8. Ceza Dairesi 2024/14476 E. , 2025/1610 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1010 Esas, 2021/896 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/1010 Esas, 2021/896 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 …
**8. Ceza Dairesi 2024/14476 E. , 2025/1610 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1010 Esas, 2021/896 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/1010 Esas, 2021/896 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine dair hükmün, istinaf edilmeksizin 22.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55683 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 10.09.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve 15.10.2019 tarihinde kesinleştirilmiş ise de, şüphelinin soruşturma aşamasında müdafii ile temsil edildiği gözetilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki emredici düzenlemeye aykırı olarak sanık müdafiine tebliğ edilmediği anlaşılmakla, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 27.01.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak içim uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2019 tarihli ve 2019/473 Soruşturma, 2019/114 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Hükümlünün denetim süresi içerisinde 15.10.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2020 tarihli ve 2019/473 Soruşturma, 2020/1014 Esas, 2020/961 sayılı iddianamesi ile Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.06.2021 tarihli ve 2020/1010 Esas, 2021/896 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 22.06.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Hükümlü hakkında incelemeye konu 27.01.2019 tarihli eylem nedeniyle, 04.09.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının, hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak soruşturma aşamasında hükümlünün müdafii eşliğinde savunmasının alınmış olduğu dikkate alınarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının müdafiine tebliğe çıkarılması gerektiği, müdafiine tebligat yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanık müdafiine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda hükümlünün, ihlal sayılan 15.10.2020 tarihli eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hükümlünün mahkumiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/1010 Esas, 2021/896 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.