T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : ...Esas ... Karar DAVACILAR : 1-M...-T.C. Kimlik no: ...-... 2-... 3-... 4-... 5-... ... : 6-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 1-... VEKİL…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : ...Esas ... Karar DAVACILAR : 1-M...-T.C. Kimlik no: ...-... 2-... 3-... 4-... 5-... ... : 6-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 1-... VEKİLİ : Av.... ASLİ MÜDAHİL : 2-... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 3 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 4 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 5 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 6 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 7 -... ASLİ MÜDAHİL : 8 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ... Av. ... Av.... ASLİ MÜDAHİL : 9 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 10 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 11 -... VEKİLİ : Av. ... ... ASLİ MÜDAHİL : 12 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 13 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... ASLİ MÜDAHİL : 14 -... VEKİLLERİ : Av.... Av.... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 15 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 16 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 17 -... VEKİLİ : Av.... ASLİ MÜDAHİL : 18 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 19 -... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 20-... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 21-... VEKİLİ : Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 22-... VEKİLİ : Av.... ASLİ MÜDAHİL : 23 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 24 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 25-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 26 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ASLİ MÜDAHİL : 27 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... MÜDAHALE TALEP EDEN : 1 -... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHALE TALEP EDEN : 2 -... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHALE TALEP EDEN: ... VEKİLİ : Av. ... KONKORDATO KOMİSERİ : 1 -... ... KONKORDATO KOMİSERİ : 2 -... .... KONKORDATO KOMİSERİ : 3-... ... DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili ve müdahale talep eden... Tekstil San. ve Tic. A.Ş., ... Havlu Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve Piramid Petrol Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde;...şahıs işletmesinin 27/12/2011 tarihinde ... Mah. ... Sok. ... Sit. No:... .../ ... adresinde kurulduğu,... işletmesinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarası ile kayıtlı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... sicil numaralı mükellefi olduğu, tekstil sektöründe faaliyet gösterdiği, ... Tekstil Toptan Ticaret adına dokuma makineleri sipariş ederek ev tekstil alanında 2011 yılında üretime başladığı ve halen faaliyetine devam ettiği, ... ve aile fertleri baba ..., anne ... ve kardeşi ..., .... işletmesinin ve diğer ortağı bulundukları davacı ... Mensucat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüm faaliyetlerini idare ettiklerini, ... Mensucat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 18 Ocak 2019 tarihinde ... Mah. ... Sok. ..., No.... ... adresinde kurulduğu, şirketin ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... sicil numaralı mükellefi olduğu, 2019 yılında ..., ..., ..., ... ortaklığında kurulduğu, davacı şirketin ortağı üretici işletme ...'dan temin ettiği ham bezlerin iç piyasaya satışını gerçekleştirdiği, ... ve ...'nın münferit imzası ile temsile yetkili olduğu, şirketin tüm faaliyetlerini idare ettiği, ...'nın ... Mensucat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ortaklarından olduğu, ...'nın emek ve sermayesini şirket ve ... için harcaması ve borçlarına teminat gösterdiği, ...'ya ait işletmenin borçları için şahsi mal varlığı ile kefil olduğu, ...'nın ...'nın annesi olduğu, ....'nın emek ve sermayesini....için harcaması ve teminat gösterdiği,...'nın borçlarına kefalet verdiği, ..., ... Mensucat Tekstil,...., ..., ... arasında organik bağ ve tam bir entegrasyon olduğu, davacıların ... İşletmesi'ne müşterek müteselsil kefaleti bulunduğu, işletme ve şirketin ve şirket ortaklarının olumlu tablosunun son dönemde bozulduğunu ve önlem alınmaması halinde telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını, şirketin ve yetkililerinin yüksek faiz yüküne maruz kalması, finans ödeme dengesinin bozulmasından ve ekonomik dalgalanmalardan kaynaklandığı, söz konusu durumların, şirketin iflas tablosu ile diğer müvekkillerin faaliyetlerini sürdüremez hale gelme tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına neden olabileceği, buna karşılık, davacıların elinde mevcut maddi duran varlık, sektörde bilinen ve sözü geçen bir şirket olması, halen devam eden işlerinin olması bu olumsuz durumun fazla sürmeyeceğini, piyasanın ekonomik darboğaza girmesi ile alacakların tahsilinde aksaklıkların yaşanması, 2019 yılından itibaren yaşanan anormal kur dalgalanmaları, buna bağlı girdi maliyetleri, bankaların faiz maliyetlerini yükseltmesi ve takiben kredi kullandırmada çekimser kalması, kredi kullanılamaması ve alacak tahsilatlarında yaşanan aksaklıklar sebebi ile likidite sorunu yaşanması, yüksek finansman maliyetleri, kredi faiz ve maliyet artışları, üretiminin ham maddeyi oluşturan iplik piyasasındaki makasın artışı, Avrupa'nın pandemi ve akabindeki dünya çapındaki ekonomik dalgalanmalar sebebi ile uzun yıllar tamamen tasarruf ekonomisine geçmiş olması ile bu dönem içerisindeki siparişlerdeki azalma, şirketlerin sosyal ve ekonomik alanındaki daralmaların şirketleri ticari faaliyet ortamında zor duruma getirdiğini, bu nedenlerle davacıların İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd. madde hükümleri uyarınca davacılar hakkında konkordatonun tasdik edilmesini ve konkordato mühleti verilmesini, mühlet kararı süresince gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı gerçek kişilerin ön projelerinde ve revize projelerinde kefalet borcunu veya ipotekten kaynaklanan borcu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağı, gerekli mali kaynağını nasıl olacağını ve projenin uygulanıp uygulanamayacağını da açıklayıp bir takım bulguları dosyaya sunması gerektiğini, çünkü mahkemece kesin mühlet kararının devamı yönünde karar verilebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun kanaatine varılması gerektiğini, davacı ....,... ve ...'nın dosya kapsamı itibariyle davacı şirketlerin borçlarına kefil oldukları, davacıların müşterek müteselsil kefaleti sebebiyle icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep ettikleri, bunun da konkordato müessesesinin amacına uygun düşmediği, davacı gerçek kişilerin ön projelerinin ve revize projelerinin kendine özgü bir hedefi içermediği, ayrıca konkordato kaynakları olarak göstermiş olduğu hususların projelerin uygulanabilirliğini sağlamadığı, tamamen ihtimallere dayalı olarak bir projenin öngörüldüğü anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşma şansının dosya kapsamı itibariyle bulunmadığı ve yukarıda yer verilen Yüksek Dairelerin yerleşik içtihatları ile İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığının sabit olduğundan davacı gerçek kişiler ..., .... ve ...'nın konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, kesin mühletlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına ve verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına; davacı gerçek kişiler ..., ... ve ...'nın dosya kapsamı itibariyle iflasa tabi olan gerçek kişiler olmadıkları anlaşıldığından iflasları hakkında herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle, davacı ...nın İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca konkordato talebinin reddine, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..../Merkez sicil numarasında kayıtlı ...'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi gereğince İflasına, davacı ... Mensucat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca konkordato talebinin reddine, Kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .../Merkez sicil numarasında kayıtlı ... Mensucat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi gereğince iflasına, davacı Münür Ata'nın konkordato talebinin reddine, davacı ...'nın kesin mühletinin kaldırılmasına, davacı ...'nın mahkemenin iş bu dava dosyasında verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, davacı ....'nın konkordato talebinin reddine, davacı ...'nın kesin mühletinin kaldırılmasına, davacı ....'nın mahkemenin iş bu dava dosyasında verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, davacı ...'nın konkordato talebinin reddine, davacı ...'nın kesin mühletinin kaldırılmasına, davacı ...'nın mahkemenin iş bu dava dosyasında verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili ... ve diğer davacıların yıllar itibarıyla satışlarının %70 ini ihracat olarak gerçekleştirilen devlete vergisini zamanında ve tam olarak ödeyen hatta geçmiş yıllarda 2024 yılı itibarıyla vergi dairesi başkanlığından teşekkür belgesine layık görülmüş, iş hacmi, varlık yapısı ve yıllar itibarıyla gerçekleştirdiği faaliyetler 106 adet yeni model dokuma tezgahına sahip Türkiye ve Avrupa'nın önde gelen marka ve firmalarına ham bez tedarikini gerçekleştiren köklü bir aile işletmesi iken hatalı ve eksik değerlendirme yapılarak hazırlanmış bir bilirkişi raporu sebebi ile haklarında iflas kararı verildiğini, bu durum neticesinde kesin olmayan ilk derece mahkemesi kararı ile makinelerde sarılı stoklardan, ipliklerden, ihracatı beklenen mallardan gelir elde edilemeden faaliyetin durdurulduğunu ve davacıların konkordato sürecini destekleyen alacaklılar ile diğer tüm tekstil sektöründe ticari ilişkisi bulunan alacaklı ve tedarikçilerin zararına sebebiyet verilecek şekilde hukuka aykırı bir hüküm kurulduğunu, gerekçeli kararda tüm dosya içeriğine yer verilmiş gibi detaylı olarak yazılsa da, asıl karara gerekçe ve dayanak olarak gösterilen 11/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı 02/07/2025 tarihli itirazlarına aynı tarihli dilekçe ile sunulan HMK 293. Maddesi kapsamında Prof. Dr. .... tarafından hazırlanan uzman görüş raporuna, yine mahkeme kararı ve bilirkişi raporu gereği bilirkişi raporunda tespit edilen hususların değerlendirildiği 01/07/2025 tarihli komiser heyeti raporuna gerekçeli kararda yer verilmediğini, her ne kadar mahkemenin resen araştırma ve karar verme durumu söz konusu olsa da resen araştırma yapılacak hususlarda dahi bu kadar yazılı belge ile karar vermeye elverişli bir raporun dosya içerisinde yokken çelişkili raporlara dayalı bulunurken iflas yönünde karar tesisinin telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, yerel mahkeme tarafından dosya arasındaki raporlar arası çelişki giderilmeksizin karar tesis edilmesinin hatalı olup çelişkilerin giderilmesi ve dosyaya karar vermeye elverişli bir rapor sunulması gerektiğini, çelişkili raporlar esas alınarak karar verilmesinin tarafların savunma hakkını da kısıtladığını, yerel mahkeme kararının bilançoya tabi şahıs işletmelerinin ayırt edici en temel özelliklerinin göz ardı edilmesinden ve şirket bilanço ve envanterlerinin gerekli inceleme yapılmaksızın dosyaya sunulan ve itirazları hiçbir surette değerlendirmeye alınmadığı bilirkişi raporunda yapılan hatalı tespitler sebebi ile hatalı şekilde tesis edildiğini, her ne kadar yerel mahkeme tarafından 4 komiser raporu döneminde ortaklar hesabının 31/01/2024 döneminde bulunmazken konkordato başvurusundan önce ortak tarafından para çekildiği gibi bir değerlendirme ile müvekkilinin dürüst olmadığı sonucuna varılmışsa da, kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin komiser heyetinden ortaklardan alacak hesabı kapsamında açıklama yapılması istenildiğini, komiser heyetinin 20/08/2024 tarihli görüş raporu ile " Tacir Kadir Ata'nın bilanço usulü defter tutmakta olduğu, 2022-2023 ticari defterlerinde 131- ortaklardan alacak hesabının geriye dönük olarak incelendiği, 2024 yılında bu hesapta bulunan 42.141.145 TL nin konkordato öncesinde tek kalemde borçlanılan bir işlem olmadığı, şahıs şirketi olduğu için önceki yıllarında incelenmesi neticesinde yıllardan beri süre gelen ortaklardan alacak hesabının kullanıldığı" tespit edilerek rapor düzenlendiğini, uzman görüş raporunda da yer aldığı üzere müvekkili ...nın bilançosunda görünen ortaktan olan alacak kalemi konkordato öncesinde tek seferde oluşmuş bir borç olmayıp yıllar itibarıyla birikerek gelen tutarlardan oluştuğunun açık olduğunu, aynı dosya içerisinde bir komiser heyeti raporunda, bir bilirkişi raporunda aynı konu ile ilgili birbirinden farklı tespitler olmasına rağmen çelişkiler giderilmeksizin karar tesisinin yargı kararlarına aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde her ne kadar 4 dönem boyunca komiser heyeti raporlarında 41.410.357,23 TL iken 31/01/2025 tarihli bilançoda 24.410.357,23 TL ye düştüğü, dürüstlük ilkesi gereğince ticari defterlerin düzgün tutulması gerektiği, ....nın şahsi taşınmazlarının şirket aktiflerine dahil edilmesi ile ortaklardan alacak tutarının finansal raporlama ilkelerine aykırı olduğu ve mahkemeyi aldatma sonucunu doğurduğu gibi bir kanaate vararak tacir hakkında iflas kararı vermişse de kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme dosyası arasında yer alan komiser raporunda da tespit edildiği üzere müvekkili ... işletmesi ile....şahsının aynı kişi olup, şahıs olarak tüm malvarlığı şirketin tüm borçlarda...'nın şahsının olduğunu, gerçek kişiden tek ayrılan noktasının tacir olması ve bilanço tutma zorunluluğu bulunması gerektiğini, nitekim ...'ya mal varlığının şirket defterlerine maddi duran varlıklara işlenmesinin esas olduğunu, nitekim rehinli borçların tasfiyesi amacı ile davacı adına kayıtlı taşınmazların satışı ve mahkemenin izni ile girişimlerde bulunulduğunu, ....adına kayıtlı ancak işletme maddi duran varlıklarında yer almayan ... ili, ... İlçesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın 17.000.000TL bedelle satışına mahkemenin 05/12/2024 tarihli ara kararı ile izin verildiğini, ... Bankasına olan borcun tamamının ... adına kayıtlı taşınmazın satışı ile 17.000.000TL bedelin bankaya ödenmesi neticesinde kapatıldığını, aynı zamanda işletme bilançosuna kayıtlı olmayan ancak gerçek kişi ile işletmenin varlığının tek olması sebebi ile bu tutar ortaklardan alacak hesabından düşüldüğünü, sonuç itibarıyla şahıs adına kayıtlı ancak işletme bilançosuna muhasebesel eksiklik sebebi ile kaydedilmemiş olan taşınmazın satış bedelinin mahkeme denetiminde şahıs ... hesabına ödendiğini, ardından .... tarafından işletmesinin kullanmış olduğu kredi ödenerek işletme bilançosuna bu tutarda para girişi sağlanarak ortaklar hesabı 24.410.357,23TL ye gerilediğini, bir nevi bu işlemin yerel mahkeme denetimi ve izni ile gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından 2025 yılı içerisinde hali hazırda devam eden 2.409.450,00 Euro, 3.415.294 USD, 96.447.500 TL tutarında satış sözleşmesi yaptığını, ... gerçek kişi şahıs işletmesinin 31/05/2025 tarihinde 197.030.770,83TL satış gerçekleştirdiğini, projedeki satış hedeflerinin aylık bazda hesaplandığında %98,9 oranında 12.057.020,91 TL faaliyet karı, 9.757.135,36 TL net kar elde ederek net kar hedeflerinin %84,36 sını gerçekleştirdiğini, bu sebeple hatalı ve muhasebe gerçeklerine, ilkelerine aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporundaki hedeflenen karlılık ve satışlara ulaşılamayacağı, karlılığın artırılamayacağı 9 kat fazla karın mümkün olmadığı gibi tespitlere dayanılarak verilen iflas kararının yerinde olmadığını, müvekkili işletmenin 2025 yılı için 5 aylık bir çalışma ile hedeflenen faaliyet karının %90 ının gerçekleştiğinin ortada olduğunu, davacının tüm artışları ve fazladan oluşabilecek giderler dikkate alınarak revize projesinde yer verilen 25.143.499,82 TL giderin çok düşük kaldığı yönündeki bilirkişi tespitine itibar edilemeyeceğini, ayrıca mahkeme tarafından her ne kadar müvekkillerinin muvafakatnamelerini ve ... işletmesinin borçlarının ödendiği gerçeğini görmezden gelerek iflas kararı vermişse de kabul edilemeyeceğini, müvekkili şahısların ayrı ayrı Kadir Ata işletmesinin hangi borçlarına ne tutarda ve hangi mal varlığı kapsamında kefil olduklarının dosya içerisinde defalarca sunulduğunu ve bildirildiğini, müvekkili kefil borçlu şahıslar tarafından konkordato süreci içerisinde ipotek alacaklılarına bir kısım ödemelerde bulunduklarını, her ne kadar mahkeme heyeti tarafından doğmamış haktan feragat olmayacağına dair yargı kararına dayanılarak müvekkilleri hakkında projenin uygulanamayacağı yönünde iflas kararı verilse de, VUK 324. Maddesi kapsamında verilen muvafakatnamelerin geçersiz olacağı gibi bir gerekçe ile konkordato projelerine katkı sağlamayacağı, projelerin uygulanamaz olduğu gerekçesi ile iflas ve davaların reddi kararlarının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda muvafakatnamelerin konkordato bakımından sonuç doğurmayacağına dair değerlendirme yapılması, konkordatonun amacının görmezden gelen bir yaklaşım olduğunu, çünkü konkordatonun özü borçlunun tüm imkanlarını seferber ederek borçlarını yeniden yapılandırması ve alacaklıların tatminini sağlaması olduğunu, burada müvekkillerinin yalnızca şirket malvarlığı ile değil şahsı malvarlıklarını da ortaya koyduklarını, borçların tasfiyesi için gönüllü olarak fedakarlık yaptıklarını, bu noktada muvafakatnamelerin hukuken geçersiz addedilmesi borçlunun dürüst davranışını ve konkordato amacına hizmet eden fedakarlığını göz ardı eden haksız bir değerlendirme olacağını, bilirkişi raporunun eksik ve yeterli inceleme yapılmaksızın hazırlandığını ve karar vermeye elverişli olmadığını, bu şartlarda müvekkili şirket hakkında iflas kararı verilmesinin inanılmaz ağır ve telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, 31/05/2025 tarihi itibarıyla 1.911.304,05 TL vergi iade alacağı bulunduğunu, buna karşılık işletmenin 31/05/2025 tarihi itibarıyla 1.413.701,75 TL borcu bulunduğunu, dolayısıyla şuan itibarıyla yaklaşık 500.000,00 TL vergi dairesinden alacaklı durumunda olduğunu, ayrıca 18/07/2025 tarihi itibarıyla da vergi dairesi ve SGK borcu bulunmadığını, bu durumda hem duruşma tutanağındaki komiser heyeti beyanları hem de raporlar ile sabit olduğunu, müvekkillerinin ödenmemiş işçi, kira, elektrik, su, faaliyetinin devamı için oluşan herhangi bir gideri sebebi ile borcu bulunmadığını, müvekkilleri açısından genel giderlerini karşılayamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığından yargı kararlarında belirtilen hiçbir durum davacılar açısından oluşmadığı da gözetildiğinde haklarında verilen iflas kararının hatalı olduğunun sabit olduğunu, müvekkillerinin ödenmemiş işçi, kira, elektrik, su faaliyetinin devamı için oluşan herhangi bir gideri sebebi ile borcu bulunmadığını, müvekkilleri açısından genel giderlerini karşılayamaması gibi bir durum söz konusu olmadığından yargı kararlarında belirtilen hiçbir durumun davacılar açısından oluşmadığı da gözetildiğinde haklarında verilen iflas kararının hatalı olduğunun sabit olduğunu, yerel mahkemenin İsviçre İcra İflas Kanunundan bahsedildiğini hem konkordatodaki iyileşmenin sadece evrak üzerindeki muhasebesel anlamda iyileşme olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiş ancak diğer taraftan tüm borçluların tüm malvarlıkları ile gerçek fiili bir iyileşme için yaptığı anlaşmalar, ödemeler, mal varlığından tamamen vazgeçme beyanları, alacaklıları ile sağladığı mutabakatlar göz ardı edilerek evrak üzerindeki muhasebe kaydının bir bilirkişi tarafından hatalı ifadesine dayanılarak tacir olanlar hakkında iflas kararı verildiğini, müvekkili Kadir Ata işletmesinin karar tarihinde ödenmemiş bir sermayesi bulunmadığını, yine diğer sermaye şirketi .... Mensucat San. Tic. Ltd. Şti. 'nin de karar tarihi olan 18/07/2025 tarihi itibarıyla ödenmemiş sermayesi bulunmadığını, konkordato başvuru tarihinde sermaye borcunun olmasının şirketlerin iflasına neden olacak ağırlıkta bir durum olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Müdahale talep eden ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. , ... Havlu Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve ... Petrol Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketlerinin davacı firma ... Mensucat Tekstil San. ve Tic. Ltd.şti ile ticari ilişkisi bulunduğunu, davacı firma hakkında 15/04/2024 tarihi itibariyle geçici mühlet kararı verildiğini, her üç müvekkili şirketin, gerek konkordato öncesinde, gerekse konkordato sonrasında davacı firma ile çalışmasına devam ettiğini, çalışma tutarlarının da oldukça yüksek olduğunu, ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin Konkordato geçici mühleti öncesi davacı firmadan; tarafların cari hesap çalışmalarından kaynaklı 31/12/2023 tarihli alacaklarının 3.190.542,48 TL olduğunu, 2024 yılına bu alacak devredildiğinde, 24/01/2024 tarihinde 30/06/2024 tarihli 1.500.000,00 TL ve yine aynı tarihli 1.690.542,00 TL. toplam 3.190.542,00 TL. tutarlı çek teslim edildiğini, konkordato süresince de çalışmalarının devam ettiğini, bu nedenle konkordato 3 aylık geçici mühlet kararından sonraki çalışmalarına kambiyo senedine bağlanmayan alacaklarının; 01/01/2024 – 31/12/2024 yılları arasında iki adet çek bedelinin ödenmediğini, çek bedelleri dışında cari hesap bakiyesinin -0- olduğunu, 01/01/2025 – 31/12/2025 yılları arasında cari hesap bakiyesinin 2.219,26 TL olduğunu, ancak konkordato öncesinde teslim edilen ve vadesi konkordto sonrası olan 30/06/2024 tarihli 1.500.000,00 TL ve yine aynı tarihli 1.690.542,00 TL. toplam 3.190.542,00 TL. tutarlı çek bedelleri ödenmediğinden, 2025 yılı bakiyesi 2.219,26 TL. mahsubu ile müvekkilinin 3.188.322,74 TL alacağı bulunduğunu, ... Havlu Üretim San.ve Tic. A.Ş.'nin Konkordato geçici mühleti öncesi davacı firmadan; 112.486,00 USD, 19.027.760,06 TL olup, konkordato süresince de çalışmalarının devam ettiğini, bu nedenle konkordato 3 aylık geçici mühlet kararından sonraki çalışmalarına kambiyo senedine bağlanmayan alacakları; 07/01/2025 tarihli, .... sayılı sözleşme ile 29/04/2025 tarih, ... sayılı sözleşmeye istinaden; 892.559,52 TL, 16.04.2025 tarih, ... nolu sözleşmeye istinaden; 16.866.603,58 TL, 29/04/2025 tarih, ... sayılı sözleşmeye istinaden 11.221.466,45 TL olup, ayrıca müvekkilinin alacaklarına karşılık borçlu tarafından ibraz edilen müşteri çekleri söz konusu olup, toplamda 39.200.000,00 TL. tutarında müvekkilinin çeke bağlı mevcut olduğunu, tarafların konkordato sonrasında çalışmalarının devam ettiğini toplamda 118.151.588,99 TL tutarında alışverişi olduğunu, bu alacaklarının 94.311.350,83TL'sinin komiser heyeti denetiminde vadesinde, aksaklık yaşanmadan ödendiğini, bakiye 23.840.238,17TL alacaklarının da yine komiser heyeti denetiminde müşteri çeki ve nakit olarak vadeli şekilde ödenmesi konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, ... Petrol Enerji San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin Konkordato geçici mühleti öncesi davacı firmadan; tarafların cari hesap çalışmalarından kaynaklı 15/04/2024 tarihli alacaklarının 30.505,10 TL olduğunu, konkordato süresince de çalışmalarının devam ettiğini, bu nedenle konkordato 3 aylık geçici mühlet kararından sonraki çalışmalarına kambiyo senedine bağlanmayan alacağı 30/07/2025 tarihi itibariyle 72.907,55 TL olduğunu, görüleceği üzere her üç müvekkilnin kesintisiz olarak davacı firma ile çalışmasına devam ettiğini, konkordato sonrasındaki çalışmaları sonucu alacaklarının da aksatılmadan ödendiğini, bu nedenle konkordato öncesi alacaklarının ve diğer alacaklıların alacaklarının ödenebilmesi için davacının projesi doğrultusunda çalışmasına devam etmesinin yararlı olacağını, davacının konkordato teklifini desteklediklerini, kesin mühlet kararının devamına karar verilmesini mahkeme dosyasına da bildirdiklerini, ancak mahkemece davacının İİK.nun 292. maddesi gereğince iflasına karar verildiğini, mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketler ile finans kuruluşları dışındaki davacı şirketten alacağı olan şahısların, dava dosyasına sundukları dilekçelerinde ve karar duruşmasındaki beyanlarında, davacının konkordato projesini desteklediklerini, çalışmaya devam ettiklerini, ödemelerin düzenli şekilde yapıldığını ve davacıya güvendiklerini beyan ettiklerini, buna karşı, finans kuruluşlarının klasik olarak davanın reddini talep ettiklerini, zira finans kuruluşları sadece imzaladıkları kredi sözleşmelerinin zamanında ve eksiksiz ödenip ödenmediği ile ilgilendiklerini, firma ödeme güçlüğüne düştüğünde de almış olduğu ipotekleri paraya çevirerek tahsil ettiğini, imtiyazlı alacaklı oldukları için onların alacağı ipotekle garanti altına alındığını, davanın reddine karar verildiğinde hemen satış işlemlerine geçilip çoğunlukla kredi sözleşmesinde belirlenen vadelerinden de önce alacaklarını satıştan gelen paradan tahsil ettiklerini, konkordato süreci devam ettikçe alacaklarını tahsil süresi uzayacağından onlar için en mantıklı olan karar davanın reddi olduğunu, dolayısıyla iflas kararının onları da mutlu etmediğini, ancak yine adi alacaklılardan önce alacaklarını tahsil edecekleri için iflas kararı da konkordatonun tasdiki kararından daha yararlı olduğunu, oysa davacının ticari ilişkisi, piyasada üretim ve ihracat için mal aldığı ve sattığı müvekkili gibi firmalar olduğunu, davacının borçlarını ödeyebilmesi için faaliyetine devam etmesinin şart olduğunu, iflas kararı ile faaliyeti tamamen durduğundan elindeki malalrın satışı ile ödenebilen kadar borcu ödenecek kalan kısmının yine açıkta kalacağını, müvekkili firmaların davacının konkordato kararından sonra da oldukça yekün tutarlarda ticaretine devam ettiğini ve her iki firmanın da kazanç sağladığını, ancak iflas kararı ile müvekkillerinin alacağını almasının tehlikeye girdiğini, zira mevcut mal varlıklarının satışından öncelikle finans kuruluşları alacağını alacak, kalan tutar adi alacaklılar arasında pay edileceğini, davacının faaliyetine devam etmesi demek, bünyesinde çalışan tüm işçilerin ve ailelerinin de bir işleri ve kazançları olması demek olduğunu, iflas kararı ile tüm çalışanların da mağdur edildiğini, kısacası iflas kararına istinaden sadece finans kurumları alacaklarını alabilecek, diğer alacaklıların tamamen mağdur duruma düşeceğini, günümüz ekonomik koşulları nedeniyle birçok firmanın konkordato yasal sürecine girdiğini, emsal dosyalara bakıldığında, yıllık cirosu çok daha düşük olan, faaliyetini çok kısıtlı sürdüren, mal varlığı sadece işletmesine ait taşınmazı ve birkaç aracı olan firmaların halen konkordato sürecine devam ettiklerini, davacı firmanın da, dosyaya yansıyan çalışmaları ve ciroları ile mal varlıklarına göre daha güvenilir bir tablo çizdiğini, bu nedenle çalışan firmanın iflasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararını 11/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna dayandırdığını, bu rapora davacı tarafın itiraz ettiğini, itiraz gerekçelerinin de mevcut olduğunu, ancak mahkeme sadece bu rapora bağlı olarak iflas kararı verildiğini, itirazların değerlendirilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, söz konusu bilirkişi raporunun, dosyadaki diğer deliller ile çelişkili olup, iflas kararı vermek için yeterli olmadığını, mahkemenin karar vermeden önce davacı şirket yetkilisini dinlemesinin, dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda açıklama yapmasını sağlaması gerektiğini, ancak yetkilinin beyanlarına başvurulmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, konkordato projesinin tasdiki talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan, 11/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dosyaya sunulan 01/05/2025 tarihli revize raporun 15/33. Sayfasından görüleceği üzere, Ortaklardan Alacaklar hesabında 24.410.358,23 TL borç bakiye bulunduğu, diğer bir ifadeyle işletme sahibinin 24.410.358,23 TL tutarı işletmeden şahsına çektiği ve işletmeye borçlu kaldığı, şirkete olan borç ödenmeden konkordatoya başvurulmuş olmasının dürüstlük ve iyi niyet kuralına uygun olup olmayacağının mahkemenin takdirinde olduğu; yine davacı işletmeye ait mali veriler içerisinde yer alan Sermaye Düzeltmesi Olumlu Fark olarak yapılan 15/04/2024 ve 31/12/2024 tarihli artış tutarları dayanaksız, fahiş tutarda ayrıca fiktif işlemler olduğu şüphesini güçlendirdiğini; ayrıca davacıların ön projesi ve revize projeleri incelendiğinde, davacı firmaların konkordato projesinin inandırıcı olmadığı, gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı; diğer davacıların ise müstakil bir konkordato projesinin bulunmadığı belirtilmiştir. Konkordato komiser heyetinin, 11/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ile ilgili inceleme/tespitlerine ilişkin 01/07/2025 tarihli raporda ise, işletmeden borç olarak çekilen 24.410.358,23 TL'nin,....şahsına ait 2 adet taşınmazın şahıs işletmesi bilançosunda yer almadığı ve bu taşınmazların şahıs işletmesine kaydının yapılarak ilgili borcun kapatıldığı, davacı firmaların ödenmemiş sermaye borcunun bulunmadığı, yine raporda belirtilen tespitleriyle sonuç olarak konkordato projesinin başarıya ulaşma imkanının daha fazla olduğu kanaatlerini belirtmişlerdir. Davacılar vekili tarafından sunulan 01/07/2025 tarihli uzman görüş raporunda da, 11/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun soyut tespitler içerdiği, yerinde olmadığı, davacıların konkordato teklifinin kaynaklarla orantılı olduğu, uygulama kabiliyetinin bulunduğu mütalaası sunulmuştur. Konkordatonun tasdiki için gerekli şartlar kamu düzenine ilişkin olup bu şartların tamamının sağlanması gerekir. Mahkeme her ne kadar komiserin raporu ile bağlı değil ise de konkordatonun tasdiki veya reddi hakkında bir karar verirken komiserin beyanlarını ve kanaatini dikkate alması gerektiğinden eksiklik veya çelişki varsa mahkemenin eksiklik ve çelişkileri tasdik duruşmasından önce gidermesi gerekir. Bu nedenle mahkemenin lüzumu halinde komiserden ek rapor alması ve bilirkişi incelemesi yaptırması mümkündür. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını da isteyebilir. Keza, çözümü hukuk bilgisi dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği için bilirkişiye başvurulduğu hâllerde mahkeme, bilirkişi raporunda noksan veya müphem gördüğü hususların tamamlanması veya açıklanması için kendiliğinden veya tarafların itirazı üzerine bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Ayrıca bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez. (YHGK'nın 01/06/2021 tarihli ve 2017/11-2480 E., 2021/657 K. sayılı kararı). Eldeki davada, ilk derece mahkemesince, 11/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu benimsenerek, talep edenlerin konkordato projesinin inandırıcı olmadığı, gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı ve yine ortağın yüklü miktarda para çektiğinden ve konkordato davası açıldıktan sonra da mühlet aşamasında para çekmeye devam edildiğinden dürüstlük ve iyiniyet kuralına aykırı hareket edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, benimsenen bilirkişi heyeti raporuyla konkordato komiser heyetinin ve uzman görüşü raporunda yapılan tespitler birbiriyle açık şekilde farklı olup, çelişmektedir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince, saptanan çelişkiler giderilmeden karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırı olmuştur. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince, yeni bir bilirkişi heyetinden, davacıların konkordato projelerinin uygulanma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı, teklif edilen oranın borçlunun malvarlığı ile orantılı olup olmadığı değerlendirilerek, diğer raporlar arasındaki çelişkiyi de giderir mahiyette, denetlenebilir ve gerekçeli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, müdahale talebinde bulunan alacaklılar ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Havlu Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve ... Petrol Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun ise ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında müdahale taleplerinin kabulüne ilişkin bir karar bulunmadığı nazara alınarak usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı müdahale talebinde bulunan alacaklılar ...Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Havlu Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve ... Petrol Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 1-Müdahale talebinde bulunan alacaklılar ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Havlu Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve ... Petrol Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırına iadesine, 2-Müdahale talebinde bulunan alacaklılar ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Havlu Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve ... Petrol Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, B)Davacılar vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarih, ... Esas ....Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 1-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Davacılar tarafından yatırılan 615,40 ar TL istinaf karar harçlarının talepleri halinde kendilerine iadesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, C)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.