Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9915 E. , 2024/3638 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9915 Karar No : 2024/3638 DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... (...) 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından; 1. 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile üst rütbe olan 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlem ile 2. Bu işlemin dayanağı olan 10/05/…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9915 E. , 2024/3638 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9915 Karar No : 2024/3638 DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... (...) 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından; 1. 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile üst rütbe olan 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlem ile 2. Bu işlemin dayanağı olan 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, meslek hayatı boyunca herhangi bir adli ve idari cezasının olmadığı, çok sayıda takdir, taltif ve ödülünün bulunduğu, performans değerlendirme puanlarının çok iyi düzeyde olduğu, terfisini engelleyecek olumsuz durum bulunmadığı halde kadrosuzluk nedeniyle 2014 yılında terfi ettirilmediği; 2. sınıf emniyet müdürlerinin terfi ettirileceği düşünüldüğünde onlardan boşalacak kadrolara terfi etme imkanının bulunduğu; 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kadroların iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kadroların planlama dışında iptal edilmesinin yasal bekleme sürelerinin doldurmuş binlerce personelin mağdur olmasına sebep olduğu, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) tarafından; Emniyet Genel Müdürlüğünün yeni kadro ihtiyaçlarının ortaya çıkması nedeniyle boş kadrolarda değişiklik talebinde bulunduğu, ilgili kurumun talebi doğrultusunda dolu ve boş kadrolarda değişiklik yapılmasının uygun görüldüğü ve dava konusu Bakanlar Kurulu kararının yürürlüğe konulduğu, ilgili kurumun talebi dışında herhangi bir işlem yapılmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; emniyet personelinin rütbelere göre dağılımını gösteren mevcut personel piramidi incelendiğinde emniyet müdürleri rütbelerinde yığılma olduğu, alt rütbelerdeki personele ise daha fazla ihtiyaç duyulduğu, hiyerarşi mesleği olan emniyet teşkilatında personel piramidinin yeniden oluşturulması, üst rütbelerdeki yığılmanın önlenerek teşkilatın sağlıklı bir yapıya kavuşturulması amacıyla kadro değişikliğine gidilmesi ihtiyacının ortaya çıktığı, hizmet gereği ve kamu yararı gözetilerek Emniyet Genel Müdürlüğüne ait kadrolarda değişiklik yapıldığı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden ise işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Emniyet Teşkilatı Personelinin rütbelere göre dağılımını gösteren mevcut personel piramit yapısı incelendiğinde "Müdür" rütbesinde yığılma olduğu, alt rütbelerde ise tam tersine personele ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle halen görev yapmakta olan 3. sınıf ve 4. sınıf Emniyet Müdürleri ile Emniyet Amiri rütbesindeki personelin; güvenlik hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde kullanılabilmesi amacıyla bulundukları rütbede bir yıl daha kalmaları ve 2014 yılında bir üst rütbeye terfi ettirilmemelerine ilişkin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ve buna dayanılarak kurulan terfi ettirmeme işlemi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu gibi mezkur kararın, Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kararnamenin; "Kadroların Serbest Bırakılması" başlıklı 7. maddesiyle "Kadro Değişikliği" başlıklı 9. maddesine ve bu Kararname uyarınca yayımlanan Kadro İhdası, Serbest Bırakma ve Kadro Değişikliği ile Kadroların Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe uygun biçimde düzenlendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, duruşma için belirlenen 12/06/2024 günü, davacı vekili Av. ...'in gelmediği, davalı Cumhurbaşkanlığını ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğünü temsilen ise Av. ...'nun geldiği görülerek, Danıştay Başsavcılığının ... günlü, ... sayılı yazısı uyarınca duruşmaya katılacağı belirtilen ...'nun hazır bulunduğu açık duruşmaya başlanıldı. Duruşmada hazır bulunan taraflara usulüne göre söz verilip dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 2014 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile kadrosuzluk nedeniyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine davacı, 2014 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile kadrosuzluk nedeniyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine" ilişkin kısmının iptali ve terfi ettirilmemesi sebebiyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davayı açmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." kuralına yer verilmiştir Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan (Mülga) 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kadroların İhdası'' başılıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin (a) ve (b) bendlerinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarının kadroları kanunla ihdas edilir.'' düzenlemesine, ''Kadroların serbest bırakılması'' başlıklı 7. maddesinde, ''Bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin tutulan kadro sütununda gösterilen kadrolar, serbest bırakma işlemleri tamamlanıncaya kadar kullanılmaz. Kurum ve kuruluşlara kanunlarla verilmiş bulunan görevlerin gerektirdiği kadrolar Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Devlet Personel Dairesinin görüşleri de eklenerek ilgili Bakanlığın teklifi üzerine ve Bakanlar Kurulunca serbest bırakılabilir. (Değişik üçüncü fıkra: 11/10/2011-KHK-662/77 md.) Herhangi bir yıla ilişkin serbest bırakma teklifleri, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Serbest bırakma işlemleri, ilgili malî yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere bir önceki malî yıl sonuna kadar sonuçlandırılır.'' düzenlemesine, ''Kadro değişikliği'' başlıklı 9. maddesinde, ''Kuruluşlara verilmiş bulunan ve ekli cetvellerde gösterilen serbest kadrolar, hiyerarşik yapıyı bozmamak kaydıyla, yedinci maddede belirtilen usule uygun olarak Bakanlar Kurulunca değişik derecelerden aynı sınıf ve unvanlı kadrolarla değiştirilebilir. (Değişik 5/7/1991 - KHK - 434/1 md.; Aynen kabul : 26/12/1991 - 3767/1 md.) Kanunlar ve andlaşmalar gereği yapılması şart olan veya önceden tahmin edilemiyen hizmetlerin ifası için ihtiyaç duyulan kadroların, karşılanması amacıyla tutulan veya boş olan kadrolarda sınıf, unvan ve derece değişikliği yapmaya, mevcut kadroları birden fazla dereceyi kapsayacak şekilde değiştirmeye ve boş kadroları iptal etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu maddeye göre kadroları değiştirilenlerin özlük hakları, değiştirilen yeni kadrolara atanma işlemleri tamamlanıncaya ve bu kadro derecesini kazanılmış hak olarak alıncaya kadar eski kadro dereceleri esas alınarak ödenmeye devam olunur. Bu değişiklik işlemleri her kurum için yılda iki defa yapılır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan; 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. ve 8. maddeleri dayanak alınarak düzenlenen ve 13/05/1984 günlü, 18400 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kadro İhdası, Serbest Bırakma ve Kadro Değişikliği ile Kadroların Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in ''Kadro İhdası Gerektiren Haller'' başlıklı 6. maddesinde, ''Kalkınma planı ve yıllık programlar ile iş programlarına dayanılarak yapılan iş analizleri sonucunda kadro değişikliği ve tutulan kadrolardan serbest bırakma yoluyla kadro sağlanamaması halinde; a) Kanunla veya Uluslararası anlaşmalarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan veya kurulacak birimler, b) Kalkınma planı ve yıllık programlarda kurulması veya genişletilmesi öngörülen hizmet birimleri, c) Yatırım veya iş programlarında yer alan projeler için ihtiyaç duyulan gerekli insan gücünün sağlanabilmesi amacıyla kadro ihdas edilebilir.'' kuralına; ''Tutulan ve Boş Kadroların Değişikliği'' başlıklı 15. maddesinde, ''Bu yönetmeliğin 6 ncı maddesinde sayılan haller dolayısıyla veya önceden tahmini mümkün olmayan hizmetlerin ifası için ihtiyaç duyulan kadroların karşılanması amacıyla bu Yönetmelikte öngörülen usul ve esaslara uygun olarak, tutulan kadrolarda veya serbest kadrolardan boş olanlarda Bakanlar Kurulu Kararı ile sınıf, unvan ve derece değişikliği yapılabilir.'' kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I - DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ: 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 günlü, E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararıyla 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine" ilişkin kısmının iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2018 günlü, E:2017/40, K:2018/4529 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine" ilişkin kısmının iptali istemine ilişkin olarak bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmemiştir. II - DAVACININ 2014 YILINDA KADROSUZLUK NEDENİYLE BİR ÜST RÜTBEYE TERFİ ETTİRİLMEMESİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İNCELENMESİ: 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan 2., 3. ve 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine karar verildiği, emniyet amiri ile 4., 3., ve 2. sınıf emniyet müdürü rütbelerindeki personelin terfileri hakkında karar vermek üzere anılan Bakanlar Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlandığı gün toplanan Yüksek Değerlendirme Kurulu'nca 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde iken 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için bekleyenlerin haklarında kıdem ve liyakat değerlendirmesi yapıldığı belirtilen 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki 383 personelden 371 personelin 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfiine karar verildiği, ancak haklarında herhangi bir kıdem ve liyakat değerlendirmesi yapılmadan 653 3. sınıf emniyet müdürü ve 808 4. sınıf emniyet müdürü ile 759 emniyet amirinin bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verildiği, anılan Kurul kararının 12. maddesinde bu rütbelerde görev yapan personelin terfi ettirilmemesine gerekçe olarak; emniyet teşkilatında halen görev yapmakta olan 3. sınıf emniyet müdürü, 4. sınıf emniyet müdürü ve emniyet amiri rütbesindeki personelin mevcut sayısı ile rütbelere göre görev unvanları, görev yerleri ve teşkilatın görev ve sorumlulukları ile güvenlik hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde kullanımı dikkate alındığında, bu kapsamdaki mevcut personelin bulundukları rütbede bir yıl daha kalmaları gerektiğinin anlaşıldığı, anılan rütbelerdeki personelin mevcut durumda teşkilatın öngördüğü rütbeli personel ihtiyacının çok üzerinde olduğu, rütbelerde sınırlı sayıda kadro bulunduğu, 3. sınıf emniyet müdürü ile 4. sınıf emniyet müdürü rütbelerinde boş kadro bulunmadığı gösterilmiştir. Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 günlü, E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararıyla da 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine" ilişkin kısmı iptal edilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2018 günlü, E:2017/40, K:2018/4529 sayılı kararıyla onanmış ve iptal kararı kesinleşmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde, terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği, polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tespitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında topluca teşkilata duyurulacağı ve terfi ve atamaların kanuni zorunluluk halleri dışında her yıl haziran ayında topluca yapılacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve yine işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmelik'in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için üst rütbede boş kadronun bulunmasının, bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın, bekleme süresi içerisinde zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın aynı tarihte terfi edenlerden bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24 ve 25. maddelerinde ise; Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının terfi edecek personel hakkında, bulunduğu rütbede affa uğramış olsa bile adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede affa uğramış olsa bile disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, sicil, ödül ve takdirname bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Buna göre, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacının terfi ettirilmemesine sebep olarak terfi edecekleri rütbelerde boş kadro bulunmaması gösterilmekte ise de söz konusu rütbelerdeki kadroların değiştirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptal edilmesi ve ayrıca dava konusu Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 371 adet 2. sınıf emniyet müdürünün 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi sonucu 371 adet 2. sınıf emniyet müdürü kadrosu ve zincirleme olarak da daha alt rütbelerde boş kadro oluşacak olması karşısında, davalı idarece Yüksek Değerlendirme Kurulunun tekrar toplanarak personelin liyakat yönünden terfiye layık olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapması gerektiğinden, davacının 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 2014 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile kadrosuzluk nedeniyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, yukarıda belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının davacının doğrudan 3. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının durumunun liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilerek bu konuda ayrıca bir işlem tesis edileceği de açıktır. Nitekim Danıştay İdari Dava Dairelerinin 26/11/2020 günlü, E:2019/3233, K:2020/2749 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine" ilişkin kısmının iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Davacının 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 2014 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile kadrosuzluk nedeniyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin İPTALİNE, 3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davalı Cumhurbaşkanlığı üzerinde bırakılmasına, 4. Yargılamanın devamı sırasında, davacının adli yardım istemi 08/04/2021 tarihinde kabul edildiğinden, bu tarihten sonra yapılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yardım kararı nedeniyle ertelenmiş olan ...-TL posta giderinin davalı idarelerden kararın kesinleşmesinden sonra tahsili için müzekkere yazılmasına, artan posta giderinin taraflara iadesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili duruşmaya katılmadığından duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 9. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.