Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1243 E. , 2024/5788 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1243 Karar No : 2024/5788 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Paslanmaz Mamülleri Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1243 E. , 2024/5788 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1243 Karar No : 2024/5788 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Paslanmaz Mamülleri Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Demir Çelik Metal İnşaat Ticaret Limited Şirketi, ... Demir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Nalburiye Demir Çelik İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile ... Demir Çelik Metal Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarındaki tespitlerin düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiği, ... Demir Çelik İnşaat Malzemeleri ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkındaki saptamaların ise düzenlediği faturaların sahte olduğunu kanıtlayıcı mahiyette olmadığı, 2016 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınabilmesi mümkün olmakla birlikte 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı kadar artırılabileceği gerekçesiyle vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile tarhiyat azaltılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu tarhiyatın, ... Demir Çelik Metal İnşaat Ticaret Limited Şirketi, ... Demir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Nalburiye Demir Çelik İnşaat Sanayi Limited Şirketi, ... Demir Çelik Metal Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınan faturalardan kaynaklanan kısmı ve vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınan ceza tutarına isabet eden bölümü yönünden davanın reddi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınan ceza tutarını aşan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Demir Çelik İnşaat Malzemeleri ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkındaki saptamaların düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyatın söz konusu firmadan alınan faturalardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu tarhiyatın, sözü edilen faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, faturalar içeriği emtianın alınmadığı yönünde bir saptama yapılmaksızın tarhiyat yapıldığı, satışlarının gerçek olduğu hususu tespit edildiği halde alımlarının gerçek olmadığı yolundaki saptamanın ticari teamüllere aykırı düştüğü, ödemelerin çek ve banka yoluyla gerçekleştirildiği, varsayım ve kanaate dayalı olarak cezalı vergi salınamayacağı, adına yapılan tarhiyatın hukuka aykırı düştüğü ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle kayıtlarına aldığı sahte faturalara konu katma değer vergisi indirimleri reddedilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının, hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle inceleme başlatıldığından 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında katma değer vergisi artırımının iptal edildiği ancak söz konusu inceleme neticesinde tanzim edilen vergi tekniği raporunda bu fiilin varlığının tespit edilemediğinin saptandığı, öte yandan, istinaf dilekçesinde, davacı şirketin 2016 ila 2020 yılları için 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında vergi artırımında bulunması üzerine söz konusu alacakların yapılandırıldığı ve dilekçe tarihi itibarıyla beş taksidinin ödendiğine ilişkin belgelerin ibraz edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer verilen hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu ve Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığını kabul eden Anayasa Mahkemesi bir çok kararında da kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlayan gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu vurgulanmaktadır. Gerekçeli karar hakkı, sadece tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri için değil, aynı zamanda, demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gerekli olduğu açıktır. Yargılama faaliyetinde dosyaya sunulan tüm deliller irdelenmek ve iddiaların da karşılanması suretiyle verilen kararlar yargılama faaliyetinin amacına da uygun düştüğü gibi bu tür bir yargılama yöntemiyle verilen kararlarda yargısal inceleme yapılmamış bir alan bırakılmayacağı gibi gerekçeli karar hakkının ihlaline sebep unsurların da ortadan kaldırılacağı açıktır. Bu şekilde verilen kararların denetime açık olması ve davanın taraflarını hukuken tatmin etmesi yanında Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden olan adil yargılanma hakkının da gereğidir. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen yapılandırma kanunlarından yararlanıldığına dair belgeler ve iddialar ile hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitlerin davaya etkisi değerlendirilmeksizin gerekçeli karar hakkını ihlal eder şekilde istinaf başvurusunu sonuçlandıran Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.