9. Ceza Dairesi 2023/2253 E. , 2023/5197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/237 E., 2022/355 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edileb
**9. Ceza Dairesi 2023/2253 E. , 2023/5197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/237 E., 2022/355 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muş Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2012 tarihli ve 2010/43 Esas, 2012/309 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanunun), 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile altıncı fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Muş Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2012 tarihli ve 2010/43 Esas, 2012/309 Karar Karar sayılı kararının SSÇ müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/10180 Esas, 2018/947 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur' hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2012 tarihli ve 2018/106 Esas, 2018/296 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2012 tarihli ve 2018/106 Esas, 2018/296 Karar sayılı kararının SSÇ müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.05.2022 tarihli ve 2021/8140 Esas, 2022/4181 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; SSÇ hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyizen inceleyen Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 13.02.2018 gün 2017/10180 Esas 2018/947 Karar sayılı ilamı ile hükümden sonra cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda yapılan kanun değişiklikleri de nazara alınıp belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan kanun değerlendirmesi neticesinde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.1. maddesinin suça sürüklenen çocuk lehine olduğunun kabul edilmesi karşısında anılan maddede yer alan temel cezanın alt sınırının 8 yıl olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde belirlenen 10 yıl hapis cezasına göre uygulama yapılması süretiyle fazla ceza tayini" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesiyle değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.02.2023 tarihli ve 2023/10390 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Çocuk mağdurlar ..., ... ve ...'un aynı mahallede oturdukları ve aynı okulda öğrenci olarak eğitim gördükleri, 23.12.2009 günü öğle saatlerinde her üç mağdurun birlikte evlerinden çıkarak okullarına doğru gitmeye başladıkları, bu sırada SSÇ ...'in çocuk mağdurları yanına çağırdığı, çocuk mağdurların SSÇ'nin yanına geldikleri, SSÇ'nin çocuk mağdur ...'a şeker verdiği, diğer mağdurları ise gönderdiği, mağdur ...'un evin içine girdiği, mağdur ... evin içine girmeden önce SSÇ'nin mağdura şeker verdiği ve aynı okulda okuyan kız kardeşi ...'nin defterini vereceğini söyleyerek mağduru eve davet ettiği, evin içinde SSÇ'nin mağdur ...'un külotlu çorabını diz kısmına kadar sıyırarak cinsel organına tükürdüğü ve yüzeysel olarak dokunduğu, ...'un ağlamaya başlaması üzerine SSÇ'nin kendi isteği ile ...'un kıyafetlerini giydirdiği ve evden gitmesine izin verdiği, ...'un ağlayarak dışarıya çıktığı şeklinde olay kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. SSÇ hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Dosya içeriğine göre lehe yasa madde uygulaması yapılırken SSÇ lehine olan 6545 sayılı yasanın 59 uncu maddesiyle değişik 103 üncü maddenin birinci fıkrası kabul edilmesine karşın hüküm kısmında "28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giden 6545 sayılı yasa değişikliği öncesi hüküm suça sürüklenen çocuğun lehine olduğu olmakla" şeklinde yazılmış ise de gerekçeli kararın delillerin değerlendirme kısmında sehven yapıldığı belirtilen bu yazım mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür. 3. SSÇ hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan ceza tayin edilirken delillerin değerlendirme kısmında SSÇ yönünden lehe olan yasanın 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giden 6545 sayılı yasa değişikliği sonrası ancak 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesiyle getirilen değişiklik öncesi haliyle uygulanması tespiti karşısında; hüküm kurulurken uygulama dönemine ait tarihte kanun metninde yer almayan 5237 sayılı yasanın 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin gözetildiğinin gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş, anılan hususun 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesine göre Dairece düzeltilmesi mümkün olup Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçenin (3) numaralı bölümünde açıklanan nedenle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2 numaralı bölümünde yer alan "...5237 sayılı TCK'nın 103/1-3.cümle maddesi de” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.