8. Ceza Dairesi 2024/13196 E. , 2024/8365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/766 E., 2021/1100 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresin
**8. Ceza Dairesi 2024/13196 E. , 2024/8365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/766 E., 2021/1100 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında 11.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 07.02.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir.Sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. 3.Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 18.11.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, denetimli serbestlikteki yükümlülüklerine mazereti sebebiyle uyamadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, kolluk görevlerinin rutin devriye görevlerini ifa ettikleri sırada ön tarafında plakası olmayan bir aracı park halinde görmeleri üzerine aracın yanına gittikleri, aracın şoför koltuğunda sanığın oturduğunun anlaşıldığı, sanığa ne yaptığı sorulduğunda, sanığın uyuşturucu madde kullandığını söyleyip, yanında taşıdığı suça konu uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, ayrıca sanıktan alınan kan ve idrar numunelerinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan "sanık hakkında uygulanan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine usulüne uygun davetiye ile başlandığı, denetimli serbestlik uygun hareket ettiği ancak 16/08/2018 tarihli grup çalışmasına katılmadığı, yapılan uyarıdan sonra denetim tedbirlerine uygun davranmaya devam ettiği, yapılan uyarı sonrasında denetime devam etmesi nedeniyle sanığın tedbir hükmüne devam etmemekte ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği" gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, "sanığın 11.12.2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçu nedeniyle hakkında tesis edilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında yürütülen denetim ve tedavi sürecinde kendisine tebliğ edilmiş program dahilinde 16.8.2018 tarihinde yapılan grup çalışmasına katılmayan ve bu nedenle usulünce tebliğ edilen uyarı yazısına rağmen tekrar 11.10.2018 ve 25.10.2018 tarihli vaka sorumlusu görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmayan sanığın maddi ve manevi tüm unsurları ile uyuşturucu madde kullanmak suçunu işlediği sabit görüldüğü" gerekçesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan yeniden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 07.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın MERNİS adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2019/766 Esas, 2021/1100 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.