5. Hukuk Dairesi 2025/3711 E. , 2025/6284 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/654 Esas, 2025/77 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2024 Tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/434 Karar Sayılı Kararı Somut olayda davanın, trafik kazası sonucu araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamında, davalı tarafından yasal süresi içinde verilen cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin de belirtil…
**5. Hukuk Dairesi 2025/3711 E. , 2025/6284 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/654 Esas, 2025/77 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2024 Tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/434 Karar Sayılı Kararı Somut olayda davanın, trafik kazası sonucu araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamında, davalı tarafından yasal süresi içinde verilen cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin de belirtilmesi sureti ile usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu, davalıların yerleşim yeri ile kazanın yani haksız fiilin meydana geldiği yerin Diyarbakır ili, davacının yerleşim yerinin ise Van ili olduğu, davacının seçimlik hakkını kullanırken yetkili mahkemelerden birinde davası açmadığı, davalı tarafın yetki itirazının bu nedenle yerinde bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Diyarbakır 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2025 Tarihli ve 2024/654 Esas, 2025/77 Karar Sayılı Kararı Her ne kadar davalılar tarafından cevap dilekçesi ile usulüne uygun bir yetki itirazı olduğu kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiş ise de geçerli bir yetki itirazının bulunmadığı, davalı ... cevap dilekçesinde esasa dair itirazlarını bildirerek eğer davaya devam edilecekse davanın Diyarbakır'a naklini talep ettiği, bu hususun açık bir yetki itirazı olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesi C. Değerlendirme 1. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 3. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2024/1460 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalıların yetki itirazında bulunduğu ancak yetkili icra dairesini göstermediği, yapılan yetki itirazının usulüne uygun olmadığı, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de dosya kapsamından haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği yerin Kayapınar/Diyarbakır olduğu ve davalıların yerleşim yerinin Bağlar/Diyarbakır'da bulunduğu, zarar gören davacının yerleşim yerinin ise İpekyolu/Van olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, İzmir ilinde yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalılara geçmiş, davalı ... tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Diyarbakır 12. Asliye Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Diyarbakır 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.