10. Hukuk Dairesi 2025/4548 E. , 2025/4921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan SGK tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esasta
**10. Hukuk Dairesi 2025/4548 E. , 2025/4921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan SGK tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ve ihbar olunan SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve ihbar olunan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, davalı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren nezdinde çalışırken meslek hastalığına yakalandığını, bu hastalığa yakalanmasında davalı işverenin kusurlu olduğunu iddia ederek, 1.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin hak ve alacağı bulunmadığını, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... (SGK) vekili, açılan davanın davalı Kurum yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''.. 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 2-549.876,93 TL maddi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 02/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3-Takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 02/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4-Dahili davalı SGK hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,.'' şeklinde karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "...A)Davalı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin, Manisa 1. İş Mahkemesinin 22.11.2023 tarih, 2019/327 Esas - 2023/908 Karar sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, B)Davacı vekili ile ihbar olunan ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile Manisa 1. İş Mahkemesinin 22.11.2023 tarih, 2019/327 Esas - 2023/908 Karar sayılı kararının, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; Davanın kabulü ile 1-549.876,93 TL maddi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 02.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-300.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 02.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği konusunda, yasalar gereği alınması gerekli olan tüm önlemleri aldığını, yasal mevzuata uygun hareket ettiğini, en ufak bir ihmalinin bulunmadığının tanık anlatımları ile doğrulandığını, davalı şirket ile işçinin ortaya çıkan rahatsızlığı arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmamakla ve kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının işten ayrılmasından 10 yıl gibi uzun bir zaman sonra işbu hastalığın ortaya çıkması, kusurun davalı şirkete yüklenilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca iş kazası ve meslek hastalığı gibi durumlarda salt işverenin sorumluluğunun yanında çalışanlarında sorumluluğu bulunduğunu, çalışanın bütün işyeri talimatlarına uymak zorunda olduğu gibi sağlığına da bizzat dikkat etmek zorunda olduğunu, gerekli itina ve özeni göstermeyen işçinin kusurunun işverene yükletilerek kusur değerlendirmesinin bilirkişi tarafından hatalı yapıldığını, işveren tarafından tüm önlemler alındığı halde kaçınılmazlık ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. İhbar olunan SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kanunu'nun 14. maddesinde "meslek hastalığına işten ayrıldıktan sonra yakalanan kişiler açısından eski işinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemesi şartı aranmaktadır." dava konusu olayda ise işçinin işten ayrıldıktan çok sonra hastalığa yakalandığını, bu sürenin de Kurumun belirttiği süreden (17 yıl sonra) fazla olup haksız ve hukuka aykırı bir dava olduğunu, hastalığın ya da bedensel veya ruhsal engellilik hâlinin meslek hastalığı olarak nitelendirilebilmesinin belgelendirilmediğini, mahkemece dosyada davalı Kurumun müdahilliğine karar verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Davalı vekilinin temyizi yönünden: Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2.İhbar olunan SGK vekilinin temyizi yönünden: Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak Mahkemece, usul ve kanuna aykırı olarak, taraf sıfatını almayan ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. İşbu davada ise ihbar olunan SGK aleyhine bir hüküm kurulmadığından temyiz hakkı bulunmamakta olup temyiz itirazının reddi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.İhbar olunan SGK vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin REDDİNE; 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.