8. Ceza Dairesi 2018/8292 E. , 2018/10641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasının düşürülmesi, dolandırıcılıktan beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında kredi kartı almak için bankaya 17.05.2005 tarihinde nüfus cüzdanı fotokopisi, başvuru formu ve sözleşme ile başvurduğu ve kart üretilip 03.06.2005 tarihinde kullanılmaya başlandığı, bu suretle eylem 01.0
**8. Ceza Dairesi 2018/8292 E. , 2018/10641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasının düşürülmesi, dolandırıcılıktan beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında kredi kartı almak için bankaya 17.05.2005 tarihinde nüfus cüzdanı fotokopisi, başvuru formu ve sözleşme ile başvurduğu ve kart üretilip 03.06.2005 tarihinde kullanılmaya başlandığı, bu suretle eylem 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi ve 5377 sayılı Yasayla 29.06.2005 tarihindeki değişiklikten önce işlenmesi nedeniyle eylem hakkındaki sevk ve kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan banka vekilinin suçun sabit olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: Sanık hakkında bankadan sahte belgelerle ürettirdiği kredi kartını kullandığından bahisle açılan davada, sanık suçu kabul etmemişse de bankaya ibraz edilen nüfus cüzdan fotokopisindeki resmin sanığa ait olduğu sabit olup belgelerdeki imzaların incelenmesinde alınan rapordan maaş bordrosundaki imzanın muhtemelen sanığa ait olduğunun belirlenmişse de belgedeki imza sahipleri mutemet... ile doktor ...'ın dinlenmemesi, savunmasında nüfus cüzdanının içinde bulunduğu cüzdanının çalındığını ve bu nedenle şikayetçi olduğunu belirtmiş ancak yapılan araştırmada böyle bir şikayet kaydının olmadığının ve kullanımın 17.06.2005 tarihine kadar sürmesi, başvuru formunda bildirdiği cep telefon ve sabit telefon numaralarının kime ait olduğunun araştırılmadığı ve aynı formda bilgi alınacak kişi olarak bildirilen... adlı kişinin dinlenmediği ve bu kişiye ait olduğu belirtilen cep telefon numarasının da araştırma konusu yapılmadığının anlaşılması karşısında, suça konu maaş bordrosunun gerçek olup olmadığının, ne amaçla verildiğinin belirlenmesi için imza sahiplerinin dinlenmesi, başvuru formunda bildirilen cep ve sabit telefon numaralarının abone sözleşmelerinin getirtilmesi,... adlı kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, abone sözleşmelerinin sanık ve tanığa gösterilip bilgilerine başvurulması, kabul edilmediği takdirde, sözleşmelerdeki yazı, rakam, imza yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılıp bu belgelerin sanıkla bağlantısı olup olmadığı saptanarak, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip hukuki durumun tayin ve takdiri ile sübutu halinde eylemin 5377 sayılı Yasayla 29.06.2005 tarihindeki değişiklikten önce yürürlükte bulunan TCK.nun 245/2, 43. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği de dikkate alınması gerekirken eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan banka vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.