T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/532 KARAR NO: 2026/549 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 14/12/2022 NUMARASI: 2018/874 Esas - 2022/819 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/532 KARAR NO: 2026/549 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 14/12/2022 NUMARASI: 2018/874 Esas - 2022/819 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.08.2018 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı otobüs cinsi aracı ile Eskişehir istikametinden ..... istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada araçta yolcu olan müvekkili ...'ın yaralandığını, kaburgalarında ve omurgasında kırıklar bulunduğunu ve bu nedenle maddi zarar uğradığını, adli muayene raporuyla bu zararların sabit olduğunu, kazada müvekkilinin yolcu olup kusuru bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın 52 / 1- b maddesini ihlal ettiğini bu durumun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, ... plakalı aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta poliçesi düzenlenmediğinden zarardan ...'nın sorumlu olduğunu, araç sürücüsü ... hakkında 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/241 Esas sayılı dosya ile kovuşturma yapıldığını, zararın tazmini için 06.09.2018 tanzim tarihli dilekçe ile yazılı davalıya başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesinini 07.09.2018 tarihinde ... Genel Müdürlüğü'ne teslim edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL belirsiz maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik evrakla başvuru yapıldığını, başvuru sebebi ile davacı taraftan eksik belgelerin temininin 11.09.2018 tarihli yazı ile talep edildiğini, davacı tarafça eksik belgelerin ikmali yerine dava açıldığını, kanuna uygun geçerli bir başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, bu belgeler olmadan yasada gösterilen 8 yada 15 günlük süreler içinde inceleme ve ödeme yapılmasının fiilen mümkün olmadığını, davaya konu taşıma faaliyetinin toplam 53.9 km'lik taşıma olduğundan yetki belgesi kapsamında yapılmayan yolcu taşımaları için Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığından kapsam dışında kalan talebin karşılanmasının mümkün olmadığını, kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın ...A.Ş nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının mevcut olduğunu ve talebin bu poliçeden karşılanması gerekeceğini davanın açılmasına müvekkilin sebebiyet vermediğini ve faizin başlangıç tarihi ve türünün kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini ve davanın... plakalı araç sürücüsü ile işletenine ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı .........A.Ş'ne ihbar edilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Seyahatin şehirlerarası olduğu göz önüne alındığında, bir muafiyetten bahsedilemeyeceğini, mahkemece dava dilekçesinde atıf yapılarak, yolculuğun seyir istikameti belirlendiğini ve .... Eskişehir iline bağlı bulunduğundan, taşımacılığın şehir içi yapıldığına kanaat getirilmiş ise de dava dilekçesinde incelendiğinde görüleceği üzere kazanın meydana geldiği yeri tariflemek için böyle bir ifade kullanıldığını, bu husus müvekkilin yahut aracın seyir yönünü ifade etmek için kullanılmadığı gibi böyle bir sonuç da çıkmadığını, kazanın meydana geldiği yer, trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği gibi dava dilekçeye derç edildiğini, CBS soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda seyahatin Ankara'dan Bursa istikametine yapıldığı ve kazanın Eskişehir..... yolu üzerinde meydana geldiği ifade edildiğini, seyahat Ankara-Bursa/Uludağ arası gerçekleştiği ve iki nokta arasındaki ulaşım mesafesinin 488 kilometre olduğu göz önüne alındığında ortada bir muafiyetin olmayacağı ve zorunlu ferdi koltuk kaza sigortası yapılması gerekeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 20/01/2018 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı otobüsün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve tek taraflı olarak kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta poliçesi bulunmadığından davalı ...'ndan maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta dosyada bulunan Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/241 Esas sayılı dosyasında sürücü ...'in beyanında "... Merkezi Ankara'da bulunan .......... isimli Tur firmasında yaklaşık 1 yıldır çalışmaktayım. ... 20.01.2018 günü Saat 00:00 sıralarında Kızılay Kaymakamlık karşısında ben, yedek şoför ve muavin yardımcısı ile yolcular dahil toplam 55 kişi Bursa ......... gezisine gitmek üzere yola çıktık. Ankara'dan yola çıktığımızda aracı......... kullanıyordu. ..... hem yedek şoför hem de Tur şirketinin ortağıdır. ...... tesislerine saat 01:40 sıralarında geldik, yarım saat mola verdik. Mola verdikten sonra .....aracın alt kısmında bulunan yatak kısmına dinlenmeye gitti. Eskişehir içine geldikten sonra Bursa istikametine giderken çevre yolu üzerinde en sağ şeritte giderken saat 04:00 sıralarında önüme bir karaltı çıkınca köpek sanıp direksiyonu hafif sağa kırdım, ancak direksiyonu toplayamadım. Araç sağa doğru gitti. Ağaca çarptım. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Gerek soruşturma evrak içeriğinden ve gerekse sürücünün beyanından 20/01/2018 kaza tarihinde, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı yolcu otobüsünün Ankara -Bursa arasındaki seyahati sırasında ..... ilçesinde kaza yaptığı anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince seyahatin güzergahı net bir şekilde belirlenerek talebin Zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta poliçesi kapsamında bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının yada sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar (destekten yoksunluk) hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir. Ödenecek tazminat miktarı yönünden “zarar sigortası - tutar (meblâğ) sigortası” ayrımında Zorunlu Koltuk Sigortası bir “tutar (meblâğ) sigortası”dır.Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi, can sigortası türlerinden olup, bir meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10/06/2014 tarih, 2013/6921 E. ve 2014/9361 K. sayılı kararı)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile buna bağlı Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen 25.03.2004 tarihli Genel Şartlar A.3.2 maddesi 1.fıkrasında: “Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dahilinde kendisine ödenir.“ denildikten sonra hangi zarar durumunda veya organ kaybında ne oranda tazminat ödeneceği (01.07.2006 tarihinden itibaren) tablo halinde gösterilmiştir.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; öncelikle kaza tarihi 20/01/2018 tarihi olduğu halde dava dilekçesinde 31/08/2018 olarak yazıldığından davacı vekiline dava dilekçesindeki maddi hatayı düzeltmek üzere mehil verilmesi, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı otobüsün kaza tarihindeki güzergahının belirlenmesi, maddi tazminat talebinin Zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta Poliçesi kapsamında bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi, talep poliçe kapsamında ise aracın "Zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta Poliçesi" bulunup bulunmadığının araştırılması, davacıda var olduğu ileri sürülen sakatlıkların kaza ile illiyet bağını ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi kapsamında talep hakkı bulunup bulunmadığını belirleyen anılan cetvelde açıklanan şekilde, tazmini gerektiren bir sakatlığın olup olmadığı hususunda ATK'dan rapor alınması ve sonucuna göre gerekirse aktüerya bilirkişisinden rapor alınması ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2026