T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/122 Esas KARAR NO : 2026/446 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2025 NUMARASI : 2025/995 E. - 2025/1134 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 35…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/122 Esas KARAR NO : 2026/446 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2025 NUMARASI : 2025/995 E. - 2025/1134 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, davacı aleyhine toplam 879.000,00-TL tutarında üç adet çeke dayalı icra takibi başlattığını, davacının bu çekleri davalıya teminat amacıyla verdiğini ve çek bedellerinin tamamının daha önceden bizzat ödendiğini, ilk çekin bedelinin bankaya sunularak tahsil edildiğini, ikinci çekin bedelinin davacının ...hesabından davalıya IBAN yoluyla bedelle bizzat tahsil edildiğini, üçüncü çekin bedelinin de valör tarihiyle tahsil edildiğini, davalı şirketin bu çeklerin bedellerini tahsil etmesine rağmen, haksız ve kötü niyetli bir şekilde aynı çekleri tekrar icra takibine koyduğunu, bu eylemin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, davalı şirket hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2025/127133 Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, dava sonuçlanana kadar telafisi imkansız zararların önlenmesi için, Bakırköy 14. İcra Dairesindeki ... Esas sayılı dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesi ve icra takibinin durdurulmasına, durdurma kararının teminatsız, aksi takdirde uygun görülecek teminat karşılığında verilmesine, davacının, icra takibine konu olan bu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, açılmış olan icra takibinin iptal edilmesine, davalının, takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kanıtlandığında, alacak miktarının (879.000,00-TL) %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 11/11/2025 tarihli 2025/995 E. - 2025/1134 K. sayılı kararıyla; "...somut olayda, davanın zorunluğu arabulucuğa tabi olduğu, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, dava tarihi itibariyle arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanarak, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu, ancak, somut olayda dava tarihi itibariyle arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanmadığının anlaşıldığı ve söz konusu dava şartının sonradan tamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 115/1-2 maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; her ne kadar karar sonucu itibarıyla lehlerine gibi görünse de, mahkemenin dava şartı yokluğu yönündeki değerlendirmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, menfi tespit davasının esastan incelenmesi gereken bir dava niteliğinde olduğunu, Mahkemenin, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı reddetmesinin, tarafları lehine kesin hüküm oluşturmayacağını, davacının aynı alacak ve hukuki ilişki bakımından yeniden dava açmasına imkân tanıyacağını, usul ekonomisine ve hukuki güvenliğe aykırı sonuçlar doğuracağını, Bu nedenle, davanın esastan reddi gerekirken, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuki yararlarına aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/995 E., 2025/1134 K. sayılı dava şartı yokluğundan ret kararının kaldırılmasına, davanın esasının incelenmesine (veya esastan reddine), yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSUNA CEVAP: Davacı vekili dosyaya sunduğu istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde, davalının istinaf talebinin davayı uzatmaya yönelik ve kötüniyetli olduğunu belirterek, davalının kötüniyetli başvurusu nedeniyle disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ve istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bakırköy 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, 279.000,00 TL, 300.000,00 TL, 300.000,00 TL ana para olmak üzere toplam 1.139.058,44 TL alacak için 24/09/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanaklarının 31/07/2025 günlü, ... seri numaralı, 300.000,00 TL bedelli, 31/12/2023 günlü, ... seri numaralı, 279.000,00 TL bedelli ve 30/08/2025 günlü, ... seri numaralı, 300.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlu davacıya 10/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu davacının 21/10/2025 tarihinde tebligatın usulsüz olduğunu belirterek, borca itiraz ettiği, itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Borçsuzluğun tespiti davası 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartına tabii olup, davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurmadığı tespit edilmiştir. Arabuluculuk yoluna başvurmak dava şartlarından olup, dava açıldıktan sonra tamamlanamayacağından ve dava şartı eksikliği nedeniyle işin esası incelenemeyeceğinden, Mahkemece öncelikle dava şartları yönünden inceleme yapılıp, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 115/1-2. maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usule aykırılık yoktur.Dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın açıldığı sabit olup, davalı vekilinin menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açılamayacağını ve dava şartı mevcut değilse esasa ilişkin yargılama yapılamayacağını ve karar verilemeyeceğini bilmesine rağmen, istinaf talebini davayı uzatmak amacıyla ve kötüniyetle yaptığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin HMK’nın 329/2. maddesi uyarınca 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, HMK'nın 351.maddesi atfıyla HMK'nın 329.maddesi uyarınca takdiren 5.000,00-TL disiplin para cezasının davalı vekili Av. ... 'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kararın yerine getirilmesi işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.