Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13550 E. , 2025/5 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13550 Karar No : 2025/5 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kalay Kurşun Metal İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava ko…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13550 E. , 2025/5 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13550 Karar No : 2025/5 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kalay Kurşun Metal İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... Parsel sayılı adreste zemin katta faaliyet gösteren iş yeri için iş yeri açma ve çalışma ruhsat başvurusunun İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün uygunluk yazısı olmadığından bahisle reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazın Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, tarihsel süreç içerisinde uzunca bir dönem Galata Mahkemesi olarak kullanıldığı dikkate alındığında 1957 yılından önce yapıldığı açık olduğu, 1957 yılından önce yapılan yapıların ruhsatsız olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı ve imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapı olarak kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın 2981 sayılı Kanun'un 3. maddesine açıkça aykırı olduğu, 3. Maddeye göre 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek yerlerde ilgili Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, dava konusu taşınmazın ... tarih ve ... sayılı kararla kentsel sit alanı içerisinde kaldığı, ...tarih ve ... sayılı Karar ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, buna ilişkin 2863 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu taşınmazın iskanlı sayılmasının mümkün olmadığı, bugüne kadar herhangi bir projesi çizilmeyen ve deprem performans testi yapılmayan taşınmaz için Koruma Kurulu tarafından verilen kararlara uyulması gerektiği, yapı kullanma izin belgesi olmayan yapının kullanılamayacağı da göz önüne alındığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Yapı Ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde "Bu Kanun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu" hükme bağlanmıştır. Mülga 2981 İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinde "Aşağıda belirtilen yapılar imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapılar olarak kabul edilir: a) 6785 sayılı İmar Kanununun yürürlüğe girdiği 17 Ocak 1957 tarihinden önce yapılmış yapılar ...” Aynı Kanun' un İstisnalar başlıklı 3. maddesinde " İstanbul ve Çanakkale (Özel kanun çıkarılıncaya kadar) Boğazları ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek yerlerde, Askeri Yasak Bölgeleri ve Güvenlik Bölgelerinde, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı yapılarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır” hükmü ile 16. maddesinde “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.” kuralına; 61. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır” hükmüne yer verilmiştir. 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, sanayi, tarım ve diğer işyerleri ile her türlü işletmelere, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi işlerinin basitleştirilmesi ve kolaylaştırılması olduğu, 3. maddesinin (b) bendinde; belediye hudutları ile mücavir alan içinde kalan tüm işyerleri ve işletmelere belediyelerin işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili merci olduğu, 4. maddesinde de; 3'üncü maddede belirtilen mercilerin, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde; a) İnsan sağlığına zarar vermemek b) Çevre kirliliğine yol açmamak c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak genel kriterlerine göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları" kuralına, aynı Kanunun 6/2. maddesinde ise “Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4'üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır" düzenlemesine yer verilmiştir. 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "işyeri açılması" başlıklı 6. maddesinde; "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır. Bu hükümlere göre; işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi için söz konusu yerin imara uygunluk kriteri taşıması gerekmekte olup, bu kritere uygunluk arz etmeyen yerlere işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmeyeceği açıktır. Ayrıca; belediyelerin de Koruma Kurulu kararlarına uymakla mükellef oldukları yine yukarıda yer verilen Kanun'da açıkça düzenlenmiştir. Öte yandan, sahip olduğu bazı özellikleri nedeniyle, gelecek nesillere aktarılmasında yarar görülen eserlerin mevcut hallerinin korunmasının sağlanmasına yönelik olarak kamu idarelerinin bir takım önlemler alması doğaldır. Kamu idarelerinin, sit alanlarında bulunan yerlerde icra edilen ve nitelikleri itibarıyla sit alanının dokusunu bozacak olan faaliyetlerin, koruma amacına aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde engellenmesine karar verme yetkilerinin bulunduğunu kabul etmek gerekir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazda faaliyet gösteren iş yeri için iş yeri açma ve çalışma ruhsat başvurusunda bulunulduğu, İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında dava konusu yerin 1993 yılında Koruma Kurulu Kararıyla kentsel sit alanı içerisinde kaldığı, 1970 yılında da korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, Koruma Kurulu tarafından onaylı herhangi bir mimari projeye ve Yapı Kullanma İzin Belgesine rastlanmadığı, ilgililerince hazırlanacak rölöve ve restitüsyon projesinin Koruma Bölge Kurulunca onaylanmasının akabinde bahsi geçen konuların tetkik edilebileceği hususunun Belediyeye bildirildiği, anılan yazı üzerine İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün uygunluk yazısı olmadığından bahisle iş yeri açma ve çalışma ruhsat başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosyada, dava konusu taşınmazın İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla ilan edilen Kentsel Sit Alanı içerisinde kaldığı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. 2981 sayılı Kanun' un 3. maddesinde "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek yerlerde... bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmüne istinaden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge kentsel sit alanında yer aldığından ve eski eser tescilli kültür varlığı olduğundan, 2981 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine binaen dava konusu taşınmaz 1957 yılından önce inşa edilmiş olduğundan imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapı olarak kabul edilemeyeceğı, bu halde dava konusu taşınmaza ilişkin geçici 2. maddesi uygulanamayacağı için taşınmazın 2863 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu açıktır. Buna göre, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 4. maddesine istinaden, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için söz konusu yerin imara uygunluk kriteri taşıması gerektiği, bu kritere uygunluk arz etmeyen yerlere işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilemeyeceği, işyerinin de imar mevzuatına uygun olmadığından bu haliyle işyeri açma ve çalışma ruhsatı da verilemeyeceği, dava konusu taşınmazın Koruma Kurulu tarafından tescili yapılmış korunması gerekli bir kültür varlığı olduğuna ilişkin karar alındığı ve bu Kararlara uyulmasının zorunlu olduğu, ayrıca dava konusu tescilli yapının Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanmış yapı kullanma izin belgesi de olmadığı dikkate alındığından davacının ruhsat talebinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü uygunluk yazısı eksik olduğundan bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine dair İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.