20. Hukuk Dairesi 2014/7903 E. , 2015/474 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Konaklı Köyü Panavaraza Mevkii 139 ada 46 parsel sayılı 40782,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı…
**20. Hukuk Dairesi 2014/7903 E. , 2015/474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Konaklı Köyü Panavaraza Mevkii 139 ada 46 parsel sayılı 40782,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazda davalıların zilyetliği bulunmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır. Mahkemece, orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın üzerinde ağaçlık, ormanlık, taşlık ve kayalık, tarımsal bir çalışma bulunmadığı bildirildiği halde, hükme dayanak alınan ziraat bilirkişi raporunda parsel üzerinde 40 - 45 yaşlarında badem, 30 - 35 yaşlarında incir, 55 - 60 yaşlarında düzenli bağ omcaları bulunduğu bildirildiği, keşifteki mahkeme gözleminin ziraat bilirkişi gözlemine uygun olduğu, bu nedenle orman bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme yerinde değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın eylemli durumu hakkında ziraat ve orman bilirkişi raporları arasında meydana gelen çelişkide keşifteki mahkeme gözlemine uygun ziraat bilirkişi raporunda üstünlük verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hükme dayanak orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın eski tarihli belgelerde öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir. HMK'nun 266. maddesinde öngörüldüğü üzere mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Özel uzmanlık gerektiren bir konuda hâkim, bilirkişi raporuna aykırı düşecek şekilde kendi görüşüyle karar veremez. Ne var ki, orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1954 tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmesine karşın ekindeki aplikeli memleket haritasında üzerinde çalılık simgesi bulunan yeşil alanda olduğu görülmektedir. Yine, uygulanan 1953 tarihli hava fotoğrafında, o yıllarda taşınmaz üzerinde fazlaca ağaçlık bir yapının var olduğu bildirilmesi rağmen, ağaçların orman ağacı olup olmadığı açıklanmamış olması nedeniyle hükme yeterli değildir.