4. Hukuk Dairesi 2009/3534 E. , 2010/178 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. ve Mat. A.Ş aleyhine 09/04/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 10.000 TL manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3.000 TL manevi tazminat taktirine dair verilen 18/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle te…
**4. Hukuk Dairesi 2009/3534 E. , 2010/178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. ve Mat. A.Ş aleyhine 09/04/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 10.000 TL manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3.000 TL manevi tazminat taktirine dair verilen 18/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi tazminatın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar, bir soruşturma nedeniyle tutuklanan başka bir kişiye ilişkin haberde davacıya ait fotoğraf kullanılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek istekte bulunmuşlardır. Davalılar ise, yayının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, yayının gerçek olmadığı, yeterli araştırma yapılmadan yapılan yayının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.