ı nedeniyle ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. Bununla birlikte ihlal, hükmedilen manevi tazminat miktar ının düşük belirlenmi ş olmas ına dayanmakta oldu ğundan yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmad ığı değerlendirilmi ştir. Dolay ısıyla eski hâle getirm e kural ı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlar ıyla ortadan kald ırılabilmesi için yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. 59. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, Başvuru Numaras ı: 2016/4868 Karar Tarihi : 30/9/2020 12C. Başvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, D. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı halinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 30/9/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI