5. Ceza Dairesi 2006/12721 E. , 2010/4434 K. Reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.09.2005 gün ve 2005/12 Esas, 2005/228 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelen…
**5. Ceza Dairesi 2006/12721 E. , 2010/4434 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.09.2005 gün ve 2005/12 Esas, 2005/228 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Suçun unsurlarının oluşumuna etkisi bakımından mağdure ...’in onaylı nüfus kayıt örneği celbedilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suç tarihindeki lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.