4. Hukuk Dairesi 2021/14497 E. , 2022/15164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan kabulüne d
**4. Hukuk Dairesi 2021/14497 E. , 2022/15164 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan kabulüne dair karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkilinin 22/08/2010 tarihinde evinin önünde bulunduğu esnada dava dışı sürücü Hüseyin Kazan'ın sevk ve idaresindeki yabancı plakalı araç ile davacıya çarpması neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı vekili bilirkişi raporu sonrasında dava değerini 167.425,65 TL'ye çıkartmış, tamamlama harcını yatırmıştır. Davalı vekili, olayın kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu, ceza dosyasında bu yönde yargılama yapıldığını, zararın teminat dışı olduğunu, bu sebeple davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 167.425,65 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verdiği 03/03/2020 tarihli, 2018/131 Esas ve 2020/114 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davanın reddine karar verilmiş , davacı vekili kararı temyiz etmiştir. 1. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesine göre; işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B.4-a maddesine göre "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise," rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Somut olaya ilişkin olarak Düzce 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görülüp sonuçlanan 2011/9 Esas-2016/258 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; sanık sürücü Hüseyin Kazan hakkında, aracını geri geri katılan ...'ın üstüne sürüp çarparak altına aldıktan sonra tekrar ileriye doğru giderek davacının üzerinden tekrar geçme şeklindeki eylemi sebebiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, sanık sürücünün yargılama sırasında ölümü sebebiyle davanın düşürülmesine karar verildiği görülmektedir. Ceza dosyasında bulunan müşteki ve tanık ifadelerinde sürücünün kasıtlı olarak aracı ile davacının üzerinden üç kez geçerek davacıyı yaraladığı belirtilmiştir. Bu kapsamda sürücü Hüseyin'in aracı ile davacıya çarparak yaraladığı sabittir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince araç sürücüsünün, davacıyı kasten araçla ezerek yaraladığının sabit olduğu, dava konusu olayın trafik kazası olmadığı ve 2918 sayılı Yasa kapsamına girmediği ve Uluslararası Motorlu Taşıt Sigortası bulunmayan aracın olayda silah olarak kullanılması nedeniyle Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunmadığı, sonucuna ulaşılarak davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirme ve varılan sonuç hatalı olmuştur. Davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamıştır.Aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartlardan olup somut olayda hepsi mevcuttur.Araç işleteninin veya sürücüsünün kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmemiş olup, rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olduğundan, sürücünün sorumluluğu ortadan kalkmayacaktır. O halde olayın trafik kazası olduğu, sürücünün zarardan sorumlu olduğu ve zararın teminat dışı olmadığı kabul edilerek davalı ... Hesabının zarardan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 22/11/2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelmesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve özellikle "dava konusu olayın trafik kazası olmamasına, sürücünün kasıtlı olarak aracı ile davacının üzerinden üç kez geçerek yaralanmasına sebebiyet vermesine, aracın olayda silah olarak kullanılması itibariyle uyuşmazlığın 2918 sayılı yasa kapsamında olmaması nedeniyle güvence hesabının sorumlu tutulmamasına" göre davanın reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi yeni hükmünün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.