3. Hukuk Dairesi 2025/50 E. , 2025/3444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2618 E., 2024/1762 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/550 E., 2022/441 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan
**3. Hukuk Dairesi 2025/50 E. , 2025/3444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2618 E., 2024/1762 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/550 E., 2022/441 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastaneler için tedarik ettiği tıbbi malzemelerden kaynaklanan alacağı olduğunu, tıbbi malzeme satan firmaların ya da gerçek kişilerin genel olarak kurumlardan alacaklarını almakta zorlandıklarını ve borç altına girdiklerini, davalı Bakanlığın 09.10.2020 tarihli Firma Borçları konulu yazısı ile tedarikçilerin söz konusu müzayaka halinden faydalanılarak tıbbi malzeme alımlarına ilişkin Bakanlığa bağlı tüm işletme birimlerinden olan alacaklarının %25i kadar indirim yapmaları ve açılan davalardan kayıtsız ve şartsız olarak feragat etmeleri halinde kalan alacağın yarısının indirime ilişkin muhasebe kayıt tarihinden itibaren 1 ay içinde kalan kısmın Ocak 2021 döneminde ödeneceğinin bildirildiğini, müvekkilinin feragatnameleri imzalamak istemediğini ancak ödemelerinin yaklaşması ve maddi açıdan güçlüğe düşmesi ve iflas etmekten korkması nedeniyle imzalamak zorunda kaldığını, işin özünde irade serbestisinin olmadığını söz konusu feragatin davalı tarafından dayatılmış olduğunu, müvekkilinin 50 ayrı birim 50 feragatname imzaladığını, müvekkilinin satışlardan elde ettiği karın %8 ila %10 arasında olması nedeniyle %25 lik indirimin ciddi zarar meydana getirdiğini, iradesi sakatlanan tarafın Türk Borçlar Kanunun 37 ve devamı maddelerine göre yanılmayı veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek sözleşmeyi iptal edebileceğini ileri sürerek; müvekkilinin davalının baskısıyla imzaladığı feragatnamelerin iptaline, feragat edilen alacaklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Hazine ve Maliye Bakanlığının üniversite hastanelerine ilaç ve tıbbi malzeme tedarik eden firma alacaklarının ödenmesi konulu 07.10.2020 tarihli yazısına istinaden müvekkili bakanlığa bağlı sağlık tesislerinde ilaç ve tıbbi malzeme tedarik eden firmalardan alacaklarının tahsiline ilişkin benzer taleplerin gelmesi üzerine taleplerin değerlendirildiğini ve Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş talep edildiğini, cevaben Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “ödemelerin yapılmasında öncelik” başlıklı 22. maddesinde işletmelerin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması durumunda giderlerin muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceğinin hüküm altına alındığı, anılan Yönetmeliğin 599. maddesinde bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 5018 sayılı Kanunun genel hükümlerinin kıyasen uygulanacağının belirtildiği, 34/2 maddesinde yer alan ek yük getirecek borçlara öncelik verilir düzenlemesine göre firmaların alacaklarını indirimli talep etmeleri halinde muhasebe kayıtlarına alınış sırasına bakılmaksızın ödemelerinin yapılabileceği yolunda değerlendirme yapıldığını, bunun üzerine müvekkilinin Strateji Geliştirme Başkanlığının 09.10.2020 tarihli 81 ile dağıtımlı yazısında başvuru üzerine alınacak feragatname, ödemede yapılacak indirim oranı ödeme vadesi ve diğer giderlere ilişkin esasların belirlendiğini, bu yazıya istinaden öncelikle ödeme talep eden firmaların tüm borçları ödenerek sürecin neticelendirildiğini, davacı şirketin müzayaka halinde olmadığını, tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, karar alırken riskleri göz önünde bulundurmaları ve sonuçlarını idrak ederek bilinçli olarak hareket etmeleri gerektiğini, davacının hür iradesi ile feragatnameleri imzaladığını, davacının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu uygulamayla firmalaların alacaklarının muhasebe kayıt sırasına bağlı olmaksızın indirimli ve erken ödeme yapılarak sona erdirilmesinin, bu doğrultuda kamu ihtiyaçlarının karşılanmasının ve sağlık hizmetlerinin sekteye uğramasının önüne geçilmesinin, vadesi geçmiş borçları da bu şekilde sona erdirerek idare hakkında yapılan veya yapılacak yasal takip ve işlemler ile bunların ek mali külfetlerinin önüne geçilmesinin amaçlandığı, feragatnamelerin davacı ve dava dışı tedarikçi firmalar tarafından, serbest iradeleri ile imzalandığını, davalı Bakanlığın söz konusu feragatnameler imzalanmadan borçların ödenmeyeceği veya ödemelerin geciktirileceği yönünde bir baskısının mevcut olmadığı, davacının tüm alacaklarından feragat etmek zorunda olmadığı, ancak davacının tüm hastane ve sağlık kuruluşlarındaki alacakları bakımından indirimli erken ödemeden yararlanmak istediği ve tüm hastane ve sağlık kuruluşlarından olan alacakları bakımından feragatnameleri imzaladığı, davacının bu işlemleri serbest ve özgür iradesiyle yaptığı, davalı idarenin işlemi için idari yargıda açılan davanın sonuç olarak dava konusu uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, nitekim söz konusu davada davacının değil davalının işleminin hukuka uygunluğunun denetlendiği, davacının feragat işleminin sözleşme serbestisi içerisinde yapılan ve sözleşmenin uygulanması sonrasına dair bir özel hukuk işlemi olduğu, ayrıca davacının korkutma nedeniyle feragatnamelerin imzalandığı iddiası kapsamında korkutma haline ilişkin bir bilgi ve belge sunulmadığı ve iddianın ispatlanmadığı, yine davacı maddi zorluklar ve kendi borçlarının ödeme vadeleri geldiğinden söz konusu feragatnameleri imzalayarak alacaklarını indirimli olarak almak zorunda kaldığını belirtmişse de, dosya kapsamında davacının borçları, borçlarının vadeleri, alacaklılarının herhangi bir ihtarı, davacı aleyhine bir borcu hakkında girişilmiş bir dava veya icra takibi bulunduğu tespit edilemediğinden davacının bu iddiasının ve netice olarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davaya konu feragatnamelerin zorla ya da baskı altında veya korkutarak imzalandığı iddiasının davacı tarafından yasal delillerle ispatlanamaması, davacının serbest ve özgür iradesi ile tüm hastane ve sağlık kuruluşlarındaki alacakları bakımından indirimli erken ödemeden yararlanmak istemesi, tüm hastane ve sağlık kuruluşlarından olan alacakları bakımından feragatnameleri imzalaması, davalı idarenin işlemi için idari yargıda açılan davada, davalının işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmesi, dava konusu uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmaması, davacının erken ödemeden yaralanmak istememesi halinde feragatname imzalamak gibi bir zorunluluğunun bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sunulan video, fotoğraf ve diğer yazışmalardan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin bu duruma karşı çıktığını ve engel olabilmek adına elindeki bütün imkanları zorladığını çabaları sonuçsuz kalınca alacağından feragat etmek zorunda kaldığını, irade sakatlığının yazılı belgeyle ispatlanmasının mümkün olmadığın sunulan delillerin ispata yeterli olduğunu, idari yargıda açılan davanın beklenmesi gerektiğini, zira işlemin iptaline karar verilmesi halinde feragatnamenin hükümsüz kalacağını, yaklaşan birden fazla yüksek miktarlı ödemesi olan müvekkilinin alacaklarını zamanında ödeyemeyip iflas edeceği korkusuyla dayatılan feragatnameleri imzalamak ve alacağının büyük bir kısmından feragat etmek zorunda kaldığını, müvekkil şirketin satışını yaptığı ürünler ithal ürünler olduğu için yurt dışından ürünlerin alındığı fiyat da göz önünde bulundurulursa feragat halinde ortaya ciddi zararlar çıktığının açıkça görülebileceğini, kaldı ki müvekkilinin kar oranının hiçbir zaman %25 olmadığını, bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı tehdidi ile (dava açılacağı, icra takibi yapılacağı, şikayet hakkının kullanılacağı gibi) sözleşme yapıldığında ise bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığından söz edileceğini, müvekkilin malvarlığına yönelik zarar tehlikesi altında olduğuna inanmakta haklı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, feragatnamenin irade sakatlığı nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 22. maddesi gereği nakit mevcudu tüm ödemeleri karşılayamayan işletmelerde giderlerin muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmesi söz konusu iken davalı Bakanlığın 09.10.2020 tarihli yazısıyla davalı Bakanlığa bağlı sağlık tesislerinde tıbbi malzeme tedarik eden firmaların %25 iskonto yapması ve varsa takip ve davalarından feragat etmesi karşılığında bakiye alacaklarının öne alınarak ödenmesi imkanının tanındığı firmaların kendi ekonomik durumlarını gözeterek bu imkanı kullanıp kullanmamak konusunda serbest olduğu, tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, önce dava konusu feragatnameyi imzalayan davacının iskontolu alacağını aldıktan sonra irade sakatlığı iddiasıyla feragatnamenin iptali ile iskonto edilen kısmın ödenmesini talep etmesinin çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu ve iradeyi sakatlayan hallerden hiçbirinin olayda bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.