7. Ceza Dairesi 2023/19134 E. , 2024/6549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2380 E., 2022/3751 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat kararı verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine ye
**7. Ceza Dairesi 2023/19134 E. , 2024/6549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2380 E., 2022/3751 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat kararı verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; hukuka aykırı olarak beraat kararı verildiğine, sanığın olay tarihinde yasal işlem yapma ve tutanak tutma gücüne sahip olduğuna, sanığın katılana ... telkin edip onun sadakat duygusunu manevi baskı yaparak sömürdüğüne, ısrarla katılandaki tüm parayı borç olarak isteyen ve askerlik hizmetinin bitiminde iade edeceğini, bu şekilde askerlik hizmetinin rahat ve sıkıntısız geçeceğini söyleyen sanık karşısında katılanın daha fazla direnç gösteremeyip, sanığın isteğini kabul etmek zorunda kaldığına, sanığa yapılan ödemelere ait dekontların dosya içerisinde olduğuna, sanığın sürekli borç isteyerek katılanı yıldırdığına, sanığın ast-üst ilişkisini kendisine çıkar sağlamak amacıyla kullandığına ve eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık İkm. Uzm. Çvş. ...'nin 4. Kor.Kh.Gr.Hiz.Bl.K.lığı emrinde görevli, katılanınsa 01.07.2019-27.08.2019 tarihleri arasında ... Kafeteryası kantin sorumlusu olduğu dönemde katılanın cep telefonunu birlik içerisinde bulundurduğunun tespit edilerek alınması sonrası sanığın katılana ait cep telefonunu P.Atğm. ...'tan alarak katılana teslim ettiği, yasal işlem yapılmasına engel olduğu, aynı zamanda kantin hijyen sorumluluğu görevini de yerine getirdiği, Temmuz 2019 tarihinden itibaren çocuğunun hasta ve ilaç parasına ihtiyacı olduğunu söyleyen sanığın katılan ile arasında başlayan süreçte; katılanın sanığa müteaddit kez para verdiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında zincirleme sair suretle kişisel çıkar sağlamak için memuriyet nüfuzunun kötüye kullanılması suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 115/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. Disiplin soruşturma raporu, tanık beyanları, banka kayıtları ve bilirkişi raporu dosyada mevcuttur. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın astı üzerinde veya nezdinde sahip olduğu nüfuz ve otoritesini amaca aykırı bir biçimde suistimal ederek atılı suçu işlediğinin kabulüyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın memuriyet nüfuzunu kötüye kullandığına, katılan üzerinde baskı uyguladığına dair hiç bir delilin olmadığı, katılanın 26.11.2021 tarihli beyanında kendisinin de kabul ettiği üzere kendi rızasıyla, hiç bir baskı altında olmadan sanığa borç verdiği, aralarındaki ast-üst ilişkisinin sonra ermesinden sonra da, üç kez değişik miktarlarda para göndermesinin de, katılanın, hiç bir baskı altında olmadan, kendi rızasıyla para gönderdiğine delil teşkil ettiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine elverişli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delilin elde edilemediği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyete yönelik hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ve hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği belirlenmiştir. 1632 sayılı Kanun'un 115 nci maddesinde düzenlenen "makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak" suçu; bir memurun kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalden başka bir suretle keyfi bir muamele yapması veya yapılmasını emretmesi veya ettirmesi anlamına gelmektedir. Suçun oluşabilmesi için, failin üstlük nüfuz ve otoritesini, rütbesini kötüye kullanması, asta manevi baskı yapması, astın da bu nüfuz, otorite ve manevi baskıdan çekinerek failin kanunsuz emrine ya da isteğine boyun eğmek zorunda kalması gerekmektedir. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılanın bulundurulması yasak olan cep telefonuna işlem yapılmadan kendisine teslim edilmesini sağlaması, katılanın üstü olması, kantini denetleme yetkisinin bulunması şeklinde ortaya çıkan ve dolayısıyla astına manevi baskı yaratan bir pozisyonda olması, katılanın da bu nüfuz ve otorite ile manevi baskıdan etkilenerek sanığa farklı zamanlarda para vermesi ve bilirkişi raporunda da para alışverişlerine ilişkin yapılan açıklamaların bu hususları doğrulaması karşısında; sanık ve katılan arasındaki ilişkinin, normal bir alacak borç ilişkisinden ziyade astı üzerinde veya nezdinde sahip olduğu nüfuz ve otoritesini amacına aykırı bir biçimde suistimal etmesinden kaynaklandığı, bu anlamda müştekinin sanığa serbest bir iradeyle hareket ederek para vermiş olacağından söz etmenin mümkün olmadığı, katılanın terhis edilmesinden yani astlık-üstlük münasebetinin sona ermesinden sonra da katılanın sanığa para göndermesinin, astlık-üstlük münasebetinin devamı esnasındaki eylemlerini suç olmaktan çıkarmayacağı göz önüne alındığında; sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/2380 Esas, 2022/3751 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2024 tarihinde karar verildi.