14. Hukuk Dairesi 2010/1569 E. , 2010/2728 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar …
**14. Hukuk Dairesi 2010/1569 E. , 2010/2728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 2600 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “... oğlu 1940 doğumlu ...” şeklinde yazılan kimlik bilgisinin, “... oğlu 1969 doğumlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Eldeki davada, kaydında düzeltme yapılmak istenilen 2600 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında yapılan kadastro tespitinde, ... oğlu ...’in zilyetliğinde olan taşınmazını 1971 yılında satış yolu ile eşi ... kızı ... ve oğlu ...’a devrettiği, tescilin bu kişiler adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarının incelenmesinden 1990 yılında ölen muris ...’in ... adında bir oğlu olmayıp, 1977 yılında ölen oğlu ...’in oğlu ... isminde bir torunu bulunmaktadır. Tapulama tespitleri sırasına tespit bilirkişilerinin ...’ın baba adını anmadan doğrudan dedesi ...’i babası gibi göstermiş olabilecekleri ihtimali de göz önünde bulundurularak, mahkemece kadastro tespit tutanağında ismi geçen tespit bilirkişilerinden sağ olanlar var ise bunlar çağırılarak tutanaktaki bilgiler kendilerine okunmak suretiyle kayıt maliki ...’ın baba ismi tespit edilmeli, bu kişiler sağ değil iseler aynı soru davacı tanığına yöneltilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma ile mülkiyet nakli kuşkusu yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.