3. Ceza Dairesi 2018/5035 E. , 2018/13163 K. "" Basit yaralama suçundan sanık ...hakkında yapılan yargılama sonunda, ceza ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 17/04/2013 tarihli ve 2012/12 Esas, 2013/41 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın muhafaza ve tedavi altına alındığı Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 04/10/2013 tarih…
**3. Ceza Dairesi 2018/5035 E. , 2018/13163 K.** **"İçtihat Metni"** Basit yaralama suçundan sanık ...hakkında yapılan yargılama sonunda, ceza ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 17/04/2013 tarihli ve 2012/12 Esas, 2013/41 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın muhafaza ve tedavi altına alındığı Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 04/10/2013 tarihli raporuna istinaden taburcu edilmesine ve 2 yıl süreyle 6 ay periyotlar halinde en yakın devlet, üniversite veya bölge psikiyatri hastanesi psikiyatri kliniğinde kontrol ve muayenelerinin yapılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2016 tarihli 2012/77 Esas, 2013/113 sayılı sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.05.2018 tarih ve 2018/5924 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarih ve 2018/48800 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21/10/2009 tarihli 2009/11121 Esas, 2009/13693 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, “5237 sayılı Kanun'un 57. maddesinde akıl hastalarına uygulanacak güvenlik tedbirleri yönünden, mahkemeye doğrudan süre belirleme yetkisi vermediği, aynı maddenin 3. fıkrasında; sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir, biçimindeki düzenlemeyle, tedavi süresinin sağlık kurulu raporuyla belirleneceğinin öngörüldüğü ve 4. fıkradaki “Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet Savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluna gönderilmeleri ile sağlanır.” şeklindeki düzenleme ile de, sağlık kurumunca düzenlenecek rapora göre takibin Cumhuriyet Savcılığınca yapılacağı gözetilmeden, yazılı şekilde 1 yıllık süreyle koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesine ilişkin kararın bozulmasına...” şeklindeki açıklamalar karşısında somut olayda sanık hakkında tedavi süresinin sağlık kurulu raporuyla belirleneceğinin ve sağlık kurumunca düzenlenecek rapora göre takibin Cumhuriyet Savcılığınca yapılacağı gözetilmeden, yazılı şekilde 2 yıl süreyle ve 6 ay aralıklarla koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: