5. Hukuk Dairesi 2025/14996 E. , 2026/4443 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2483 Esas, 2025/1172 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/90 Esas, 2023/519 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tes…
5. Hukuk Dairesi 2025/14996 E. , 2026/4443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2483 Esas, 2025/1172 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/90 Esas, 2023/519 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerini yükseltecek münavebe ürünlerinin kullanıldığını, dava konusu taşınmaza %50 objektif değer artış oranı uygulanmasını kabul etmediklerini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve farklı vekille temsil edilen davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazı sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe desenin o yörede yaygın olarak yetişen ürünlerden birinci yıl fasulye (taze), ikinci yıl domates (sofralık), üçüncü yıl lahana (beyaz) olarak 3 yılda 3 ürün şeklinde oluşturulmasının yerinde olduğu, karar tarihi itibarıyla henüz 2023 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri oluşmadığından münavebe desenini oluşturan ürünlerin 2022 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri kullanılarak net gelirinin tespitinin istinaf edenin sıfatına göre yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak alınmasının uygun olduğu, dava konusu taşınmazın konumu, merkezi yerlere uzaklığı dikkate alınarak %50 objektif değer artışı uygulanmasının doğru olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 247,70 TL olarak tespitinde isabetsizlik olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki inşai muhtesatın değerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yapı ve maliyet cetveline göre yıpranma payı düşülmek suretiyle değerinin tespitinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunup davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacı tarafça süresi içerisinde sunulan ek istinaf dilekçesine istinaden yapılan incelemede ise dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edilen davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihti yürürlükte olan Tarife esas alınır." hükmü uyarınca Dairelerinin karar tarihine göre tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin davacı aleyhine durum yaratacağı anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak bedelin tespit edilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesi temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak yerindedir. 3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.