Başvuru, tutukluluğun hukuka aykırı olması ve makul süreyi aşması nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun hukuka aykırı olması ve makul süreyi aşmasınedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/3/2014 tarihinde Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 6/7/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık başvuru hakkında görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2010/640 sayılı soruşturma kapsamında İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 14/5/2012 tarihli ve 2012/18 Sorgu sayılı kararı ile başvurucunun devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından "suçların niteliği, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların mevcudiyeti, mevcut delil durumu, delillerin henüz tamamen toplanmamış olması, delilleri yok etme, gizleme ile kaçma hususunda kuvvetli ve ciddi şüphe olması ve atılı suçların kanunda öngörülen ceza miktarları dikkate alınarak" tutuklanmasına karar verilmiştir.Başvurucunun da dâhil olduğu toplam 357 şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK mülga madde ile görevli) 6/1/2013 tarihli ve E.2013/3 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmıştır. Başvurucunun suç işlemek için örgüt kurma, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme ve yasak bilgileri temin etme suçlarından cezalandırılması talep edilmiştir. İddianamede başvurucu ile ilgili şu değerlendirmede bulunulmuştur:"Örgüt lideri şüpheli Bilgin ÖZKAYNAK’tan ele geçirilen ve şifresi teknik imkânlarla kırılarak elde edilen PANDORA isimli veri tabanının bütün şüphelilerden elde edilen diğer dijital suç unsurlarını da içerdiğinden suç örgütünün arşivi niteliğinde olduğu anlaşılmış, PANDORA veri tabanının içeriği incelendiğinde ise, örgütün hiyerarşisi ve işleyişi konusunda bazı tespitlere ulaşılmıştır.Elde edilen verilerin incelenmesinde; şüpheli Bilgin ÖZKAYNAK’ın örgütün tek lideri ve otoritesi konumunda olduğu, kendisine bağlı olarak görev yapan 9 koordinatörün bulunduğu, Veri_1 olarak adlandırılan bölümde bulunan isimlerin Koordinatörlere bağlı olarak faaliyet yürüten örgüt mensupları olduğu ve her bir örgüt mensubunun hangi koordinatöre bağlı bulunduğunun Veri_1 içerisinde ayrı ayrı belirtildiği, koordinatörlere bağlı olarak faaliyet gösteren ve Veri_1 bölümünde yer alan örgüt mensuplarının da ayrıca irtibatlı oldukları ve bilgi-belge temininde kullandıkları kişilerin olduğu, koordinatörler arasında, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde her bir Kuvvet Komutanlığına göre bir iş bölümünün bulunduğu ve her bir koordinatörün altında kuvvet komutanlıklarına göre gruplanmış örgüt mensupları ve onların irtibat halinde bulunduğu diğer şüphelilerin yer aldığı tespit edilmiştir....Şüpheliden elde edilen bir kısım bilgi/belgenin niteliği için Genelkurmay Başkanlığına yazılan yazıya, 2013/1 sayılı iddianame düzenlendikten sonra 31/01/2013 tarihinde verilen cevapta; 12 adet bilgi/belgenin TCK 327/1 md. , 1 adet bilgi/belgenin TCK 327/1,2 md. , 15 adet bilgi/belgenin de TCK 334/1,2 md. kapsamında olduğunun belirtildiği görülmüştür.Ayrıca, suç örgütü üyelerinden ele geçen bilgi/belgelerin niteliğinin tespitiyle ilgili sorulara, Genelkurmay Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, çok sayıda bilgi/belgenin; “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgiler” (TCK 327/1,2 maddesi kapsamında bilgiler), çok sayıda bilgi/belgenin de “Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş bilgiler” (TCK 334/1,2 maddesi kapsamında bilgiler) olduğunun belirtildiği görülmüştür. Soruşturma kapsamında şüphelinin çok sayıda mağdurun kişisel verilerini kaydettiği tespit edilmiştir.Sonuç olarak; Şüphelinin, suç örgünün kurucusu ve yöneticisi olduğu, devlet güvenliğine ilişkin bilgileri temin ettiği, yasaklanan bilgileri temin ettiği, çok sayıda mağdurun kişisel verilerini “örgütün müşteki ve mağdurlara yönelik eylemleri” bölümünde anlatıldığı şekilde kaydettiği, bu suretle kişisel verileri kaydetme, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme ve yasaklanan bilgileri temin suçlarını işlediği, ayrıca örgüt yöneticisi olması nedeniyle örgüt üyesi şüphelilerin örgüt adına işledikleri diğer suçlardan da sorumlu olduğu toplanan deliller ve tüm evrak kapsamından anlaşılmıştır."Yargılamanın yapıldığı İzmir Ağır Ceza Mahkemesince E.2013/9 sayılı dosya kapsamında 29/1/2013 tarihli kararla, arasında başvurucunun da bulunduğu tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir: "Tutuklu sanıkların devletin güvenliğine ilişkin muhtelif dereceli gizli askeri bilgi ve belgeleri temin etme amacıyla kurulduğu iddia olunun suç örgütünün faaliyetleri kapsamında muhtelif dereceli gizli askeri bilgi ve belgeleri temin ettiklerine dair iddia bulunduğu, bu bağlamda soruşturma dosyası içinde usulüne uygun olarak mahkeme kararlarına istinaden yapılan aramalarda elde edilen bilgisayarlar ve içeriğindeki özellikle pandora adı verilen veri tabanında bulunan bilgi ve belgeler bulunduğu, devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgi ve belgeler olduğuna dair yetkili kurumlardan alınan yazı cevapları, iletişim tespit tutanakları, yapılan aramalarda ele geçirilen diğer belge ve dokümanların yüklenen suçların, burada tekrarına yer ve zaman darlığı nedeniyle gerek görülmeyen atıflarla sanıklarca atılı suçlamaların işlendiğine dair kuvvetli şüphe sebeplerini oluşturduğu, bazı belgelerin nitelik değişikliği ile tutuklama sevk maddelerinde öngörülenlerden daha düşük dereceli nitelik arzettiği, ancak henüz tüm delillerin toplanmadığı, bir kısım şifrelerin henüz çözülmediği ancak Savcılığı adına çalışmaların sürdürüldüğü, elde edilenlerin yönü ile yapılacak yargılama sürecinde henüz sanıkların da savunmalarının alınmamış olduğu, aleyhlerine yeni bir delil elde olunamadığı takdirde, açılan dava kısmına münhasır bir kısım sanıkların yönü ile tecziye sevk maddelerine göre bihhakın veya adli kontrol yöntemlerinden birisi ile tahliyelerinin devam eden aşamalarda gerekebileceği, ancak aşama itibariyle bir kısım delillerin henüz toplanılmamış (ve) sanık savunmalarının henüz alınmamış ol(duğu), duruşmanın henüz tensip aşamasında bulunduğu anlaşılmış, [sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermek gerekmiştir]."İzmir Ağır Ceza Mahkemesince (TMK mülga madde ile görevli) 14/2/2014 tarihinde E.2013/9 sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:"Bir kısım sanıklar hakkındaki usulüne uygun hâkim kararları ile yapılan iletişimin tespiti tutanakları, teknik takipler, HTS kayıtları, müşteki ve mağdur beyanları, usulüne uygun hâkim kararları ile yapılan aramalar sonucunda sanık Bilgin Özkaynak'da ele geçirilen taşınabilir bellek, yine aynı sanığın çiftlik evinde yapılan aramada ele geçirilen harddisk, sanık N.K.'dan elde edilen harddiskler, sanık O.S.'den ele geçirilen harddiskler, sanık S.K.'den ele geçirilen harddisk, sanık F.A.'dan ele geçirilen harddisk, sanık S.Ö.'den ele geçirilen harddisk, sanık O.S'dcn ele geçen ... marka ... model ... seri nolu 160 gb kapasiteli "engin" ismi verilmiş ve içerik itibarıyla sanık E.K'ya ait olduğu değerlendirilen harddisk, sanık S.A.'dan ele geçirilen harddisk, sanık H.O.'dan ele geçirilen harddisk ile bazı sanıklarda ele geçirilen harddisk ve harici bellekler ile içeriklerinde yer alan; Devletin arşivlerinde olması ve çok gizli kalması gereken aralarında devletin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken evrakın da bulunduğu çok sayıda bilgi ve belgeler, bir çok TSK mensubu, kamu görevlisi ve bürokratın özel hayatına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri ihtiva eden fişlemeler, şantaj amaçlı gizli çekimler, üst düzeyde korunması gereken devlet erkanının korunma planları ve evlerinin krokileri, bazı yabancı ülkelerin kullanımına hazırlandığı ileri sürülen bilgi ve belgeler, askeri servis güzergâhlan ve askeri binalara ilişkin bilgi ve krokiler, askeri haritalar, servislere düzenlenecek silâhlı eylemlere ilişkin notlar, olası bir savaşta düşmanın eline geçmesi halinde devleti zor durumda bırakacak bilgiler, uçakların düşürülmesine ilişkin eylem planlanına dair veriler, sanıkların eylemlerini nasıl gerçekleştireceklerine dair talimatlar ile örgütsel dokümanların sanıklar hakkında CMK 100/1 maddesinde sayılan kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular niteliğinde bulunduğu,Sanıkların üzerlerine atılı birden çok suçun bulunması, atılı suçların niteliği, keza sanıkların iddianamede anlatılan eylemlerinin sübut bulması halinde bilgilerin niteliğine göre iddianamede belirtilen suçlamalara ek olarak TCK.'nın 329 ve maddelerinde tanımlanan suçları da oluşturma ihtimalinin bulunduğu, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda gerçek içtima kuralları uyarınca iddianamede belirtilen suçlamalara ek olarak sanıklar hakkında TCK.'nun 329 ve maddelerinin de uygulanmasının ve dolayısıyla suçların sayı ve nitelik olarak vasfının tüm tutuklu sanıklar aleyhine değişme olasılığının bulunduğu, TCK.'nun 329/1 fıkrasında düzenlenen suçun alt sınırının 5 yıl, üst sınırının 10 yıl hapis cezası, TCK.'nun 329/2 fıkrasındaki suçun alt sınırının 10 yıl, üst sınırının 15 yıl hapis cezası, TCK.'nun 336/1 fıkrasındaki suçun alt sınırının 3 yıl, üst sınırının 5 yıl hapis cezası, TCK.'nun 336/2 fıkrasındaki suçun alt sınırının 10 yıl, üst sınırının 15 hapis cezasını gerektirdiği, ele geçirilen gizlilik dereceli bilgi/belgeler hakkında Genelkurmay Başkanlığından suç vasfının tayin ve tespiti açısından aynntılı inceleme/değerlendirme raporunun alınması zaruretinin olduğu ve bu amaçla merciinden düzenlenecek raporların beklenildiği, sanık Bilgin Özkaynak'ın evinde ele geçirilen harici harddiskte bulunan pandora adlı veri tabanı ile sanıklarda ele geçirilen dijital materyaller üzerinde bilirkişi incelemesinin henüz ikmal edilmediği, Mahkememizce bu hususlarda yapılacak işlemlerin sonucunun beklenmesinin yargılamanın gereği olduğu, bu anlamda delillerin henüz tam olarak toplanmamış olduğu, öte yandan iddia edilen suç örgütünün yapısı, işleyişi, faaliyetleri ve etki alanı ile sanıkların konumları dikkate alındığında, serbest bırakılmaları halinde ayrıntılı raporların isteneceği Genelkurmay Başkanlığı nezdinde baskı uygulayarak hazırlanacak rapor ve değerlendirmelerin sağlıklı bir şekilde yapılmasını engelleme ihtimalinin bulunduğu, bu şekilde delilleri karartma ihtimalinin olduğu, bu bağlamda CMK 100/(2-b)/l ve 2'de belirtilen tutuklama nedenlerinin mevcut olduğu, Avrupa İnsan Haklan Mahkemesinin tutukluluk tedbiri konusundaki yerleşik karar ve gerekçelerinde, kişinin adaletin işleyişine müdahale etme riski olan hallerde tutukluluk tedbirinin uygulanabileceğinin belirtilmiş olduğu, dava dosyasında AİHM'nin belirttiği bu kriter ve ölçütlerin yukarıda belirtildiği şekilde gerçekleştiği,Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde tutuklamanın bu aşamada ölçülü olduğu ve tutuklamadan beklenen gayenin adli kontrol hükümleri ile sağlanamayacağı anlaşılmakla [tutukluluk halinin devamına karar verildi]" Başvurucunun bu karara yönelik itirazı, Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK mülga madde ile görevli) 21/2/2014 tarihli ve 2014/91 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:"Tüm dosya kapsamı ve sanıklar müdafiinin tahliye taleplerine ilişkin itiraz dilekçelerinin incelenmesi sonucu;1-Kuvvetli Suç Şüphesi Olarak: (CMK 100/1)Dosya kapsamı ve özellikleele geçen "pandora" isimli dijital materyal içeriği, bilgisayar kayıtları, iletişim tespit ve fiziki takip tutanakları ile sanık Bilgin Özkaynak’ta ele geçirilen taşınabilir bellek, sanıklar N.K., O.S., S.K., F.A.’dan ele geçirilen harddiskler ile, sanık O.S.’den ele geçen ... marka ... model ... seri nolu 160 gb kapasiteli "Engin” ismi verilmiş ve içerik itibarıyla sanık E.K.’ye ait olduğu değerlendirilen harddiskin içeriklerinde birçok kamu görevlisinin özel hayatına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri ihtiva eden fişlemeler, gizli çekimler bulunması, yine aralarında devletin iç ve dış güvenliğe ait evrakın da bulunduğu gizli kalması gereken çok sayıda bilgi ve belgeler ile devlet adamlarının koruma planları ve evlerinin krokilerinin yanı sıra bazı yabancı ülkelerin kullanımına hazırlandığı ileri sürülen bilgi ve belgeler olması, servis güzergahları ve askeri binalara ilişkin krokiler, askeri haritalar, servislere düzenlenecek silahlı eylemlere ilişkin notlar, uçakların düşürülmesine yönelik eylem planlarına ilişkin verilerin de ele geçen dijital materyallarda yer aldığı gözetildiğinde ve yine bu aşamada elde edilen belgeler konusunda devletin güvenliğine ilişkin yetkili kurum ve kuruluşlardan alınan yazı cevapları ile sanıkların ve mağdurların aşamalardaki ifadeleri de değerlendirildiğinde K.'nun 100/ maddesi gereğince itiraz eden sanıkların üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu,2-Tutuklama Nedenlerinin Varlığı Olarak:(CMK 100/2)Sanıkların üzerine atılı olan eylemlere ve ele geçen belgelerin içeriğine göre söz konusu belgelerin bu aşamada toplanan delilere göre nitelendirilmesine, yine bu nitelendirilmeye göre suç vasıflarına ve sevk maddelerine göre K.'nın 100/maddesindeki tutuklama nedenlerinin bulunduğu,3-Tutuklama Tedbirinin Ölçülü Olduğuna İlişkin:İtiraz eden sanıklarla ile birlikte toplam 357 sanık hakkındadevletin güvenliğine ilişkin muhtelif dereceli gizli askeri bilgi ve belgeleri temin etme amacıyla kurulan suç örgütünün faaliyetleri kapsamında muhtelif dereceli gizli askeri bilgi ve belgeleri temin ettiklerine dair açılan davada sanıkların üzerlerine atılı eylemler itibariyle sözkonusu belgelerin bu aşamada toplanan delilere göre nitelendirilmesine, yine bu nitelendirilmeye göre suç vasfına ve sevk maddesine göre (TCK 327/2maddesinin müebbet hapis cezasını gerektirmesi) bu aşamada eylemlerin haksızlık ve hukuka aykırılık boyutu nazara alındığında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yüklenen suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması halinde tutukluluk tedbirinin uygulanabileceğine ilişkin yerleşik karar ve gerekçelerine göre de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin belirttiği tutuklama tedbirine ilişkin kriter ve ölçütlerin mevcut olduğu, bu itibarla tutuklama tedbirine nazaran başka adli kontrol terbirlerinin yetersiz kalacağıkanaatine varılmakla [itirazın reddine karar verildi]."Başvurucu 10/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki dava, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/19 sayılı dosyası üzerinde yürütülmeye başlanmış ancak 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesiyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi ile görevli mahkemelerin kaldırılması üzerine İzmir Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir.Başvurucu 4/7/2014 tarihinde tahliye edilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 26/2/2016 tarihli ve E.2014/100, K.2016/37 sayılı kararıyla tüm sanıkların beraatine karar vermiştir. Anılan karar, başvurucu tarafından 4/3/2016 tarihinde temyiz edilmiş ancak başvurucu 11/6/2016 tarihli dilekçesiyle temyizden feragat etmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir." Aynı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir." Aynı Kanun'un maddesi şöyledir: "(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir." Aynı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir."4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa."5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:" (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler...." Aynı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."