4. Hukuk Dairesi 2022/15693 E. , 2023/10735 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/508 E., 2022/107 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın ..., ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ..., ... ve ... yönünde
**4. Hukuk Dairesi 2022/15693 E. , 2023/10735 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/508 E., 2022/107 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın ..., ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ..., ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından dava dışı ...'in davacı kuruma ait Dörtyol 19 Aralık Spor Salonunda yönetmeliğe aykırı olarak sigortaya tabi hizmetle 03/01/1999 - Mayıs 2004 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştırıldığına ilişkin Dörtyol 2. İş Mahkemesinin 24.06.2008 tarihli ve 2005/182 Esas, 2006/661 sayılı kararı ile hizmet tespiti davasının kabul edildiğini, Gençlik ve Spor Hatay İl Başkanlığı tarafından mahkeme kararına istinaden 5.867,34 TL prim aslı ile 22.927,13 TL gecikme cezası ile 16.884,00 TL idare para cezası borcunun ödenmesinin istenilmesi üzerine; sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası asılları ve faizleri toplamı 12.858,81 TL ile idari para cezası ve faizleri toplamı 12.633,00 TL nin ödendiğini, ödenen toplam meblağ 25.491,81 TL olup davalılardan rücuen tahsilinin istenildiğini, davalıların dönemin il müdürleri ..., ... ve ..., dönemin ilçe müdürleri ..., ..., ..., ..., ... olduğunu belirterek SGK'ya ödenen toplam 25.491,81 TL asıl alacağa dönüştüğünden; ödenen bu miktardan 12.663,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17.06.2008 tarihinden ve 12.858,81'TL nin ödeme tarihi olan 09.07.2008 tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... cevap dilekçesinde; dava dışı kişiyi tanımadığını ve görevlendirme ve işe alma işlemlerini gerçekleştirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı işçinin çalışmasında davacı kurumun menfaati bulunduğunu, müvekkillerinin menfaat ve kazancı bulunmadığını, işçinin çalışmasından davacının yararlandığını, davacının yapmış olduğu ödemelerin zorunlu bir hizmetin bedeli olduğunu, davacının rücu talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.04.2016 tarihli ve 2013/10 Esas, 2016/586 Karar sayılı kararı ile; davaya konu edilen tarihlerde görevli olmamaları nedeniyle davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar bakımından görev süreleri ile bağlı olarak tazminattan sorumlu oldukları belirtilerek 4.702,45 TL'nin davalı ...'ten, 10.326,45 TL'nin davalı ...'den, 2.466,42 TL'nin davalı ...'den, 1.856,59 TL'nin davalı ...'den tahsiline, 6.911,40 TL'nin davalı ... mirasçılarından müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 24.09.2020 tarihli ve 2020/191 Esas, 2020/2962 Karar sayılı ilamıyla; haklarındaki dava reddedilen davalılar ... ve ...'in temyiz etmekte hukuki yararları olmaması sebebiyle temyiz dilekçelerinin reddine, davacı ... davalılar ..., ... ve ...'in diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "....Dava dilekçesinde; sigorta prim bedeli ve tahakkuk ettirilen para cezasının ilgili kurumlara ödenmesinden itibaren başlayacak faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği; faiz miktarının, asıl alacak konusu miktarlar üzerine eklenmeksizin talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece ödeme tarihi ile dava tarihi arasında işlemiş faizin hesaplanarak müddeabih yapılan miktarın üzerine eklenmek suretiyle hüküm tesis edilmesi doğru olmamış ve kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir. Davalılar ..., ... ve ...’in diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı kurumun, dava dışı Hanifi Demirel’in davaya konu edilen spor salonundaki işçilik hizmetlerinden yararlandığı iş mahkemesinin kararıyla sabit olduğuna göre, sigorta prim aslı ve işsizlik sigorta primi ile faizlerinin ödemesinde yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece, davalıların sigorta prim aslı ve işsizlik sigorta primi alacak kalemlerinden de sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Davalıların, davacının ödemekle yükümlü olduğu prim aslı ve işsizlik sigorta primi dışındaki alacak kalemlerine ilişkin sorumluluğu bakımından ise, davalıların çalışma koşulları ve iş yoğunluğu dikkate alındığında, davalılar yararına 818 sayılı BK’nın 43 ve 44. (6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52.) maddeleri gereği hüküm altına alınan miktardan hakkaniyet indirimi yapılması hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalılar aleyhine sigorta prim aslı ve işsizlik sigorta primine hükmedilmesi ve davalıların sorumluluğu kapsamında hakkaniyet indirimi tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada 20.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, davalılar devlet memuru olup mevzuata uygun şekilde işçi çalıştırmak zorunda oldukları, dava dışı işçinin mevzuat dışı çalıştırılmasını gerektirir bir zaruret hali tespit edilemediğinden davalılar yararına hakkaniyet indirimi yapılmadığı gerekçesiyle; davanın davalılar ..., ..., ... yönünden reddine, davanın diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile 3.270,75 TL'nin davalı ...'ten, 7.182,46 TL'nin ...'den, 1.715,49 TL'nin davalı ...'den, 1.291,33 TL'nin davalı ...'den tahsiline, 4.807,15 TL'nin davalı ... mirasçıları ..., ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bir kısım davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmayıp tüm davalılar yönünden kabulünün gerektiği, davanın kabul edilen miktarı yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; dava dışı işçinin davacı kurumda kadro dışı ve sigortasız çalıştırılması sonucu hizmet tespitine ilişkin İş Mahkemesi kararı uyarınca SGK'ya yapılan ödemeler nedeniyle oluşan kurum zararının davalı kamu görevlilerinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 26 ve 297 nci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 51, 52, 61, 62 ve 73 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan taleple bağlılık ilkesi 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı ise 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde detaylıca belirtilmiştir. Buna göre; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozma ilamı gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; bozma ilamında davacı tarafından dava dilekçesinde asıl alacak konusu edilen miktarlara ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunması nedeniyle faize hükmedilmesi gereğine değinilmiştir. Ancak mahkemece, davalıların bozma uyarınca sorumlu olduğu belirlenerek hükmedilen miktarlara ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmemiştir. Şu hâlde mahkemece; bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu durum bozmayı gerektirmiştir. 3. Mahkemece bir kısım davalılar yönünden rücuen tahsil talebinin kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, bu sebeple de kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.